Malatya’da sağlık çalışanları, İsrail tarafından Gazze halkına yapılan soykırıma karşı tepki göstermek için başlattıkları Sessiz Yürüyüş isimli eyleme bu haftada devam ettiler. Sağlık çalışanları Kanalboyu’ndan Kernek Parkı’na kadar yürüyerek burada bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
İnönü Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Fatih Ezberci tarafından yapılan açıklamada, Gazze’de nüfusun yüzde 96'sının giderek artan gıda güvencesizliği ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.
“TÜM AÇIKLIĞIYLA GÖZLER ÖNÜNE SERMEKTEDİR”
Gazze’de yaşanan sağlık krizini büyük bir endişe ile takip ettiklerini belirten Ezberci, “Selam olsun canlarıyla, kanlarıyla vatanlarında kalmanın ve özgürlüğün bedelini ödeyen izzet sahibi, civanmert Gazze halkına. Selam olsun şehadet rüyasıyla, ölüm pahasına mesleklerinden vazgeçmeyen Gazze’nin şeref ve haysiyet timsali hekim ve sağlık çalışanlarına. Selam olsun zulme karşı elinden ve dilinden geleni esirgemeyen, kararlılıkla protestolara ve boykota devam eden vicdanlı insanlara. Komşumuz Suriye’de 13 yıldır devam eden iç savaş sonrası Esed diktatörlüğünün son bulmuş olması zulmün sembolü hama katilinin heykellerin yıkılmış olması zulümle abad olunmayacağının en son örneğidir. Ekseri çoğunluğu ülkemizde bulunan ve dünyanın dört bir yanına acı ve göz yaşı ile yayılmış Suriyeli insanların en kısa zamanda huzur ve güven içinde yaşayacakları günlere kavuşmalarını Yüce Rabbimizden diliyoruz. Allah erteler mühlet verir ama ihmal etmez. Her ne kadar bu durumu en çok fırsat olarak kullanan siyonist İsrail olsa da bir gün gelecek inşallah insanlık vicdanında tescillenmiş zulmünde boğulmasını diliyoruz. Yunus Emre’nin dediği gibi ‘Zulümle abad olunanın ahiri berbat olur’. Zalim diktatörleri sen kahreyle Allahım. Bizleri de bu yolda çabalayanlardan eyle. Bugün 21 Aralık 2024. Gazze’deki dehşet verici ablukanın 442. gününde, sessiz yürüyüşümüzün 58. haftasında bildirimizi okumak için toplanmış bulunuyoruz. Bizler; memleketimizin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini bir yılı aşkın bir süredir, büyük bir endişe ve öfke ile takip etmekteyiz. Sahada çalışan gazetecilerden, Gazzeli meslektaşlarımızdan, insanî ve uluslararası yardım çalışmaları yapan kuruluş ve organizasyonlardan bize ulaşan bilgiler; durumun vehametini tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir” şeklinde konuştu.
“MAZLUMLUĞUNA ŞAHİT OLMAKTAYIZ”
Mevasi bölgesinde 20 günlük Ayşe isimli bir bebeğin donarak öldüğü haberini büyük bir üzüntüyle aldıklarını dile getiren Ezberci, “Gazze’deki ablukanın, insanî yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna, yardım ekipleri ve su kaynaklarına yönelik yoğun saldırılarla birlikte kasten organize edilmiş bir kıtlığa sebep olduğuna tanık olmaktayız. Şu anda nüfusun yüzde 96'sı giderek artan gıda güvencesizliği ile karşı karşıya. Gazze ve refah sınır kapısında 600’a yakın çocuk hasta, kronik hastalıklar nedeniyle tedavi beklemekte ancak yalnızca çok kısıtlı sayıda hastanın tedavi amaçlı tahliye edilmesine müsaade edilmektedir. Bu çocuklar yaşam ile hayat çizgisi arasında sıkışıp kalmış durumundalar. Hekimler olarak bu çocukların Gazze'den tahliye edilmesi için İsrail üzerindeki uluslararası baskının arttırılması çağrısında bulunuyoruz. Gazze’nin her yerinde; insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla; sivil çocuklara, kadınlara ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştiriliyor. Yüzde 70'i kadın ve çocuklar olmak üzere 45 binden fazla insan İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkındır evlerinden sürülen, güvencesiz koşullar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız. Son olarak İsrail’in ‘güvenli bölge’ ilan ettiği ve sivilleri sığınmaya zorladığı sahil şeridindeki Mevasi bölgesinde 20 günlük Ayşe isimli bir bebeğin donarak öldüğü haberini büyük bir üzüntüyle aldık. Binlerce insan soğuğa terk edilmiş durumda. Gazze’nin kuzeyindeki saldırılar Kemal Advan Hastanesi ve çevresinde yoğunlaşıyor. Hastaneye zarar veren saldırılar yoğun bakım ünitesinde yangın çıkmasına neden oldu. Son günlerde şiddetli saldırılara maruz kalan hastane sadece kısmen çalışabiliyor. Öte yandan; Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), perşembe günü yayınladığı ve 14 aydır devam eden çatışmaları belgeleyen raporunda İsrail'i ‘Gazze Şeridi'nde etnik temizlik yapmakla’ suçladı. Rapor, sağlık tesislerine yönelik hava saldırıları ve insani yardım konvoylarına doğrudan ateş açılması da dahil olmak üzere MSF personeline 41 defa saldırıldığını gösteriyor” ifadelerine yer verdi.
“ASLA KANIKSAMAYACAĞIZ”
Vicdan sahibi herkesi boykota davet ettiklerini söyleyen Ezberci, “Soykırımın sonuçlarının önlenmesi ve iyileştirilmesinde; sağlık sisteminin, hastanelerin ve sağlık profesyonellerinin rolü muhakkak büyük önem arz etmektedir. Sağlık çalışanları ve sağlığı koruyanlar olarak bizim için değerlerimiz, en az teknik becerilerimiz kadar önemlidir. Bu soykırıma seyirci kalacak değiliz! Bu nedenle memleketimizin her tarafından yükselen seslerimizi; sivillerin hedef alınmadığı, güvenli koşullarda çalışabilmeyi talep eden Gazze’li meslektaşlarımızın sesleriyle birleştiriyoruz. Uluslararası toplumu, devletleri ve ilgili yönetimleri Gazze halkına karşı yapılan soykırım ile ilgili bir kez daha uyarıyor ve şunları talep ediyoruz, acil bir şekilde kalıcı ateşkes sağlansın, Gazze’deki abluka kaldırılsın, insanî ve tıbbî yardımlarla beraber tıbbî yardım sağlayacak heyetlerin Gazze’ye girişi sağlansın, sağlık tesisleri ve sivil altyapı korunup tahrip olanlar ise yeniden inşa edilsin. Bu sonuçlara ancak; Gazze ve Lübnan'da yaşamı korumaya yönelik uluslararası bir siyasetle, İsrail'e yönelik somut siyasî ve iktisadî yaptırımlar yoluyla ulaşılabilir. Bizler tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapmasını bekliyoruz, vicdan sahibi herkesi bu apaçık zulme karşı elinden, dilinden gelen her şeyi yapmaya ve boykota davet ediyoruz. Hiç bir zaman bu zulmü asla kanıksamayacağız, normalleştirmeyeceğiz. Sabırla ve azimle, zulme karşı duranlar olacağız” açıklamasında bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
