Malatya’da Yeşilyurt ilçesi Çırmıhtı’da yapılan köy konutlarında çalışan işçiler yaklaşık 7-8 aydır ücret alamadıklarını iddia ederek konuya yetkililerin bir an önce el atmasını istedi.
“ŞU AN İÇERİDE 4 MİLYON 600 BİN TL BULUNUYOR”
Yaşadıkları mağduriyet için konuşan işçi İrfan Polat,
“7-8 aydır burada hizmet etmekteyiz. Molla Kasım- Hamidiye, Çırmıhtı bölgesinde köy konutları yapmaktayız. Yaklaşık 8 aydır alamadığımız bir hak edişlerimiz var. En son yaptığımız hak edişleri alamadık. Alamadığımız gibi bize çalışan işçi, emekçi kardeşlerimizin de paraları ödenmedi. Biz bayramdan önce Vali Yardımcısı’nın yanına da gittik kendilerine sekreterleri aracılığıyla bilgi verdik. Dedik böyle bir sıkıntımız var. Onlar da ‘siz gidin görüşmelerinizi yapın’ dediler, biz ana firmaya odaklandık. Ana firmaya geldik yetkilileriyle üç defa görüşmemize rağmen herhangi bir sonuç elde edemedik. Herkes işçileri başından atarak bu insanları mağdur etmiştir. Şimdi biz yetkililerden şunu bekliyoruz bu insanların mağduriyetinin derhal giderilmesi. Ağustos ayında da işçinin bir hak edişi var. Onu şu an firma tutmaktadır. Defalarca söylememize rağmen çalışmış olduğum firmanın mahkemeye verdiğini bir cebelleşme halinde oldukları için kimseye ödeme yapamayacaklarını belirttiler. Bundan dolayı da biz işçiler olarak, emekçiler olarak diyoruz ki kimse işçiyi, emekçiyi kullanmasın, insanların mağduriyeti giderilsin, firmalar kendi aralarında mücadelesini mahkeme yolunu devam ettirebilirler. Biz sadece içeride olan hak ettiğimiz meblağımızı almak istiyoruz toplu olarak. Ortalama şu an içeride bulunan 4 milyon 600 bin TL gibi bir rakam. Bir de şöyle bir sıkıntı var, bizim çalıştığımız firmanın sahibine bir türlü ulaşamıyoruz. Belki 50 defa arıyoruz ama ulaşamıyoruz. Şu an yetkili vekil tayin ettiği bir avukat var. Onunla şu an istişare ediyoruz. Sağ olsun telefonlarımıza bakıyor. Ne gerekiyorsa yapabileceğimiz bir şey varsa yardımcı olmaya çalışacağını bize belirtti. Başka da firma sahibine ulaşamıyoruz. Adamlar da sürekli bu kadar işçiye diyor ki ‘gidin firma sahibini getirin. Bizim size borcumuz yok.’ Yani burada ev yapmışsak ana firmaya yapmışız. Fakat ana firma hiç kabul etmiyor. Diyor ki, "Yok, gidin benim sizle bir sözleşmem yok." Tamam, sözleşme yok da bu kadar insan sana hizmet etti, emek çekti ve sen hak edişini aldın. Aldıysan o zaman bu insanların emeğini, karşılığını ver. Bu kadar insan niye mağdur olsun? 8 aydır bu insanlar evine ekmek götüremiyor. Ana firmanın üstlendiği 458 tane köy konutu yapılacaktı. Alt firmada 100 + 100 ev olarak köy konutu yapacaktı. Fakat firmalar kendi aralarında böyle bir, mücadeleye girdiler ve bu mücadelede de ezilen işçi grubu oldu. Mağdur olan da işçi ve emekçi kesimi oldu. Ortalama şu anda 50 kişiye yakın bir işçinin mağduriyeti var ve şunu da belirteyim biz kimseden sadaka falan istemiyoruz, biz içerdeki olan hak ediş, işçinin, emekçinin hak edişinin verilmesini istiyoruz. Biz işçi olarak kimsenin peşine düşecek halimiz yok. Eğer ana firmaysan sorumluluğunu yerine getireceksin. Alt yükleniciysen, kardeşim bu kadar insanların mağduriyetini gidermek zorundasın. Ben işçi olarak gidip petrolden yakıt al kendi keseme almamışım. Bunların hepsi devlete yapılmış evler. Yani biz istirham ediyoruz yetkililerden gelsinler buradaki insanların sıkıntısını gidersin, yani bu olay bitsin. Binalara şimdi herhangi bir zarar verme gibi bir şeyimiz yok. Biz defalarca uyardık, hak ettiğimizi verin diye. Ama ‘yok, bizden alacağınız yok, gidin firma sahibini getirin, gidin hatta yıkın dediler en son’ diyorlar. Arkadaşlar da madem böyle bizim bir hak edişimiz yoksa gideriz yaptığımız imalatı yıkarız. Siz de geri tekrar yaparsınız. Biz hakkımızdan feragat ederiz şeklinde beyanda bulundular”
ifadelerine yer verdi.

