Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Şahnahan Mahallesi’nde doğal gaz mağduriyeti yaşanıyor. Mahallenin büyük bölümü ile çevre mahallelerin tamamına yakını doğal gaza kavuşurken, 3 sokakta bulunan onlarca eve doğal gaz verilmemesi vatandaşların tepkisine neden oldu. Tarım arazilerinde izinsiz yapılaşmayı önlemeyi amaçlayan yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte doğal gaz bağlantılarının durdurulduğunu belirten mahalle sakinleri, “Çevremizdeki evlerde doğal gaz yanıyor, bizim evlerimiz neden gazsız bırakılıyor?” diyerek yetkililere seslendi. Vatandaşlar, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Malatya’daki yerel yöneticilere çağrıda bulunarak mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

Konuyla ilgili Topuzlar Sokağı’nda oturan Şerif Topuz, “Depremden önce bizim buraya   doğal gaz geldi. Torpillerle sağa sola gitti, bizim burayı bıraktılar. Şimdi bir yasa çıkmış, tarım bölgesine verilmiyor diye. Kadastral yolu yolumuz var, altyapısı, hepsi var. Tarım bölgesi diye benim 3 kattı evim var 39 milyar Emlak Vergisi verdim. Eğer biz bir tarım bölgesinde oturuyorsak bizim yaşama hakkınız yok mu? Biz burada mağdur kaldık. 6 senedir halen uğraşıyoruz yani böyle. Doğal gazı üst tarafa vermiş, yan tarafa vermiş, ortaya vermiş, sadece bu kenar duruyor. Bize de sözleri var. Cumhurbaşkanımızın sözü var. Özal köyünde bir hanımla konuştular, söz verdiler, vermediler. Başka yere götürdüler. Buna bir çözüm getirmeleri lazım. Malatya'daki yetkililerle kaç sefer görüştük. Dediler yatırım çıkmış, projesi çıkmış, hepsi yapılacak, ilk kazma vurulursa Şahnahan’a vurulacak, o da gitti. 2025’te verdiler sözü halen yok, o gün gelmişler başka yere götüreceklermiş, biz bırakmadık. Orası da tarım bölgesi, oraya niye gidiyor?” ifadelerine yer verdi.

“BURAYA VERİLEN SÖZ YERİNE GETİRİLMEDİ, ADİL DAĞITIM İSTİYORUZ”

Şükrü Gündüz ise “Doğal gazın adil bir şekilde gelmesini istiyoruz. 2025’ten beri birkaç yere kazma vurdular parça parça. Doğal gazın düzgün gelebilmesi için veya vatandaşın adil bir şekilde bunu kullanabilmesi için belli bir bölgeden geçip bir yerlere dağılması lazım. Şimdi bir yere bir kazma vurup orada bir kazmayı veya kepçeyi bırakırsan öbür ay başka yere gidersen, öbür ay başka bir yere gidersen bu israf olur, yanlıştır. Toplumu susturmak için veya ileri gelenleri susturmak için yanlış bir şey yapılıyor. Ben adil bir şekil istiyorum. 2025’te Cumhurbaşkanı Özal Köyü'nün orada bize söz verdi gelecek bu sene diye. Ama ondan sonra geldi doğal gaz yukarı bölgeye gitti. Özal köyüne gitti. Aşağıya gitti ama bizim buraya verilen söz yerine getirilmedi. Biz adil olmasını istiyoruz. Burası tarım bölgesiyse diğerleri de tarım bölgesi. Hiçbir ruhsatlı ev yoktur burada, burası köy. Ama bizim bu sokakta kanalizasyon, su, elektrik, internet var, her şeyi var, peki neden bu   doğal gaz gelmiyor? Biz bunu asla kabul etmeyiz. Bizim hakkımızdır, hakkımızı istiyoruz. Biz şahıslardan bir şey istemiyoruz, biz devletimizden istiyoruz. Şahnahan Mahallesi’nde parça parça iki üç sokakta yoktur. Topuzlar Sokağı’nda, Kılıçlar ve Gündüz Sokağı’nda yoktur. Biz dağıtımın adil bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Bir vatandaş öbürüne düşman olmasın istiyoruz” şeklinde konuştu.

