Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut tarafından hazırlanan ve BUSABAH TV YouTube kanalında her Perşembe saat 20:00’de ekranlara gelen “Bakış Açısı” programının bu haftaki konukları Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın ile BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu oldu.

Organize Sanayi Bölgesinde fabrika sayılarının düşüşü hakkında değerlendirmelerde bulunan BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu,

“Organize sanayi bölgesinde tabiri caizse, bir dokun bin ah işit ifadesi var. Yani sadece deprem oldu, sanayimiz işte bu hale geldi gibi bir ifade kullanmak da çok yanlış olur. Bunların birçok parametreleri var, bunları açarsak, şimdi bu yılsonu ihracat rakamları açıklandığında ben merak ediyorum. Şu an 3. Organize Sanayi gibi bir yapılanmaya giriyoruz da o da birin devamı gibi değerlendiriliyor. Malatya’nın 430 milyon dolarlık ihracatı 380 milyon doları tamamen tarım ürünü ve kayısıydı. Zaten Malatya tamamen kayısı endeksli. Bu sene zaten zirai don felaketi yaşandı ancak stok kayısılarda oldu ama bakalım ihracatta son durum ne olacak. Yani, çok küçük ölçekli, böyle illerin veya ilçelerde olan organizelerin, ihracat rakamlarıyla bizim rakamlarımız eşdeğer durumda olacak”

şeklinde konuştu.

“BİRÇOK YETKİLİDEN BUNU DUYUYORUZ”

Malatya OSB’de arsa fiyatlarının çok yüksek olduğunu kaydeden Bozkurtoğlu,

“Şu anda 2 milyon, 2.5 milyon TL gibi rakamlara organize sanayide bölgesinde dönümleri satılıyor. Yani bir insanın 10 dönüm yer aldığını veya 10 dönüm yer tahsis ettiklerinde 25 milyon gibi sadece arsa tahsisine bir rakam çıkıyor. Komşumuz Elazığ'a bakın. Malatya’nın sanayi bölgesinde 2 milyon, 2.5 milyona, sattığımız dönüm arsaların bedeli Elâzığ’da 200 bin TL. Bunun sebeplerinden bir tanesi şu. Şimdi birçok yetkiliden bunu duyuyoruz. Özellikle Organize Sanayi'de nasıl bir ifade kullanalım. Böyle bir güç arsalara çökmüş. Yani böyle bir ifade kullansak daha doğru. Yani arsa alabilecek durumda olan insanlar büyük büyük arsaları kapattılar. Yani küçük bedellere, 300-400 bin liraya arsa aldılar, sonra bunu bir Ticaret Bakanlığı'na bağladık dediler. Ticaret Bakanlığı'nın kontrolünde online olarak bunu yapıyoruz dediler. 300 bin liraya, 400 bin liraya kapattıkları arsaları şuan 2.5 milyona satıyorlar”

ifadelerine yer verdi.

“SİYASİLER ORGANİZE SANAYİ'Yİ BU HALE GETİRDİLER”

Siyaseti aktörlerin şehrin gelişmesine katkı sunması gerektiğini belirten Bozkurtoğlu,

“Siyaset, şehrin iç dinamiklerini, geleceğini, ufkunu, vizyonunu, temsil kabiliyetini, yani daha ileriye taşımak gerekirken siyaset şu anda Malatya'nın üzerine karabasan gibi çökmüş. Yani hangi siyasetçiyi eline atsan elinde kalıyor. Yani Malatya’da iktidar da öyle, Ana muhalefet de öyle, küçük muhalefet de öyle, diğer siyasi parti temsilcileri öyle. Şu Organize Sanayi Malatya'nın inanın milli ve yerli üretimi olarak bir nevi inanılmaz bir baş aktör ama siyaset ve iktidar kanadındaki siyasiler Organize Sanayi'yi bu hale getirdiler. Bülent Tüfenkci'nin aslında bu konular hakkında bir kamuoyunu bilgilendirecek bir açıklama yapması gerekiyor. Diğer milletvekilleri de aynı partiden milletvekilleri de şunu söyleyecek, vekilim veya Tüfenkci, sen Malatya siyasetine ve ticaretine zarar veriyorsun”

diye konuştu.

“FABRİKA SAHİBİ ORAYA ÜYE OLAMIYOR”

Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Mehmet Aydın ise, Birinci Organize sanayide 400'e yakın fabrika bulunduğunu söyleyerek,