“KİMSE BİZİ MUHATAP ALMIYOR”
Diğer bir işçi Abdülkerim Genç ise,
“Elazığ'dan geldim buraya. 7-8 ay önce 1 ay, 1,5 ay kadar bunlara çalışma yapmışım. Bugün sizin ücretinizi veriyoruz, yarın veriyoruz, oldu 8 ay. 8 aydır, 8 ayın içinde 4-5 sefer Elazığ'dan gelip buraya hakkımızı talep ediyoruz. Kimse bizi bir kere muhatap almıyor. Çalıştığımız taşeron ben ana firmaya diyorum ki, taşeron sana taşeronluk yapıyorsa mutlaka sana bir teminat vermiş ki bu evleri yapmaya kalkıyor. Ana firma bize ödeme yapmak mecburiyetinde. Çünkü bir iş veriyorsan teminatını alıp iş veriyorsun. Adam işi sana teslim etmeden teminatını çözmüyorsun. O teminat karşılığında işçi ana firmadan hakkını talep edebiliyor. Bunlar kendi arasında mahkemeye girmişler. Çözülmeyen bir meseleleri var. Bize diyorlar ‘siz gidin adamı getirin, çalıştığınız müteahhidi getirin taşeronu, bütün hakkımızdan vazgeçeyim desin ki ben de vazgeçeyim, ben o zaman size o alacağınızı ödeyeceğim.’ Ama alt firmanın avukatı da diyor ki ‘ben sizin alacağınız kadar imza veriyorum, ana firmada kabul etmiyor.’ Şu anda bekleyeceğiz, bir- iki gün İrfan abi yetkililerle bir görüşme yapacak. Bizim elektrikçi, sucu arkadaşlarımız var. Mazotumuzu, yağımızı doldurmuşuz, çalışma yapmışız, lastiklerimiz gitmiş, senetlerimiz var, bankalara bunlardan ödeme alamayınca mağdur oluyoruz. Biz de en son yardımcı olmasalar gereken neyse yapacağız. Yani bir malzememiz varsa sökeceğiz, bir bedeli olacaktır yani. İş veren kimse bu hakkımızı vermeleri gerekiyor. Vermeseler de bizde kendi hakkımızı kendimiz alacağız”
şeklinde konuştu.

