Tüm dünyada kutlanan 6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü vesilesiyle Malatya’da bulunan veterinerlerle bir araya gelen Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu günün anlam ve önemine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“HER YIL TANIMLANAN BEŞ HASTALIĞIN ÜÇÜ MAALESEF ZOONOTİK HASTALIK”

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada Ali Eroğlu, “Bugün 6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü. Dünya Zoonoz Günü'nü ilk defa 1855 yılında Pasteur'ün kuduz aşısını başarılı bir şekilde kullanmasıyla bu günü Zoonoz Günü olarak daha sonraki dönemde ilan edilmiş ve uzun yıllardan beri de Dünya Zoonoz Günü olarak kutlanıyor. Zoonotik hastalıklar yani hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar dünyada geçmişten bugüne çok önemli ağır travmalara sebebiyet vermiştir. Son örneği de hepimizin bildiği gibi Covid 19 salgınıdır. Hatta şöyle diyebiliriz. 1762 yılında Fransa'da 1842 yılında ülkemizde veteriner hekimlik eğitiminin başlamasının asıl gerekçesi, sebebi o zamanki viral sığır ve başlı salgınlarıdır. Dolayısıyla insan yaşamında zoonotik hastalıklar hala önemini korumaktadır. Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla da hem bu hastalıklara dikkat çekmek ve bir farkındalığı ortaya koymak amacıyla bugün her yıl değişik programlarla, etkinliklerle anılmaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak da biz uzun yıllardan beri Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla hem hastalıkların önemini, daha doğrusu insan yaşamına olan etkilerini gündeme getirmek hem de bu vesileyle zoonotik hastalıklarla mücadelede veteriner hekimlerin öncelikli rolünü ortaya koymak amacıyla bugün de Malatya'mızda meslektaşlarımızla bir arada olduk.  Ben zoonotik hastalıklarla ilgili özellikle şunları bir kez daha belirtmek isterim. İnsanlarda rastlanan insanlardaki hastalıkların yüzde 61'i hayvanlardan insanlara bulaşıyor. Her yıl tanımlanan beş hastalığın üçü maalesef zoonotik hastalık” ifadelerine yer verdi.

“ÜLKEMİZDE TEK SAĞLIK UYGULAMALARINA GEÇİLMESİ GEREK”

“Yine gıdalardan insanlara bulaşan hastalıkların yüzde 95'inden fazlası hayvansal gıdalardan insanlara geçiyor. Dolayısıyla zoonotik hastalıklar insan sağlığını önemli derecede tehdit eden hastalıklardır” diyerek sözlerine devam eden Ali Eroğlu, “Gerek Tarım ve Orman Bakanlığı'mız, gerekse Sağlık Bakanlığı’mız ve biz Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu hastalıklara karşı koruyucu hekimliği özellikle öne çıkararak hastalıklarla mücadelelerde nelerin yapılması gerekiyor bunlara değineceğiz. Kırım, Kongo kanamalı ateşi malum şu anda ülkemizde 15 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu da bir zoonotik hastalık. Kenelerden insanlara bulaşan bir hastalık. Bu mücadelenin içerisinde ya da yapılması gereken hastalık stratejisi ile ilgili Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biz geçmişten bugüne mutlaka ülkemizde tek sağlık uygulamalarına geçilmesini, tek sağlıkla ilgili işlevsel yapılanın oluşturulmasını talep ediyoruz. Bu talebimizi de devletimizin en üst makamlarına kadar ile ilettik. Bu işlevsel yapıların başında dünyada çeşitli ülkelerde hastalık korunma ve kontrol merkezleri CDC dediğimiz merkezler ki Covid-19 dolayısıyla onların ne kadar önemli olduğu bir kez daha öne çıktı. Ülkemizde de doğrudan cumhurbaşkanlığına bağlı Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi'nin bir an önce aktive edilmesi gerekiyor. 2020 yılında Covid-19 dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu'nda yaptığı yapılan çalışmalarda Türk Veteriner Hekimleri Birliği de yer aldı. Orada da arz ettik bu tek sağlık konusunu. Tek sağlık hayvan, çevre ve insan sağlığını yaşanabilir bir seviyeye taşıyabilmek için özellikle antibiyotik direnciyle gerekli mücadeleyi ya da sonuçları alabilmek için multidisipliner çalışmanın yapılacağı bir yapı. Türkiye'ye birkaç ay önce Tek Sağlık Kurulu kuruldu. Bu çok önemli bir gelişmeydi. Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezleri gibi ülkemizde de Cumhurbaşkanlığı'na bağlı biraz önce söylediğim gibi Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi Kurulacak. Burada veteriner hekimler, beşeri hekimler, gıda hijyenistleri, çevre sağlığı uzmanları yani sağlığı muhatabı olan bütün meslekler birlikte çalışacaklar. Bu yapının bir an önce ülkemize kazandırılması gerekiyor. Dolayısıyla da orada tek sağlık icra edilecek” sözlerini kullandı.

