Malatya’da deprem sonrası "az hasarlı" raporu verilen tarihi Tekke Camisi için yıllar sonra "ağır hasarlı" raporu çıkarılması ve caminin altındaki esnaf dükkanlarının mühürlenmesi şehirde büyük yankı uyandırdı. Yaşanan bu ani karar değişikliği ve esnafın dükkanlarının mühürlenmesi, şehirdeki belirsizlikleri ve deprem sürecindeki denetim eksikliklerini bir kez daha gündeme taşıdı.
Saha çalışmasında görüş bildiren Malatyalı vatandaşlar ise; geç gelen kararlara, denetim zafiyetlerine, fahiş kira artışlarına ve esnafın yaşadığı derin mağduriyete sert tepki gösterirken, bir kısım vatandaş ise yaşanan felakete karşı devlet-millet el birliğiyle sürecin atlatılması gerektiğine dikkat çekti.
Aradan geçen yılların ardından gelen bu beklenmedik karar, kentteki ticari hayatı ve mülk güvenliğine dair soru işaretlerini artırırken, dükkanları mühürlenen esnafların belirsizlik dolu bekleyişi şehir gündemindeki yerini koruyor.
“ARADAN 3 SENE GEÇTİKTEN SONRA RAPORUN DEĞİŞMESİ AKLA ZİYAN BİR DURUMDUR”
Duruma sert tepki gösteren isimlerden olan İbrahim Gökçe isimli vatandaş, “Yani içler acısı bir durum aslında. Depremin üzerinden 3 yıl geçti. İlk başta az hasarlı verilip daha sonra ağır hasarlı diye adının konulmasında ben bir zafiyet görüyorum. Ya burayı kontrol eden insanlar işini düzgün yapamadılar ya da işin içinde başka şeyler de olabilir. Çünkü akla zarar, akla ziyan bir şey. Bir karar verme durumu eğer üç sene geçiyorsa bir şeyin üzerinden, bu akla ziyan, akıl bunu kabul etmez. Mesela bir insana araba çarptığında, üç sene sonra 'Bu adam ağır yaralı' diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Burada bir zafiyet söz konusu. Altındaki esnaflar, Yani onlar da 4. senede depremzede olmaya başladılar. Artık o esnafların ileriye dönük nasıl bir ticaret yapacakları konusunda da endişeliyim. Onlar da mı yeniden konteynere geçecekler veya bu işi bırakacaklar mı? Artık bu şehirde ticaret biraz çok farklı ve uç noktalara geldi. Bakın, şu an biz Tekke Camisi'nin karşısındaki Saray Mahallesi'ndeyiz. Şimdi burada istenilen kiralar İstanbul'la yarışıyor. Mesela Kadıköy Rıhtım'da aylık 200 bin TL istenen bir dükkân boğaz manzaralı, ama bakıyorsun burada 400 bin lira kiralar isteniyor ve inanılmaz bir ekonomik durum söz konusuymuş gibi, sanki esnaflar iş yapıyormuş gibi bir durum söz konusu. Yani bu şehrin toparlanması açısından bu tür şeyler, sonradan ortaya çıkan, böyle insanda kuşku uyandıran şeyler insanı düşündürüyor. 'İşin içinde başka şeyler mi var?' diye düşünmeden kendini alamıyor. O yüzden bekleyip bu yetkililerin buralarla alakalı ne yapacaklarını biz de merakla bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“TEMENNİMİZ BİR AN ÖNCE YENİDEN YAPILMASI”
İsmini vermek istemeyen bir başka vatandaş, “Valla bir an önce yapılması, tekrardan aynı vaziyette dükkanların tekrar yapılması, esnafa tekrar teslim edilmesi... Arzu ederim. Muhakkak yaşayacaklar. Yani her... Ben de esnaf olduğum için mağduriyet yaşayacağız. Ama ne yapalım? Bu başımıza gelmiş bir felaket. Buna hepimiz katlanacağız bu işe. Yapacak hiçbir şey yok. Tabii temennimiz, devletimiz halk olarak hep el birliğiyle burayı yapmaları” ifadeleri kullandı.
“MALATYA’NIN SAHİBİ YOK, HAFİF HASAR NASIL AĞIR HASARA ÇEVRİLDİ?”
Kararın mantıksızlığına dikkat çeken ve şehirdeki sahipsizliğe vurgu yapan bir diğer ismini vermek istemeyen bir diğer vatandaş ise, “Birinci olay, bir, biz depremi yaşadık. Ama ikinci olay ise, madem Tekke Camisi'ne hafif hasar verildi, daha doğrusu tekrardan niye ağır hasara çevrildi, biz ona bir anlam veremedik. Madem hafif hasar vermişsiniz, Vakıf'ın yapacağı tek şey camiyi bakımını yapıp hizmete açması lazımdı. Üçüncü olay ise, esnafın... Ha, şu anda kulağımıza gelen ruhsatları yokmuş. Ruhsatların günü geçmiş. Madem o esnaf arkadaşlarımıza ruhsatları yenilense tekrar işine dönse biz seviniriz. Bunun için yapabileceğimiz bir şeyimiz yok. Ha, çünkü Malatya'nın sahibi yok. Sahipsiz bir şehir. Sekiz tane milletvekilimiz var, hiçbirinin ustası yok” diyerek tepkisini dile getirdi.
ROJBİN ASTEKİN