“SIKINTI SADECE KENDİ SIKINTILARIMIZ DEĞİL MİLLETİN TAMAMI MAĞDUR OLUYOR”
Abdul Star Yiğit de yaşanan sıkıntının sadece kendilerini mağdur etmediklerini hak sahiplerini de mağdur ettiklerini ifade ederek şunları söyledi:
“Sıkıntı sadece kendi sıkıntılarımız değil. Biz şimdi kalkıp da şurayı sökebiliriz ama gerek biz gerek milletin tamamı mağdur oluyor. Bu sadece bizim elimizde değil. Valiliğin buna el atması lazım. Ben bugün burayı yıktığım zaman valiliğin gelip ana firmaya baskı kurması lazım. Valiliğin hiçbir sorumluluğu yok. Sanki her şey güllük gülüstanlık. Herkes öyle normal hayatı devam ediyor gibisinden. Kaç defa kaymakamın kendisi geldi. Adamları topladılar. Adamlarla konuştular. Bu işçilerin parasını verin falan filan. Demek ki devlet bunlara baskı yapmadığı için bu adamlar da bizi kâale almıyorlar. Kaymakamın kendisine adam söz verdi, bizim yanımızda İrfan Bey daha iyi biliyor, ‘ben haftaya ödeme yapacağım’ diye, bundan 6 ay önceydi bu dediğim şey. Kaymakam da ‘tamam’ dedi. Kaymakamı kâale almayan adam bizi mi kâale alacak? Yani devletin bir şey yapması lazım, gerek ana firmaya, gerek diğer firmaya, bunlara bir baskı yapılması lazım. Valiliğin kendisinin buna bir el atması lazım. Yoksa biz de biliyoruz adamlara bizim gücümüz yetmez. Biz gariban insanlarız. Birimiz Hakkari'den gelmişiz, birimiz Şırnak'tan gelmişiz, birimiz Elazığ'dan gelmişiz. Çoluk çocuğumuzun rızkı için buraya gelmişiz. 8 aydır biz para almamışız. Bizim talebimiz bu. Yani devletin bunlara bir baskı yapmasını istiyoruz. Eğer devlet yapmıyorsa vallahi billahi artık biz de yaptığımız imalatı sökeceğiz ama olan yine buradaki millete olacak. Muhtarın burada olması lazımdı. Bunların hepsinin bir şeyler yapması lazımdı. İnsanlar paralarını alamadıkları için bu tür bir eylem yapıyorlar. Valiliğin kesinlikle buna bir el atması lazım. Çünkü sorumluluk onlara ait. Vatandaşlar da bizim arkamızda duruyor. Normalde 4 ayda teslim etmesi gereken şeyi bir yıla yaymışlar, hâlâ da yapıyorlar.”

“DURMADAN BURADA MÜTEAHHİT DEĞİŞİYOR”
Hak sahibi vatandaş Turgay Üstünbaş ise yaşanan mağduriyet için
“Benim burada yerinde dönüşüm olarak evim yapılıyor. 2 senedir bu gelen müteahhit arkadaşların parası ödenmediğinden dolayı durmadan burada müteahhit değişiyor. 2 senedir yapılan evleri hala beklemedeyiz. Şu anda bir önceki çalışan arkadaşlardan biz memnunduk, işleri düzgündü, adamlar temiz çalışıyordu, onlar gitti. Onların mağduriyetini duyduk. Ücretlerini alamadıklarını duyduk. Bıraktı, gittiler. Yerine başka firma, başka müteahhit geldi. Evlerimizi belli bir süreye kadar yaptılar. Şu anda onlar da parasını alamadığından dolayı evlerimize bayağı bir hasar verdiler. Hepsi bıraktı, gitti. Şimdi burada bu insanlar parasını alamadı, mağdur oldu. Biz evimizi bekliyoruz, evlerimizi yaraladılar. Biz mağdur olduk. Burada suç kimin? Kim ilgilenecek bunlarla? Bu işçiler parasını alamıyor. Biz evimizi alamıyoruz. Adamlar yaptıklarını yıkıyorlar, bırakıp gidiyorlar. Ne olacak bizim bu halimiz? Nerede bu yetkililer? Nerede bu vali? Kaymakam nerede? Hiç kimseden ses çıkmıyor. Şu Çırmıhtı’nın haline bir bakın. Millet rezil kepaze olmuş. İnsanlar dışarıdan gelmiş burada ekmeğinin peşine düşüyor. İnsanlar parasını alamıyor. Her taraf mağdur. Çatılara çıkıyorlar, isyan ediyorlar, bu nasıl bir iş? Hiç mi bir yetkili yok? Allah rızası şuraya bir el atın. Nereye başvuracağımızı şaşırdık artık. Şu Çırmıhtı’ya bak viraneye döndü. Ne olacak halimiz bilmiyoruz. Herkes mağdur. Allah sonumuza hayır etsin”
cümlelerine yer verdi.

MUHABİR: HANİFE SARI
