15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla görüşlerini bildiren Malatya Tüketici Hakları Derneği Başkanı Zuhal Dişer önemli açıklamalarda bulundu.
Tüketim konusunda bilinçli davranılmadığının altını çizen Zuhal Dişer, “15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü aynı zamanda ülkemizde de 15-21 Mart arası Tüketici Hakları Haftası olarak kutlanıyor. İnsan doğumundan ölümüne kadar tüketici, bu anlamda bir bilince ulaşmanın mücadelesi hep veriliyor gerek bireysel gerek dernekler gerek federasyonlar tarafından. Hak, hukuk çalışmaları var bu konu üzerinde. Bu haftalarda yapılan çalışmalar insanlarda farkındalık oluşturması adına önemli. Her gün dünya değişiyor bu değişime ayak uydurup konuyla ilgili, tüketimle ilgili fayda sağlamaya çalışıyoruz. Bu hususta yaşadığımız problemler de var. İnsanlar ilişkisinde her zaman sıkıntılar olabilir, insanlar her zaman memnun olamıyor. Hayatın bir yandan üretme bir yandan da tüketme boyutu var. Bu anlamda herkesin birbiriyle problemleri olabiliyor. Tüketim konusunda insanların yasal boyutta doğru bilgiye sahip olmaları önemli. Ama ben tüketim konusunda çok da bilinçli davranmadığımızı düşünüyorum. Evet bir problem çıktığı zaman gidip haklarımızı arayabiliyoruz ama genel olarak da bir tüketim çılgınlığı yaşıyoruz. Bu bilincin ötesinde bir doyumsuzluk oluşmaya başladı. Her şeyi çok hızlı tüketmeye başladık, ihtiyaç olsa da olmasa da alma eylemi arttı, ihtiyaç ölçeklerimizle ilgili sıkıntılarımız var” şeklinde konuştu.
TOPLUMSAL BOZULMANIN DÜZELMESİ GEREK
Marka takıntısının ileri boyutlara kadar gidebildiğine değinen Zuhal Dişer açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Pandemi ve deprem dolayısıyla biraz geri kaldık ama konu ile ilgili açıklamalarımız, desteklerimiz, yardımlarımız devam etti. Tüketimde yerli malı kullanımı önemli. Yerli ürünlerimizin dünyadaki gücünün artması, kendi ekonomimizin büyümesini güçlenmemiz adına önemli buluyorum. Çok fazla marka takıntısına girilmemeli çünkü marka takıntısı, markaların insanları yönetmesi ileri boyutlara kadar gidebiliyor. Kimse olana kanaat getirmiyor hep daha fazlasını istiyor. Ben bunu bir toplumsal bozulma olarak değerlendiriyorum. Bunun düzelmesi gerek biz bu konuda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, bulunduğumuz mecralarda da bunu sürekli olarak dile getiriyoruz”
muhabir: HANİFE SARI
