İstatistiklere göre Türkiye genelinde denetimli serbestlik kapsamında bulunan toplam yükümlü sayısı 487 bin 398. Bu kişilerin yüzde 93,9’u erkek, yüzde 6,1’i kadın. Sayısal tablo, suç ve ceza infaz sürecinin büyük ölçüde erkek nüfus üzerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
EN RİSKLİ YAŞ ARALIĞI: 30-40
Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde en dikkat çekici veri 30-40 yaş aralığı oldu. Bu yaş grubunda 147 bin 400 kişi denetimli serbestlik kapsamında bulunuyor. Bu rakam, toplam yükümlülerin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.
30-40 yaş grubunu;21-30 yaş aralığındaki 122 bin 966 kişi,40-50 yaş aralığındaki 107 bin 873 kişi izliyor.
Bu üç yaş grubu birlikte değerlendirildiğinde, denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlülerin yaklaşık yüzde 77’sinin 21-50 yaş aralığında olduğu görülüyor. Bu durum, suçun en yoğun olduğu dönemin çalışma çağındaki nüfusu kapsadığını ortaya koyuyor.
ÇOCUK YÜKÜMLÜ SAYISI AZ DEĞİL
Veriler, çocuk yaşta adli sistemle temas edenlerin sayısının da dikkat çekici boyutta olduğunu gösteriyor. 12-18 yaş aralığında toplam 9 bin 763 çocuk yükümlü bulunuyor. Bu grubun yüzde 91’i erkek, yüzde 9’u kadın. Uzmanlar, çocuk yükümlü sayısının yalnızca adli bir mesele değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve eğitim politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.
İLERİ YAŞTA DA SUÇ DEVAM EDİYOR
Denetimli serbestlik sadece genç ve orta yaş grubuyla sınırlı değil. 65 yaş ve üzerindeki yükümlü sayısı 11 bin 403 olarak kayıtlara geçti. 60 yaş üstü yükümlüler birlikte değerlendirildiğinde sayı 24 bin 634’e ulaşıyor. Bu veri, suçun yaşla tamamen ortadan kalkmadığını, sosyal ve ekonomik koşulların ileri yaşlarda da belirleyici olduğunu gösteriyor.
ELEKTRONİK İZLEME YAYGINLAŞIYOR
Denetimli serbestlik sisteminin önemli araçlarından biri olan elektronik izleme, son yıllarda dikkat çekici biçimde yaygınlaştı. 2013 yılından bu yana yaklaşık 75 bin 500 yükümlünün takibi Elektronik İzleme Merkezi aracılığıyla gerçekleştirildi. Bu uygulama, hem cezaevlerindeki yoğunluğu azaltıyor hem de kamu güvenliğini denetim altında tutmayı amaçlıyor.
KAMUYA ÜCRETSİZ İŞ GÜCÜ: 1,5 MİLYON KİŞİ
İstatistikler, denetimli serbestliğin ekonomik boyutunu da gözler önüne seriyor. 2005 yılından günümüze kadar yaklaşık 1 milyon 540 bin yükümlü, kamu kurumlarında ücretsiz olarak çalıştırıldı. Bu uygulama, kamuya ciddi bir iş gücü katkısı sağlarken, yükümlülerin topluma kazandırılmasını hedefliyor.
REHABİLİTASYON VE EKONOMİK DESTEK ÖNE ÇIKIYOR
Son 10 yılda 3 bin 278 eski hükümlü, Türkiye İş Kurumu desteğiyle kendi işini kurabilmeleri için toplam yaklaşık 285 milyon TL hibe aldı. Ayrıca 2005 yılından bu yana 3 milyon 879 bin 361 yükümlüye yönelik bireysel görüşme, grup çalışması ve eğitim programları gerçekleştirildi.
RAKAMLARIN İŞARET ETTİĞİ GERÇEK
Ortaya çıkan tablo, denetimli serbestliğin yalnızca bir ceza infaz yöntemi değil; aynı zamanda toplumsal risk haritası sunduğunu gösteriyor. Özellikle 21-40 yaş aralığındaki yoğunlaşma, işsizlik, eğitim, göç ve sosyal dışlanma gibi başlıkların suç politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Ceza adaleti sistemi kadar, önleyici sosyal politikalar da bu tablonun değişmesinde belirleyici olacak.
Muhabir: HANİFE SARI