“TARIM YASASINA TAKILDIK”

“Geçen yıl bize söz verildi, Tarım Yasası haziranın 20’sinde çıkmış. Bunun yatırımı geçen yıl yapılmadı mı, niye takılsın ki buna?” diyen Recep Topuz da “Ben 6 yıldır bu doğal gazla uğraşıyorum. Gidip gele gele aktif doğal gaz personeli oldum diyebilirim. En son 2025’te bize söz verildi, sonra Cumhurbaşkanımız geldi, sağ olsun dedi ki ‘hemen sizinle ilgilensinler.’ Başka yere doğal gaz verdiler.  Ama bize dediler ki ‘2026’da ilk kazma buraya vurulacak, yatırıma alacağız bunu.’ Biz gittik Güngör Bey'le ve Hasan Bey'le görüştük dedi ki ‘yatırıma alındı’, ama Dilek’te çalışıyorlar. ‘Bir iki hafta sonra sizin buraya başlayacağız.’ Ondan sonra bir tarım yasası çıkmış, gittik dedi ki ‘Tarım İl Müdürlüğünden yazı getireceksiniz.’ Ben Tarım İl Müdürlüğüne gittim, konuştum. ‘Yok, normalde biz sizin oraya ceza yazarız’ şeklinde konuştular, ümidimizi kestiler. Normalde siz tarım alanına ev yapmışsınız. Benim beş dönüm yerim var, 3 tane evim var burada. Zaten kalmış 2-3 dönüm. Ben bununla ne tarım yapabilirim, burada tarım bitmiş vaziyette. Zaten yolumuz kadastral yolu. Burada altyapı geçmiş, kanalizasyon geçmiş, fiber altyapıyı geçmiş, su geçmiş, tarıma engel hiçbir şey yok burada.  Zaten evler hep yolun kenarında. Bizim kat kalorifer vardı, iptal ettik. Doğal gaz borularını çektik, gelecek diye. Ama gittik şok olduk yani, tarım yasasına takıldık. Ondan sonra muhatap da bulamadık, burada mağduruz. Yani doğal gazın gelmesi lazım buraya, burada yaklaşık bir 35-40 hane var. Muhatap bulamıyoruz, ilgilenen yok. Geçen yıl bize söz verildi, tarım yasası haziranın 20’sinde çıkmış. Bunun yatırımı geçen yıl yapılmadı mı, niye takılsın ki buna? Biz paramızla doğal gaz istiyoruz.  Zaten gelmiş, yakın burada. Şurada iki yüz metre ileride hattımız var. Buraya   doğal gaz gelmiyor çok enteresan” diye konuştu.

“EVİM DOĞAL GAZA 70 METRE UZAKLIKTA”

