Dt. Demir, sosyal medyanın doğru kullanıldığında bilgilendirici bir araç olabileceğini belirtirken, kontrolsüz bilgi paylaşımının ciddi riskler taşıdığını vurguladı.
“Çocuklara diş fırçalamayı sevdirmek ve ağız sağlığı farkındalığını artırmak için sosyal medyadaki eğlenceli içeriklerden faydalanılabilir. Ancak ağız hastalıkları veya diş kaynaklı şikâyetlerde doğru tanının gecikmesi, genel sağlık için tehlike oluşturabilir”
ifadelerini kullandı.
MUKOZA YANIKLARI TEHLİKELİ
Demir, yanlış ürün kullanımının ağız içindeki küçük yaraları veya diş eti kanamalarını bastırabileceğini, ancak altta yatan ciddi durumların tanısının gecikmesine neden olabileceğini belirtti. Ayrıca, içeriği bilinmeyen ürünlerin özellikle hassas veya alerjik çocuklarda şiddetli alerjik reaksiyonlara, mukoza yanıklarına ve ileride diş eti veya kemik kaybına yol açabileceğini vurguladı.
“Çocuklarda erken teşhis, diş hekimi korkusunun önlenmesinde önemli rol oynar. Sorun büyümeden yapılan kontroller, gerekli tedavilerin ileri seviyelere taşınmasını önler ve sağlıklı ağız bakımı alışkanlıklarının gelişmesini sağlar"
diyen Dt. Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Herhangi bir ağız içi şikâyette başvurulması gereken ilk yer sosyal medya değil, diş hekiminiz olmalıdır. Çocuğunuzun gülümsemesi bir trende değil, bilimsel bilgiye ve tıbbi yönlendirmeye emanet edilmelidir.” (Haber Merkezi)
