Yaklaşan Kurban Bayramı, emekliler için bu yıl da hüsranla karşılanacak gibi görünüyor. Artan gıda fiyatları ve yükselen yaşam maliyetleri karşısında emekliler, aldıkları maaş ve bayram ikramiyelerinin yetersizliğinden şikâyet ediyor. Bayramı ekonomik sıkıntılarla karşılamaya hazırlanan emekliler, geçim derdinin her geçen gün daha da ağırlaştığını dile getirirken, Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, emeklilerin içinde bulunduğu duruma sert tepki göstererek önemli açıklamalarda bulundu.
“Dini bayramlar geldiğinde biz emeklilerin ortak söylemi ve sohbet konusu, eski bayramların coşkusu; yaşanan sevgi ve saygı ortamları, yapılan kabir, aile içi, akraba ve komşu ziyaretleri olurdu” diyen Göktaş geçmiş bayramları hatırlatarak eskiden bayramlarda kapıya gelen çocuklar ve yoksullar boş çevrilmez, mutlaka ikram yapıldığını, çocuklara ve torunlara verilen harçlıklar, kesilen kurbanın çeşidi ve kimlerle ortak kesildiği de bayram sohbetlerinin önemli konularından birisi olduğunu anımsattı.
“ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, ENFLASYON KARŞISINDA ERİDİ GİTTİ”
Şimdiki bayramlarda durumun tam tersi olduğunu söyleyen Göktaş,
“Şimdi ise emekli için bayramlar çile günlerine dönüşmüş durumda. Torununa harçlık verememenin, evimize et, tatlı ve şeker alamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Boynumuz bükük kaldı. Artık ‘bayram gelmiş bizim neyimize’ diyoruz. 2018 yılında emeklilerin ve muhalefetin ısrarlı talepleri karşısında ilk bayram ikramiyesi bin lira olarak ödendi. O dönem bu ikramiye ile küçükbaş kurbanlık alınabiliyor, torunlara harçlık verilebiliyordu. Yıllar geçtikçe paranın alım gücü düştü, enflasyon karşısında eridi gitti. Yapılan küçük artışlarla bugün verilen ikramiyeler adeta sadakaya dönüştü. Oysa bugün etin kilosu bin liraya yaklaşmış durumda; on yıl önce bin lira ile kurbanlık alınabiliyordu, bugün ise ancak birkaç kilo et alınabiliyor”
şeklinde konuştu.
“EMEKLİ ARTIK ETİ, TAVUĞU VE BALIĞI UNUTTU”
Taleplerini dile getiren Göktaş,
“Talebimiz, emeklilere bayram öncesi verilen ödemenin ‘ikramiye’ niteliğine kavuşmasıdır. Bunun için yasal statüye kavuşturulmalı, ilgili bakanlıklar ve emekli sendikaları ile görüşülerek gerçek enflasyon oranları dikkate alınarak belirlenmelidir. Bayram ikramiyesi en az 2 bayramda bir maaş tutarında olmalıdır. Emekli artık eti, tavuğu ve balığı unuttu. Et yemek için zenginlerin taziyelerini bekler hale geldik. Eti ancak taziye evlerinde verilen yemeklerde görebiliyoruz. Kurban kesemiyoruz, kesebilenler de çoğu zaman ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyor. Çünkü insanlar farklı mahallelerde, sitelerde ve villalarda yaşıyor; emekliler ise çoğunlukla kenar mahallelerde, eski ve kerpiç evlerde hayatını sürdürüyor. Artık kurban kesenlerin büyük bir kısmı da kurbanlarını kendileri dağıtamıyor. Kurbanlar vekâlet yoluyla vakıflara, derneklere, siyasi kurumlara veya büyük marketlere gönderilerek kesiliyor ya da böyle yapıldığı sanılıyor”
ifadelerini kullandı.
“BU ÜLKENİN NE EMEKLİSİ BİTER NE DE SEÇİMLERİ”
Siyasilere çağrıda bulunan Göktaş,
“Ramazan Bayramı’nı boynu bükük geçirdik, Kurban Bayramı’nı da aynı şekilde geçiriyoruz. Açlığımızdan ve sefaletten çok, seçtiklerimizin bizi ülkenin sırtında yük gibi görmesi ve meclis kürsülerinde yaşadığımız sıkıntılarla alay edilmesi bizi daha çok üzmektedir. Emeklinin bir an önce seçim istediği, mevcut gidişata tepki gösterdiği ifade edilmektedir. Emekliyi görmeyen, derdine çare olmayanların seçim zamanı hangi vaatlerle kapımıza geleceği merak konusudur. Bu ülkenin ne emeklisi biter ne de seçimleri. 17 milyon emeklinin, aileleriyle birlikte büyük bir toplumsal güç olduğu unutulmamalıdır. Siyasi partilere çağrımızdır: ‘Söz verirken dikkatli olun, verdiğiniz sözü tutun.’ Biz emekliler, seçim zamanı verilen umutların gerçeğe dönüşmesini istiyoruz. Emeklinin bayram ikramiyeleri en az bir maaş tutarında olmalı, acil ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Bu para piyasada döner, esnafı, çiftçiyi ve üreticiyi destekler, vergi yoluyla yeniden devletin kasasına geri döner. Bugün emekli toplumun en itibarlı kesimi olmaktan çıkmış, yardıma muhtaç bir konuma düşürülmüştür. Emekli artık kiralık ev bulamayan, bayat ekmeğe muhtaç bırakılan bir kesim haline gelmiştir. Oysa emekli, bir dönem toplumun en saygın bireylerinden biriydi”
söylemlerine yer verdi.
“KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİRDEN EMEKLİNİN HAKKINA DÜŞEN PAYI İSTİYORUZ”
Ödedikleri pirim ve vergilerin karşılığını istediklerini dile getiren Göktaş,
“Biz emekliler, sadece sadaka değil, yıllarca ödediğimiz primlerin ve vergilerin karşılığını istiyoruz. Kurban Bayramı’nda emekli aç ve boynu bükükken, başka ülkelere kurban eti gönderilmesini doğru bulmuyoruz. Önce kendi evimizin ihtiyacını karşılamalı, sonra komşumuza ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeliyiz. Talebimiz, 2002 öncesindeki alım gücünün ve hakların geri verilmesidir. Başka bir talebimiz yoktur. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz. Kişi başı milli gelirden emeklinin hakkına düşen payı istiyoruz”
açıklamasında bulundu.
TÜRKAN YILDIZ KAYA