Doğal gaza çok yakın olduğuna dikkat çeken Murat Topuz ise, “Evim ana yolda, doğal gaza 70 metre uzaklıktadır. Proje yatırıma alındı ama şu an verilmiyor Tarım Yasasından dolayı. Biz bu doğal gazın sözünü Sayın Cumhurbaşkanımızdan Özal Köyü’nde aldık. Valiyle görüştük ama bir netice çıkmadı. Şu an tarım yasasına takılmış.   projeye alınmış. Ödenekleri çıkılmış doğal gazın. Tarım yasasına takıldığı için bize hizmette kimse yardımcı olmuyor.  Burada buğday ekili değil, arpa ekili değil. Üçer dönüm, ikişer dönüm, beşer dönüm vatandaşların   müstakil ev yaptıkları araziler var. Herkes vergisini veriyor. Kanalizasyon, su, elektrik parasını, her şeyi ödüyor. Neden doğal gazımız verilmiyor? Her bahçede 20-30 kök kayısı bahçemiz var, başka hiçbir şeyimiz yok. Evler tapuludur.  İstirhamımız doğal gazdır, bir an önce bize yardımcı olup bize vermeleri. Cumhurbaşkanım, valimiz, belediye başkanımız o zaman söz verdi, yanına gittik ama bize yardımcı hiç olmadılar. Hasan Müdürümüz yardımcı olmaya çalıştı. Projeye alındı. Şu anda tarım yasasından dolayı vermiyorlar. Cumhurbaşkanım sizden ricamız bize yardımcı olun burada. İl başkanımıza gittik, bizi kapıdan içeri almadılar. Hiç bizle muhatap olmadılar. Biz burada partiyi gözetmiyoruz, hizmet gözetiyoruz. Paramızla, herkes doğal gazını alıp yakacak. Herkesin bir de öğrencisi var, buranın hayatı çok zordur. Yanımızda olmasaydı doğal gaz biz talep de etmeyiz. Ama benim evime yani yüz metre yok arası. Rica ediyoruz bize yardımcı olunsun, kış gelmeden bu doğal gaz sorunu çözülsün bir an önce” sözlerine yer verdi.

“25 HANE VAR YARDIMCI OLAN YOK”

Ziya Söylemez ise konuyla alakalı şöyle konuştu: “5 Ekim'den beri Cumhurbaşkanımızdan bir söz aldık. Buraya doğal gaz gelecek. O günden bugüne halen bekliyoruz, kimse yardımcı olmuyor. Burada 25 hane var, yani sadece bu sokak alanında ve yaklaşık 200 metre ilerimizde doğal gaz var, alamıyoruz. Buradaki   altyapılarımız hepsi mevcuttur, hazır, döşeli bekliyoruz ama yardımcı olan yoktur.”

“SULUKÖY’Ü EŞİYORLAR”

Refik Erol ise şunları kaydetti: “50 senedir burada yaşıyorum. Bize 2025’te söz verdiler. 2026’a ilk size vereceğiz dediler bizi geçtiler. Şu an Suluköy’ü eşiyorlar yani bizim ne günahımız var. Rica ediyoruz doğal gazımızı versinler. Çok sıkıntı yaşıyoruz. Suluköy tarım yasasına takılmadı sadece burası takıldı.”

“ÇİFTE BİR STANDART VAR”

