Hayvancılıkla uğraşan yetiştiriciler, artan yem ve kaba yem maliyetlerinin sektördeki yükü her geçen gün artırdığını ifade ediyor. Saman ve yonca fiyatlarının yüksek olduğunu belirten yetiştiriciler, hayvanların sağlıklı beslenmesi için bu ürünleri almak zorunda olduklarını, ancak artan maliyetlerin zaman zaman elde edilen gelirin giderleri karşılamamasına neden olduğunu söylüyor.

Yetiştiricilerden alınan bilgilere göre samanın ton fiyatı yaklaşık 5 bin TL, yoncanın ton fiyatı ise 8 bin TL seviyesinde bulunuyor. Ancak fiyatlar ürünün kalitesine, satıcıya ve alınan miktara göre değişiklik gösterebiliyor. Bazı yerlerde samanın ton fiyatının 5 bin 500 TL'ye, yoncanın ise 8 bin 700 TL'ye kadar çıktığı belirtiliyor.

“HAYVANCILIK ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL”

Topsöğütlü yetiştiriciler, hayvancılık sektöründe yaşanan zorlukların yalnızca kendilerini değil, doğrudan tüketiciyi de etkilediğine dikkat çekti.

Yetiştiriciler, “Hayvancılık artık eskisi gibi değil, çok zorlaştı. Bu da ister istemez diğer fiyatlara yansıyor. Et pahalı oluyor, süt ve süt ürünleri pahalı oluyor. Bazen öyle oluyor ki gelir masrafı karşılamıyor. Bu konuda yetkililer fiyatlara bir düzenleme getirmeli ya da saman ve yonca satan kişiler biraz daha fiyatı indirsin ki biz de iş yapabilelim, onlar da iş yapabilsin” dedi.

Saman ve yonca fiyatlarının kaliteye ve satıcıya göre değiştiğini belirten yetiştiriciler, hayvanların sağlığı açısından ürünün nereden alındığının da önemli olduğunu vurguladı.

KALİTESİZ ÜRÜN UYARISI

Yetiştiriciler, yalnızca fiyatın değil, alınan saman ve yoncanın kalitesinin de dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor. Özellikle bazı satıcıların ürünün ağırlığını artırmak amacıyla samana su serptiğini, bazı samanların ise yoğun şekilde toprak ve taş içerdiğini belirten yetiştiriciler, bu durumun hayvanların sağlığı açısından risk oluşturabileceğini söylüyor.

Yetiştiriciler, “Her yerden saman veya yonca almamak lazım, güvenilir yerlerden almak lazım. Bazıları samana su serpiyor ki daha ağır olsun veya saman hep topraklı oluyor, taşlı oluyor. Yiyen hayvan bundan zarar görüyor. Bazı alınan yoncaların içi de bozuk çıkabiliyor. Balya şeklindeki yoncalarda da özellikle bu durum yaşanabiliyor. Yani bu şekilde para boşa gitmiş oluyor” ifadelerini kullandı.

Hayvanların beslenmesinde kaliteli ürün kullanılmasının önemine de değinen yetiştirici, “Tıpkı insanlar gibi hayvanlara da en iyi besin sağlanmalıdır. Onlar da can neticede. Biz de alışverişimizi ona göre yapıyoruz. Samanı veya yoncayı buna göre almaya çalışıyoruz” diye konuştu.

SATICILAR: FİYATLAR NORMAL

Saman ve yonca satıcıları ise mevcut fiyatların piyasa koşulları açısından normal olduğunu savunuyor. Satıcılar, müşterilerin talep ettiği miktarda ürünü temin ettiklerini ve özellikle köylülerin ortak alım yaparak maliyetlerini düşürmeye çalıştıklarını ifade ediyor.

Satıcılar, “Kim ne kadar ton istiyorsa o kadar getiriyoruz. Bazı köylüler ortaklaşa alıyor. Mesela bir tır dolusu saman getir diyorlar. 3-4 köylü bunu kendi aralarında paylaşıyor. Biz götürüp birinin samanlığının önüne bırakıyoruz, onlar daha sonra pay ediyor ya da bizden talep ediyor, oradan oraya gidip bırakıyoruz” cümlelerine yer verdi.

Taşıma konusunda da müşterilerin zaman zaman yardımcı olduğunu belirten satıcılar, bu şekilde nakliye maliyetlerinin bir miktar aşağı çekilebildiğini dile getirdi. Satıcılar, “Köylüler genelde kendileri de samanı taşıma konusunda yardımcı oluyorlar. Böylelikle biraz daha iş ucuza gelmiş oluyor” ifadelerini kullandı.

HEM YETİŞTİRİCİ HEM SATICI MALİYET BASKISI ALTINDA

Saman ve yonca fiyatlarındaki artış, hayvancılık yapan yetiştiricilerin maliyetlerini doğrudan etkilerken, satıcılar da nakliye ve tedarik giderlerinin fiyatların oluşumunda etkili olduğunu belirtiyor. Yetiştiriciler fiyatların düşürülmesini veya sektörde maliyetleri rahatlatacak düzenlemeler yapılmasını isterken, satıcılar ise mevcut fiyatların piyasa şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Sektörde yaşanan maliyet baskısının yalnızca üreticiyi değil, et, süt ve süt ürünleri fiyatlarını da etkilediğine dikkat çeken yetiştiriciler, girdi maliyetlerinde yaşanacak bir rahatlamanın hem üreticinin ayakta kalmasına hem de tüketici fiyatlarının dengelenmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor.

HANİFE SARI