“KORUNMA,  HASTALIKLA MÜCADELEDEN DAHA ETKİLİ VE DAHA EKONOMİK”

“Zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol tek sağlık uygulamalarıdır”  diyerek kaldığı yerden devam eden Ali Eroğlu şunları aktardı: “Dünyanın kabulü şudur. Zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol tek sağlık uygulamalarıdır. Biz de Türk ve Senet Hekimleri Birliği olarak yaptığımız çalışmalarda bilim kurulu üyelerimizle birlikte yapılan çalışmalarda hazırlamış olduğumuz raporları hem sözlü olarak hem de şikayeti olarak devletimizin en üst makamlarından diğer yetkililere kadar konuyu iletiyoruz. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor. Eğer zoonotik hastalıktan bu Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla, zoonotik hastalıklar hayvanlarda tutulduğu ya da hapsedildiği takdirde insanlara bulaş söz konusu olmayacağı için koruyucu hekimlikte veteriner hekimlerin ne kadar önemli bir rol olduğu ortaya çıkmış oluyor. Şimdi dünyanın bir kabulü var. Korunma, mücadeleden, hastalıkla mücadeleden yani tedaviden daha etkili ve daha ekonomiktir. Korunmayı çok az bütçelerle gerçekleştirebilir Ancak hastalık çıktıktan sonra çok daha fazla bütçelerle hastalığın önüne geçemezsiniz. Covid-19 bunu çok çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.”

“VETERİNER HEKİMLER ÜLKEMİZDE GÖZ ARDI EDİLEN BİR MESLEK GRUBU OLMAYA DEVAM EDİYOR”

“Bugün dünyada iki konuda yarış var. Bir tanesi artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak, diğeri de kaliteli ürün elde edebilmek” diyen Ali Eroğlu, “Yine Covid dolayısıyla hepimizin malumu televizyonlardaki programlarda da insanlarımızın iyi beslenmesi, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, bağışıklık sistemini aktive eden şekilde beslenmesi, direncinin güçlendirilmesi şeklinde açıklamalar yer aldı. Marketlere gittiğimiz zaman iki reyonların boş olduğunu gördük. Bunlardan bir tanesi temizlik reyonları, temizlik ürünleri. Diğeri de gıda ürünlerinin yer aldığı reyonlar raflardır. Demek ki dün de bugün de yarın da insanlar olduğu sürece onların sağlıklı ve dengeli yaşayabilmesi için de sağlıklı ürünler tüketmesi gerekiyor. Yine dünyanın kabulü şudur, sağlıklı hayvan olacak, sağlıklı gıda olacak dolayısıyla sağlıklı çevrede sağlıklı birey ve sağlıklı toplum olgusunu ya da hedefini gerçekleştireceksiniz. Bunlar olmadan bunu gerçekleştirmeniz mümkün değil. Bakın şöyle ifade edilir, masaya oturduğumuzda önümüze gelen bir tabak yemeğin içerisindeki ete baktığımızda bu etin Oraya sağlıklı gelmesinin mimarı çiftlikten sofraya kadar olan bütün zincir halkalarında veteriner hekimler vardır. Dolayısıyla şunu söylemek istiyorum; Gerek gıda güvenliğinde, sağlıklı ve dengeli beslenmede, gerekse hastalıkların, zoonotik hastalıkların, yani hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla mücadelede korunma önemli. Bu korunmanın da temel aktörü birinci sırada veteriner hekimlerdir. Dünya Zoonoz günü Dolayısıyla ülkemizde can siperhane çalışan gece gündüz demeden kar çamur yağmur demeden çalışmalarına devam eden meslektaşlarımızı bir kez daha huzurlarınızda kutluyor ve teşekkür ediyorum. Ancak veteriner hekimler ülkemizde sürekli bu önemlerine rağmen göz ardı edilen bir meslek grubu olmaya devam ediyor. Özlük haklarından sağlıkta şiddete kadar, çalışan veteriner hekimlerden ve emekli veteriner hekimlerinin özlük haklarına kadar ülkemizde de veteriner hekimlerin bu önemine binaen haklarının teslim edilmesi ve arzu edilen yerde olmaları gerekiyor. İleri veteriner hekimlik için ya da ileri hayvancılık ileri güvenilir gıda ve halk sağlığı olgusunu gerçekleştirebilmek için standartları, daha ileride sorunları çözülmüş bir veteriner hekimliğinde Türkiye'de ihdas edilmesi, gerçekleştirilmesi gerekiyor. Gün geçmiyor ki bir meslektaşımız sözlü ya da fiili şiddete uğramaz. Her gün çeşitli şekillerde kliniğinde, mahallinde, sahada, ahırda bir çiftlikte saldırıya uğrayan arkadaşlarımız bizleri ve kamuoyunu gerçekten üzüyor. Bunlara bir an önce çözüm bulunması, caydırıcı tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz. Sağlıkta şiddet kapsamında veteriner hekimlerinin de bir an önce alınması lazım. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak gerek bu özlük hakları gerekse fiili şiddete karşı alınması gereken tedbirler ve diğer konularla ilgili biraz önce arz etmeye çalıştığım tek sağlık uygulamalarıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve yerel yönetimler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 'yla görüşmelere devam ediyoruz” cümlelerine yer verdi.

MUHABİR: HANİFE SARI