Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şubesi Başkanı Kadircan Esen, Malatya’daki inşa ve ihya faaliyetleri ile yerinde dönüşüm noktasında yaşanan sıkıntılar hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Malatya’da inşa ve yerinde dönüşüm çalışmalarının yavaş ilerlediğine vurgu yapan Esen, verilen desteklerin artırılması gerektiğinin altını çizdi.
“MERKEZ SAYILARININ ARTIRILMASI GEREKMEKTEDİR”
Malatya’nın tek merkezli bir şehir olmasında kaynakları deprem sonrası esnafların çok büyük sıkıntılar yaşadıklarını söyleyen Esen, “Şehircilik açısından Malatya’da merkez sayılarının kesinlikle artırılması gerekiyor zaten depremden sonra ortaya çıkan en büyük sıkıntı da Malatya’nın tek merkezli oluşuydu. Eğer alt merkezlerimiz ya da çok merkezli bir il olsaydık, esnaflarımız özellikle iş yerleri noktasında sıkıntı çekmeyeceklerdi. Bu nedenle Malatya’da merkez sayılarının artırılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
“EN BÜYÜK HAMLE ÖZEL SEKTÖRÜN ÖNÜNÜN AÇILMASIDIR”
Malatya’da inşa ve ihya faaliyetleri çok yavaş ilerlediğinin dile getiren Esen, “Bunun birkaç sebebi var. Deprem olduğu zaman imar ve revizyon planlarının henüz tamamlanmamış olması bir etken sayılabilir. Bu süreçte yerel yönetimlerin çok inisiyatif almaması ve biraz daha hızlı davranmaması bir sebep olarak sayılabilir. Bununla birlikte ekonomik nedenler de bu sebeplere eklenebilir. Bu nedenlerden dolayı Malatya’da inşa ve ihya çalışmaları yavaş ilerliyor. Bu çalışmaların hızlandırılması için yapılacak en büyük hamle özel sektörün önünün açılmasıdır. Bununda anahtarı yerel yönetimlerin elinde. Biz DAİMFED olarak yaptığımız görüşmelerde belediye başkanlarının bu konuya olumlu baktıklarını görüyoruz. Eğer ekipleriyle koordine olabilirlerse önünün açılacağını düşünüyorum ama diğer deprem illerine göre biraz daha geriden geldiğimizi herkes kabul ediyor” ifadelerine yer verdi.
“2025 YILINDA ÇOK HIZLI İLERLEYEBİLİR”
Malatya’da yerinde dönüşümün çok fazla işlemeyen bir sistem olduğunu kaydeden Esen, “Bunun en büyük sebebi revizyon imar planlarının geriden gelmesiydi. Şu an yeni imar durumları düzenlenmeye başladı. Fakat burada da vatandaşın en büyük sıkıntısı, katkı miktarının gerçek maliyetin çok gerisinde kalması vatandaşı ekonomik olarak zorluyor. Açıkçası müteahhitler de burada alacağı finansmanı çok ön göremiyorlar ya da devletin ödeme şekli ile alakalı, kamulaştırma süreci ile alakalı bazı soru işaretleri var. Eğer bunları aşabilirsek yerinde dönüşüm 2025 yılında çok hızlı ilerleyebilir. Ama bu yıl diğer deprem bölgelerine göre daha geriden geldi” diye konuştu.

“2 MİLYONDAN AŞAĞI OLMAMASI GEREKİYOR”
Yerinde dönüşüm noktasında desteklerin artırılması gerektiğine dikkat çeken Esen, “Destekler ilk açıklandığında 750 bin hibe, 750 binde kredi verileceği ifade edildi. O dönemdeki döviz kurları ile bugünkü döviz kurları karşılaştırıldığında bunun yıllık enflasyona bağlı olarak ya da döviz kurundaki dalgalanmaya bağlı olarak verilen desteklerin 2 milyondan aşağı olmaması gerekiyor. Bu destekler artırılmazsa yerine dönüşüm süreci biraz daha ağır işleyebilir” söyleminde bulundu.
