Malatya’da 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından yıkılan binaların enkazlarının, Fidancılar ve Peyzajcılar Sitesi’nin yanına dökülmesi bölgeyi adeta bir enkaz dağı haline getirmiş, bu durum ise fidancılar başta olmak üzere çevre esnafının tepkisine neden olmuştu. Henüz enkaz yığınlarının kaldırılmadığı ve çevre sağlığını tehdit ettiği bu alana şimdi de 4 beton santrali inşa edilmeye başlandı. Bu gelişme, fidancılar için bardağı taşıran son damla oldu. İsyanlarını Malatya Sonmanşet gazetesine anlatan fidancılar, yaşadıkları mağduriyeti ve öfkelerini dile getirdiler.

Fidanlar olarak yapımına başlanan beton santraline karşı olduklarını belirten Mustafa Özdemir isimli esnaf, santralden yayılması ihtimal olan tozdan dolayı satış yapamayacaklarını söyledi.

“HASTALANMAMIZA NEDEN OLACAK”

Beton santralin yapımın durdurularak, enkazların kaldırılmasını isteyen Özdemir, “Bu durum ileriki dönemlerde bizim hastalanmamıza neden olacak. Enkaz yetmiyormuş gibi bir de beton santrali çıktı. Zaten her türlü zararlı, kimyasal madde enkazın içinde mevcut. Bu durum hem bizim sağlığımız hem de fidanların sağlığı açısından oldukça olumsuzluk arz ediyor. Biz hem enkaz yığınına hem de beton santralinin inşasına karşıyız. Biz enkazın kaldırılması için çok fazla mücadele ettik. Ancak bunun kaldırılmasına gücümüz yetmedi. Bizi dinlemediler ve hala enkazları getirip dökmeye devam ediyorlar. Santralde enkaz kadar bizim zararlı olacak. Burada beton yapılması yine kimyasal tozların savrulması demek. Hala enkazların niçin buraya getirildiği sorunun cevabına bulamazken, bir de beton santralinin yapılması bizi derinden etkiledi. Biz burada beton santralinin yapılmasına ve enkazların buraya dökülmesine karşıyız. Ya enkaz yığınları kaldırılıp, beton santralinin yapımı durdurulur veya bizi buradan kaldırsınlar” şeklinde konuştu.

“KİMYASAL MADDELERİ SOLUYORUZ”

Kaybettiklerini kimin telafi edeceğini soran İsmail Avcı isimli esnaf da, “Burada ayrıştırma yapılıyor. Enkazlardan çıkan toz, toprak hem bizleri hem de buraya gelen müşterilerimizi olumsuz etkiliyor. Burada sadece esnaf olarak bizi değil, Buğday ve Şire pazarları, Hal Binası, Galericiler Sitesi esnafları da var. Bırakın esnafları Malatya Şehir Mezarlığı hemen yanı başımızda. Oraya günde binlerce insan gelip gidiyor. Onları da olumsuz etkiliyor. Bu toz, duman yarın bizim kanser olmamıza neden olacak. Tozun içerisinde Malatyalılara hizmet ediyoruz. Enkazların içerisinde her türlü kimyasal madde var ve biz de ayrıştırma yapılırken bu kimyasal maddeleri soluyoruz. Öte yandan fidanlarımız bile fotosentez yapamayacak ve kuruyacaklar. Hem sağlığımızı kaybedeceğiz hem de ekonomik zarara uğrayacağız. Bu kaybettiklerimizi kim telafi edecek?” diye konuştu.

“BURADA KANSER Mİ OLALIM?”

Kimsenin dertlerini sormadığını öne süren Avcı, “Malatya’da o kadar çok boş arazi var ki, neden burası, neden başka yerler değil. İşinizi götürüp başka yerlerde yapın. Biz enkazların kaldırılmasını beklerken, zararımıza olacak olan argümanları giderek artırdılar. Şimdi de beton santrali yapıyorlar. Buraya gidip gelen kamyonlardan dolayı Fidancılar Sitesine bir müşteri gelmiyor. Devletimiz, belediyemiz fidancılar yok mu sayıyor? Buradan kalkıp Malatya’nın merkezine mi dağılalım. Korsanlar gibi bizler de çarşı merkezde fidan mı satalım? Resmen bizi korsan fidancılığa teşvik ediyorlar. Biz burada kanser mi olalım, fidanlarımızın tamamı kurusun mu? Bu işi yapmayalım mı, ne yapmamızı istiyorlarsa gelip söylesinler, biz de onu yapalım. Depremlerden önceki kar marşımızla şimdiki kar marşımız arasında dağlar kadar fark var. Enkaz yığınlarından, enkaz kamyonlarından dolayı kimse gelmiyor. Beton santrali de bunun cabası olacak. Bizim durumumuz içler acısı. Ne belediye ne de Malatya’nın diğer yöneticileri bizleri görüyor. Resmen bizi yok sayıyorlar. Derdimizi dinleyen kimse yok. Sadece seçim zamanı geldiler. Burada 50 esnaf var, aileleri de dahil edersek buradan yaklaşık bin kişi ekmek yiyor. Eğer bu durum hoşunuza gidiyorsa buradaki hafriyatı kaldırıp belediyenin önüne yığın, ayrıştırmayı orada yapın, beton santralini oraya kurun” ifadelerini kullandı.