“Geçenlerde seçim oldu, Ticaret Sanayi Odası’ında bir kişi bile temsilci olamadı. Bakın bazı büyükşehirlerde şu var. Ticaret Odası ayrı, sanayi odası ayrı. Ama Malatya büyükşehir olduğu halde ayrılmamış. Organize Sanayiler 30-35 yıldır Ticaret Sanayi Odası başkanı temsil olmuş. Vali ve belediye başkanları var ama başkan yardımcıları Ticaret Sanayi Odası başkanı olmuş ve yönetmiş. Geçen dönem Selahattin Gürkan, Bülent Tüfekci'yle ticaret sanayi odası başkanı bir tartışma oldu. Ondan dolayı orada belediye ve valilik, ticaret ve sanayi odasına oy kullanmadı, tamamen dışladılar. Yani en azından yetki vermiyorsunuz ama bir kişi orada temsilci olsun. Sayın valimiz her yerde adalet olması gerekiyor. Birinci Organize sanayide 400'e yakın fabrika var. Bunların sadece 30-35 tanesi bir dernek kurmuş. Fabrika sahibi oraya üye olamıyor. Mesela birinci Organize sanayide bir fabrika var diyelim onu temsil eden bir dernek var ancak üye olamıyor. Çünkü 30-35 fabrika sahibi kabul etmiyor. Bu sorun birinci organizede 2. Organizede her fabrika sahibi oy kullanabiliyor ama birinci organizede 30-35 tane fabrika dışında kimseyi üye yapmıyorlar burada 4 kişi oy kullanıyor. Birinci Organize Sanayi’nde birden bire araziyi 200 binden 2.5 milyona çıkarıyorlar. Birini Organize Sanayi bölgesinde belli başlı bazı, orayı artık ele geçirmiş, siyasi güce de sahip, birileri büyük yatırımcıya da yer vermiyor. Bakın geçenlerde x bir firma var, cıvata fabrikası açacak, işte 40 dönüm falan istiyor, ama Akif Baştürk vermiyor”

ifadelerini kullandı.

“BİRİLERİNİN BUNA DUR DEMESİ GEREKİYOR”

6. teşvik paketinin gelecek yıl biteceğini hatırlatan Aydın,

“Birinci organizede belir bir kişi siyaset menfaati yapıyor. Mustafa Özhüsrev, Veli Ağbaba’nın ortağı, derneğin yönetiminde mütevelli heyetinde. Mustafa Özhüsrev abisi bugün kuyumcular çarşısının bu hale gelmesine sebep olan insan. Veli Ağbaba’da gizli Ak partilimi milletvekili mi? Bilemiyoruz. Sermaye olunca hep bir aradalar. Yani biz söylüyoruz ama bizim orada fabrikamız yok işimiz yok. Ama neden bu insanları üye yapmıyorsunuz. Organize sanayide fabrikalar kapanıyor, çalışacak adam bulamıyorlar çalışan sayısı 7-8 bine düşmüş. Mesela organizede bir fabrika doğalgaz hattını çekerken OSB’nin bütçesini mi kullandı yoksa kendi bütçesinden mi yaptırdı bunu açıklasınlar. Söylentiler ise OSB’nin bütçesinden verildiği yönünde. Birilerinin buna dur demesi gerekiyor. Bu şehirde mesele hangi partili olduğun değil, belirli birileri kendilerine bir sermaye belirlemiş ve kendi menfaatlerine göre bu şehri dizayn ediyorlar. Akif Baştürk bu memlekete ağır sanayiye katma değeri olan bir insan. Ama o organize sanayide sadece kendi menfaatine çekersen, kusura bakma, orada haksızlık var. Organize sanayide istediğine arsa ver olmaz böyle birde online yapılıyor diyorlar ama yalan manuel olarak da kafalarına göre arsa veriyorlar. Bunlar kendilerinde güçlü birilerinin gelmesini istemiyor. Sadece OSB’de sınırlı kalmıyorlar şehrin dizayn bile el atıyorlar. Bırakın yatırımcılar gelsin, kim güçlüyse o yatırımcı gelsin önlerini açın. Malatya’ya yatırım gelmiyor diyorlar. Çünkü yatırım yapanı kabul etmiyorlar”

dedi.

“26 FABRİKA TAMAMEN KAPANMIŞ”

Geçen yıllara oranla 2025 yılının ilk 10 ayında Malatya’da ihracatın gerilediğini belirten Aydın,

“Verilere bakınca ihracatımız 2022'de 455 milyon dolara çıkmış. 2025'in ilk 10 ayında 375 bin dolara inmiş. Nereden nereye. Çalışan sayısı 42 binden 30 bine düşmüş. 26 fabrika tamamen kapanmış. 100’den fazla fabrika üretimini yarı yarıya düşürmüş. Şehir içinde ise 55 tekstil atölyesi kapanmış. İşçilik maliyetleri yüzde 10'dan 17'ye çıkmış. 4 bine yakın firma 21 metrekare konteynerda faaliyet gösteriyor. Çünkü hala bir dükkan verilmedi. Organizeyi yönetenler sorunları çözümlerini en azından kamuoyuyla paylaşmaları gerekiyor. Ama bunlar neler yapıyor bilmiyoruz birçok fabrika kapanıyor. Mesela sizler bakanlıklardan neler talep ediyorsunuz hiçbir açıklamanız yok. Akif Baştürk aday oldu fark yedi ama şu an 2. Organizeyi yönetiyor. Malatya darmadağın olmuş, deprem olmuş. Sosyal alanı bile yok, millet fabrika açacak, müdürleri gelecek, mühendisleri gelecek, kalacak doğru dürüst yer yok. Ben, mesela Sami Bey'in buna müdahale edeceğini düşünüyordum. Vali Bey'in buna müdahale edeceğini düşünüyordum. Değil, demek ki, bir siyasi güç, yapmayın dedi. Malatya'da Bülent Tüfekçi gümrük ve ticaret bakanlığı yaptı ve bu işlere neden müsaade ediyor. Ben Vali Bey'in gücünün yetmediğini düşünüyorum. İhsan Koca var. Babacan var, Ölmeztoprak var. Yani burada bir adaletsizlik var ya. Orada bir dernek kurulmuş. Demokratik değil, ne olduğu belli değil, yapısı nedir, ne değildir. Yani beni biri temsil edecek, ben oraya üye olamayacağım. Biri bu sisteme dur demesi gerekiyor”