“EN BÜYÜK SIKINTI BÜROKRASİDEKİ TIKANIKLIK”
İnşaat müteahhitlerinin en büyük sıkıntısının ekonomik sıkıntı olduğunu belirten Esen, “Şu an faizlerin yüksek olması yatırımcının piyasada olmaması anlamına geliyor. Bu da piyasanın döngüsünü yavaşlatıyor. En büyük sıkıntı ekonomik sıkıntı. Ekonomik belirsizliklerden sonra gelen en büyük sıkıntılar da yönetimimizde bulunan müteahhit ve sektördeki mühendis arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmelerdeki, en büyük sıkıntı bürokrasideki tıkanıklık. Belediyeler ve Çevre, Şehircilikte bir koordinasyonsuzluk problemi var. Biz de bu sıkıntıları görerek belediye başkanlarımızı ve Çevre, Şehirciliği ziyaret ettik. Burada bir koordinasyon sıkıntısı olduğunu ilettik. Onlar da iyi niyetliler ama bir türlü sistemi oturtamamaktan yana bazı sıkıntılarını bize ilettiler. Eğer bu koordinasyonsuzluğu halledersek sorunların çözüleceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“BUNU ÇOK İYİ ANALİZ ETMELERİ GEREKİYOR”
Vatandaşların yerinde dönüşüm işi verecekleri müteahhitleri çok iyi araştırmaları gerektiğini söyleyen Esen, “Yerinde dönüşüm yapacak vatandaşlara en büyük tavsiyem 5 Şubat 2023 tarihinde yani depremden bir gün önce işi verecekleri müteahhit firmanın siciline bakmaları gerekiyor. Ortakları, şirketin yapısı aynı mı, değil mi ya da el değiştirmiş mi, değiştirmemiş mi? Eğer 5 Şubat'tan sonra hissedarlar arasında bir değişiklik varsa ya da firma el değiştirmişse buna şüpheyle bakmaları gerekiyor. Ayrıca vatandaşlarımız kesinlikle işi verdikleri müteahhitlerin ticaret sicillerini araştırdıktan sonra yerel yönetimlerde, belediyelerde iş bitirmelerine baksınlar. Önceden ne yapmışlar? Ne ruhsat almışlar? Kaçını teslim etmişler, iş bitirme durumları nelerdir? şeklinde belediyelerden de bir araştırma yapmaları lazım. Eğer şüpheler hala devam ediyorsa, referans noktasına sıkıntı varsa, yerel yönetimlerde iş bitirmelerini alamamışlarsa, şirket çok el değiştirmişse ve işi vermeleri gerekiyorsa, biz verecekleri peşinat tutarı kadar teminat almalarını tavsiye ediyoruz. Banka teminat mektuplarıyla, peşinat miktarlarını versinler. Çünkü yarın verdikleri paranın karşılığında imalatı alamazlarsa vatandaşlar için ayrıca bir hüsran olabilir. Buna dikkat etmeleri lazım. Bir de maliyeti belli. Kimse, kimseye zararına iş yapmaz ya da düşük fiyatta yapmaz. Bugün Malatya ortalamasında KDV dahil metrekare birim maliyetlerini 15 bin 500, 16 bin 500 aralığında kabul edersek bunun kar marjıyla beraber 19 binin aşağısında olan fiyatların gerçekçi bir fiyat olmadığını görebiliriz. Düşük fiyatlı olan iş, karlarına değil zararlarına olabilir. Bunu çok iyi analiz etmeleri gerekir” diye konuştu.
Malatya'da yapılan inşaatlarla kendilerini çek etmek istediklerini kaydeden Esen, “Şu anda İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de yapı teknolojilerinin çok daha iyi bir noktada olduğunu görebiliyoruz. Daha kurumsal yapılarda şirketlerin oluştuğunu görebiliyoruz. Biz bu noktada müteahhitlerimize şunu ifade ettik, ‘Gerekiyorsa yurt dışına gidelim, büyük metropol şehirleri gezerek kendimizi çek edelim’. Kalıp sistemini, taşeron sistemine, malzeme alışını, kurumsal yapısını, proje yapısını ve kontrol yapısını A'dan Z'ye çek edebileceğimiz bir noktaya getirmemiz gerekiyor diye düşündük. Yönetim olarak biz kendimizi diğer illerle ve gerekirse ülkelerle çek etme noktasına gideceğiz” açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