“ENKAZ DAĞINI SİNEYE ÇEKMİŞTİK”

Depremden önce Fidancılar Sitesine taşındıklarını anımsatan fidancı esnaflarından Sıddık Yumrutepe de, “Deprem yaşadık, enkazları getirip hemen bitişiğimize yığdılar, buna karşı çıktık ama bizleri dinleyen olmadı. Buralar toz bulutu oldu. Bizim üzerimize, fidanların üzerine tozlar döküldü. Bundan dolayı müşteriler gelemedi ve müşteri kaybı yaşadık. Biz bunlara rağmen enkaz dağını sineye çektik. ‘Bir afet yaşandı, insanlar yaşamını yitirdi, çok sayıda binalar yıkıldı’ dedik ve çok fazla tepki göstermedik. Bu defa da bir beton santrali çıkardılar. 4 tane beton santrali kuruluyor. Santraller kurulduktan sonra en az günlük 40 kamyon girip çıkacak. Toz bulutu oluşacak. Tozun, toprağın arasında kalacağız. Zaten şu anda bile müşterimiz gelmiyor. Bu faaliyete geçerse müşterilerin tamamı gelmez. Biz yetkililere seslendiğimiz halde kimse bizi hesaba almıyor. Bizim suçumuz sadece fidan üretmek. Kayısının başkenti Malatya. Bu başkentin tam orasında biz varız. Fidancı kayısı fidanını üretmezse, insanlarımız kayısı ağacı yetiştirebilir mi, kazanç elde edebilir mi? Enkazlar başka yerlere dökülebilirdi. Şehirde o kadar çok yer var ki. Beton santralleri de oralara yapılabilirdi. Enkazı biz artık kabullendik, ayrıştırma yapılmazsa bir sıkıntı yok. Bu dağı artık sinemize çektik. Şu andaki en büyük sıkıntımız beton santralleri. Eğer sorunumuz çözülmezse belediyenin, valiliğin önüne gidip eylem yapacağız. Ne belediye başkanları bizi hesaba alıyor ne de Vali Bey. Kendileri gelip sorunumuzu bizzat yerinde görsünler” ifadelerine yer verdi.

“HERKESE ULAŞMAYA ÇALIŞTIK, KİMSEDEN SES ÇIKMADI”

Depremlerden sonra biz büyük sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Fidancılar Sitesi esnaflarından Erhan Karaca ise, “Depremlerden sonra bütün enkazlar Fidancılar Sitesinin etrafına döküldü. Burada yıkımlar oluyordu, özellikle 2023 yılının yaz ayında bulunduğumuz yerdeki arabalarımızın üzerinde günlük bir santimetreden daha çok toz oluşuyordu. Bu hem insan sağlığı için hem çevremiz için çok zararlı. Ağaçlarımızın bile fotosentez yapması lazım. Ağaçların üzerinde tortu olunca, bu tortular ağaçlarımızın gelişimini engellediği gibi bizim sağlığımızın da giderek kötüye gitmesine sebebiyet veriyor. Sorunlar bitmeden bir de beton santrali yapılıyor. Bu durum sadece bizi değil, çevre esnafları, Şehir Mezarlığına gelen insanları etkileyeceği gibi, Kuzey Çevre Yolu’nu da etkiler. Biz bunun için bir önlem alınmasını istiyoruz. Herkese ulaşmaya çalıştık, kimseden ses çıkmadı. En sonunda ya CİMER’e şikâyetlerimizi bildireceğiz ya da Cumhurbaşkanımıza sesimizi duyurmaya çalışacağız. Ben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu soruna el atmasını talep ediyorum” açıklamasında bulundu.

“FİDANCILARA OLAN GAREZİNİZ NE?”

Depremlerden sonra Malatya’da sorunların başladığını belirten Malatya Fidancılar ve Peyzajcılar Sitesi Kooperatif Başkanı Abuzer Yumrutepe, “Allah’tan gelene hamd olsun. Büyük afet yaşadık, kayıplar verdik, çok büyük zararlara uğradık. Sorunlarımız bitmeden yıkılan binaların enkazlarını getirip hemen yanı başımıza döktüler. Bir enkaz dağı oluştu. Biz hoş karşıladık, kimseye ayak bağı olmak istedik ve bu olumsuzluğu sinemize çektik. İlk yıllar böyle geçti ama bu nereye kadar. Ayrıştırma da burada yapılınca artık tepkimizi dile getirmeye başladık. Ben bu durumu herekse seslendim. Bu ayrıştırmayı burada yapmamalarını istedim. Bu durumun sağlığımıza zararlı olacağını belirttim. Bu yetmiyormuş gibi bir de beton santrali yapmaya başladılar. Biz ne suç işledik de bize bu cezayı reva görüyorsunuz? Fidancılara olan gareziniz ne? Burada fidancılar dışında çok sayıda esnaf var. Enkazların dökülme yeri burası mıydı, ayrıştırma burada mı yapılır? Suçumuz ne? Üreteci olmak suç mu, Malatya’ya faydalı olmak suç mu, memleketimizi terk etmemek suç mu?” şeklinde konuştu.

 

muhabir: TAHİR ÖZÇELİK