ifadelerine yer verdi.

“BU ÜÇ MÜDÜR SAMİ ER’E ZARAR VERİYOR”

Son olarak Malatya’da ulaşım alanında yaşanan sıkıntılara ilişkin bir değerlendirmede bulunan Aydın,

“Her zaman geçmişten de bugüne kadar, son bir buçuk yıldır şunu söyledim: Sami Er dürüst bir belediye başkanı olduğunu düşünüyorum. Ama kadrosunu kuramadı. Sami Er yarın MASKİ Genel Müdürü, Esenlik Genel Müdürü ve MOTAŞ Genel Müdürü'nü görevden alması lazım. Hem siyaseten puan kazanır, toplumda ya, bak başkan demek ki bizim sesimizi duydu der. Maski'den herkes şikâyetçi. Su hakkında Cumhurbaşkanı Yardımcısı, dedi ki, ‘Bütün sular şehirlere yetiyor. Devlet Su İşleri görevini yaptı’ dedi. İktidar-muhalefet parti ayırmaksızın, sular şehrin içine kayboluyor. Altyapıya yatırım yapmadıkları için, kontrol edemiyorlar. MASKİ, MOTAŞ ve Esenliğin ortak noktası halka üstten ve kibirli bakıyorlar. Bu üç müdür Sami Er’e zarar veriyor. Esenlik zaten alırken zarar ediyor. 30-40 yıllık bir belediye ve valilik ortaklığı var. Dün açılmış bir x firma sizi geçiyor. Söylentilerde Esenlik müdürünün eşi genel müdürü gibi talimatlar veriyormuş orası aile şirketimi yani. Yani çok daha büyük iddialar var. Bu üç kurumun müdürleri sadece belediye değil hatta Ak partiye zarar veriyorlar. Bu genel müdürler 2-3 arabayla korumalarla geliyorlarmış yardımcıları da dahil. Yani bunların topluma, Malatya'ya faydası olmaz. O yüzden biz söylesek de otobüs fiyatı pahalı, şurada durak oldu, burada bırakıldı, arkadaşım sorun başta. Bunların görevden alınıp Malatya’yı, halkı seven insanların getirilmesi gerekiyor. Gerçekten oraya hak edecek, liyakatli, işi, kapasitesi olan, yetenekli bir insanların oturması lazım. Çünkü zaten bu 3 şirketin bütçesi belki büyükşehir belediyesi kadar”

şeklinde konuştu.  

MOTAŞ, MASKİ ve Esenlik’in belediyeye zarar verdiğini ifade eden Bozkurtoğlu ise,

“Malatya’da MOTAŞ büyü şehir sıralamasında bizim nüfusumuza göre en pahalı şehir ulaşım olarak. Mesela öğrenci abonmanı 600 TL, normal şartları bunun 200-250 TL olması gerekiyor. MOTAŞ hiçbir zaman ulaşım hiçbir yerde kar etmez. Sami Er, üniversiteler açılırken de birçok kampanya başlattı, ulaşımla ilgili. Ama işe yaramamış. Şu anda MASKİ ile ilgili gelen iddialar duysanız, yani sopayı eline alıp bunları kovalamak gerekiyor. Esenlik'e bakıyorsun, zarar ettirmek için her şeyi yapıyor. Belediye başkanımızın da bu üç genel müdürlüğü çağırıp diyecek ki, ‘Arkadaşlar, siz Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne zarar veriyorsunuz’ demesi gerekiyor. MASKİ’nin bütçesi iki merkez ilçe belediyesinden büyük bir bütçeye sahip. Burada bütçesi biraz düşük olan MOTAŞ onu da belediye destekliyor. Organize sanayideki o siyasi gücün hesaba çekilmesi gerekirken, bu müdürlükleri yönlendiren insanların da hesaba çekilmesi gerekiyor. Bazı genel müdürlükler öyle bir pozisyona gelmişler ki ‘Sami Er’de kim?’ diyecekler neredeyse. Malatya böyle garip bir siyasetin içinde”

açıklamasında bulundu.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