Doğal gazı  getirmek için her yola başvurduğuna vurgu yapan Ebubekir Gündüz de şu sözleri kaydetti: “Depremden sonra geldim. O süreçten itibaren doğal gazın takipçisiydim. Hem CİMER üzerinden hem burada doğal gaz şirketine dilekçelerle hem belediyedeki görüşmelerle buraya gazın neden gelmediği ya da işte ne zaman geleceğiyle alakalı sürekli süreci yakından takip ettim. Evimle alakalı da yapı kayıt belgesi aldım. O metin de şu şekilde bir ibare var ‘Belli bir tarihten önce yapılan evlerde doğal gaz, elektrik, su gibi altyapı imkanlarından faydalanabilir diye bir yazı var.’ Bu yazıyı doğal gaz şirketine sundum. Onlar da bu yazıyı onları bağlanmadığını söylediler. Bu yazıyı bana Büyükşehir Belediyesi verdi ama şirket bu yazıyı kaile almadı. Yine bu süreçte CİMER'e yazdım, Enerji Bakanlığına, Cumhurbaşkanlığına yazdım. Onlar da buraya topu attılar. Buradan   aradılar şirket ile tekrar görüştüm.  Açıkçası çifte standardının olduğunu gördüm burada.   Geçen yıl yine şirkette bir toplantı yapıldı. Oradaki yatırım müdürü şunu söyledi ‘Bu mahallede kadastral yolu var. Size doğal gaz gelir.’  Yine şu karşı tarafta giden mahallede ‘kadastral yolu yol yok, buraya doğal gaz gelmez’ dedi kesinlikle. İki ay sonra yatırım geldi. Onların gelmeyecek dediği yere doğal gaz geldi. Bizim kadastral yol olmasına rağmen doğal gaz gelmedi.  Burada çifte bir standart var. Aslında bu bir   şey kazanılmış hak. Doğal gaz burada olmasa, devletin imkanlarının yetersiz de gelmemesi durumunu anlayışla karşılarız. Ama doğal gaz mahallemizin içinden geçiyor. Biz kullanamıyoruz. Yine burada kazanacak olan yatırım yapan kişi zaten. Doğal gazı kullanan vatandaş tarafından ödeme yapılacak. Neden yapılmıyor? En azından yazılı bir açıklamayla bize durumu açıklamalarını istiyoruz. Herkes bir şekilde kamuda işlerini hallettiriyor farklı yollarla.   Vatandaşlara   eşit bir yaklaşım yok ki burası deprem bölgesi.  Yaklaşık 400 bin konut yıkıldı. Herkes kendi imkanlarıyla evler yaptı. Devlet bu sürede teşvik etti. Evlerini yaptı. Herkes köy evlerini vesaire. Ondan sonra yatırımın verilmemesi niye? Yani o dönemki destekle söylemlerle bugünkü söylemler birbirinden çok farklı. Bu neden kaynaklı, Tarım Yasası neden birden çıkıyor? Burası tarım alanı mı, değil mi? Tarım Yasası hangi tanımlamayı karşılıyor. Doğal gaz verilen hiçbir yerde yapı ruhsatı yoktur zaten burada.”

“YEREL YÖNETİCİLER ÇOK DUYARSIZ”

Cumhurbaşkanı geldiğinde kendilerine söz verildiğini hatırlatan Feray Erol ise şu cümleleri kullandı: “Bize söz verildi 6 Eylül'de Cumhurbaşkanımız geldiğinde Özal Köyü civarında. Söz verildi bize Topuzlar Sokak olarak. Bizi ihmal ettiler.  Altyapısı ödeneği çıktı dediler, Nisan ayında yapacağız dediler, sonra Haziran'a ertelediler. TOKİ'den dolayı işlerimiz sıkı diye biz de kabul ettik. Sonra Temmuz ayına dediler. Doğal gazın hepsini yaptırdık, şimdi yapmıyorlar. Biz devletimize güveniyoruz. Cumhurbaşkanımıza iletilirse çok memnun oluruz. Biz mağduruz. Doğal gazın bağlanmama gerekçesi olarak Tarım Yasasını gösteriyorlar.  Bizimki Tarım Yasasından önce onaylandı. Yerel yöneticiler çok duyarsızlar. Valilik'e kadar gittik, her yere gittik yani. Milletvekilleri hiç ilgilenmiyorlar. Büyük Birlik Partisi geldi. Öğrencilerimiz var kışın ders çalışamıyorlar.”  

“BU YASADAN DOLAYI TARIM BAKANI BİZE İYİLİK DEĞİL, KÖTÜLÜK YAPMIŞ”

Hacire Topuz ise yasadan dolayı kendilerine Tarım ve Orman Bakanlığının kötülük yaptığını belirterek şöyle konuştu: “Tarım Bakanı'na seslenmek istiyorum. Tarım Bakanı ‘kırsal alana doğal gaz verilmesin’ diyor kırsaldakiler zaten yazın çalışıyor, kışın oturup rahat etmeleri gerekirken   kışın da çile çeksinler, sobaya odun, kömür çeksinler. Benim üç tane öğrencim var. Ben üç tane soba kurdum kışın, onları üniversiteye gönderebilmek için. Bizim ne eksiğimiz var? Merkezde oturanlar zaten rahat. Tarım bakanı o zaman bize iyilik değil, kötülük yapmış bu yasadan dolayı. Biz hakkımızı istiyoruz, sonuna kadar istiyoruz.”

HANİFE SARI