Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut tarafından hazırlanıp sunulan ve BUSABAH TV youtube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programının bu haftaki konuğu Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Mehmet Aydın oldu.

Malatya Organize Sanayi Bölgesi’nin büyük ölçüde tekstil ağırlıklı olduğunu hatırlatan Aydın, OSB’de toplam 403 fabrikanın bulunduğunu, bunlardan 155’inin tekstil fabrikası olduğunu söyledi. Deprem sonrası süreçte bu sayının hızla azaldığını belirten Aydın, 2025 yılı itibariyle 14 tekstil fabrikasının tamamen kapandığını, kent genelinde ise 55 küçük ölçekli tekstil atölyesinin faaliyetini sonlandırdığını dile getirdi. Bir dönem Malatya’nın hedefinin Gaziantep OSB seviyesine ulaşmak olduğunu hatırlatan Aydın, bu hedefin artık hayal haline geldiğini söyledi.

EKONOMİ ZAYIFSA ŞEHİRDE KALMAK İÇİN BİR SEBEP OLMAZ

Malatya’yı bir vücuda benzeten Aydın,

“Ekonomi bu vücudun kanıdır. Şu anda ciddi anlamda kan kaybediyoruz. Bir şehrin ekonomisi zayıflarsa, insanların o şehirde kalması için de bir sebep kalmaz”

dedi. İnsanların daha büyük şehirlere göç etmesinin temel nedeninin geçim olduğunu belirten Aydın, Malatya’da ekonomik pastanın her geçen gün küçüldüğünü vurguladı.

Sorunların sadece OSB ile sınırlı olmadığını söyleyen Aydın, kayısı üretimindeki düşüş, üniversitelerdeki fiziki yetersizlikler ve deprem sonrası yıkılan eğitim binalarının da ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkilediğini ifade etti. Turgut Özal Üniversitesi başta olmak üzere üniversitelerde ciddi eksikler olduğunu belirten Aydın, on binlerce öğrencinin bu şartlar altında eğitim almaya çalıştığını söyledi.

“PARANIN DEĞERİ KALMADI”

Aydın, Malatya’da çalışanların büyük bölümünün asgari ücretli olduğuna dikkat çekerek, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların günlük hayatlarını bile sürdüremez hale geldiğini ifade etti.

“Malatya’da insanlar en çok çay tüketir ama bugün emekliler çay ocağında bir çay içemiyor. Çayın fiyatı 15-20 lira. Paranın değeri kalmadı”

diyen Aydın, deprem ve zirai don gibi özel durumların Malatya ekonomisini daha da geriye götürdüğünü söyledi. 2025 yılını olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendiren Aydın, en büyük olumsuzluklardan birinin zirai don olduğunu söyledi. Kayısının Malatya için en önemli ihracat kalemi olduğunu vurgulayan Aydın, zirai donun şehir ekonomisine büyük darbe vurduğunu ifade etti.

Son dört yılın kayısı ihracat verilerini paylaşan Aydın, 2022 yılında 76 bin ton kayısıdan 402 milyon dolar, 2023 yılında 77 bin ton kayısıdan 414 milyon dolar, 2024 yılında ise 76 bin ton kayısıdan 410 milyon dolar gelir elde edildiğini söyledi. 2025 yılının ilk 10 ayında ise 45 bin ton kayısı ihracatından 241 milyon dolar gelir sağlandığını belirten Aydın, bu ihracatın büyük ölçüde 2024 mahsulünden yapıldığını ifade etti.

2025 yılında kayısı üretiminin çok az olduğunu dile getiren Aydın,

“Allah korusun bu yıl da bir don olursa, belki satacak ürün bile bulamayacağız. Bu, çiftçi için, ihracatçı için ve Malatya’nın geneli için çok büyük bir ekonomik sıkıntı olur”

dedi.

İklim değişikliğinin Malatya’yı da ciddi şekilde etkilediğini söyleyen Aydın, uzmanların önümüzdeki 10 yıl içinde bazı bölgelerde kayısı üretiminin tamamen biteceğini öngördüğünü aktardı. Özellikle alçak rakımlı bölgelerde don riskinin çok yüksek olduğunu belirten Aydın, zirai donun artık 3-4 yılda bir yaşanan rutin bir felaket haline geldiğini söyledi.

TOPARLANMA SÜRECİ VE KURA TEPKİLERİ

2025 yılında olumlu gelişmelerin de yaşandığını belirten Aydın, şehrin fiziksel olarak toparlanmaya başladığını, binaların tamamlandığını ve teslimatların arttığını söyledi. Bunun Malatya için umut verici bir gelişme olduğunu ifade eden Aydın, ancak kura süreçlerine yönelik ciddi soru işaretleri olduğunu dile getirdi.

Vatandaşların konut ve işyeri kuralarının adaletli olmadığı yönünde şikâyetleri olduğunu söyleyen Aydın, bazı katların ve büyük dairelerin kura dışı bırakıldığına dair iddiaların toplumda güvensizlik oluşturduğunu belirtti. Saray Mahallesi’nde yapılan 4+1 dairelerin kimlere verildiğinin sorgulandığını ifade eden Aydın, aynı durumun işyerleri için de geçerli olduğunu söyledi.

Esnafın, bazı dükkanların kuraya dahil edilmediğini ve özellikle büyük ve değerli dükkanların kimlere verildiğinin açıklanmadığını dile getiren Aydın,

“Eğer en güzel yerler kurumlara veya belli kişilere ayrılıp geri kalanı halka veriliyorsa, burada büyük bir adaletsizlik vardır”

dedi.

Aydın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ ve ilgili kurumların bu iddialarla ilgili bir an önce açıklama yapması gerektiğini vurgulayarak, konut ve işyeri teslimlerinin olumlu bir gelişme olmasına rağmen bu sürecin şeffaf yürütülmemesinin toplumsal güveni zedelediğini söyledi.

Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA