Malatya yeni çarşı inşaatındaki duvar yıkma ve birleştirme faaliyetleri ve daha fazlası hakkında Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın ve Gazeteci İbrahim Göçmen, Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programında değerlendirmelerde bulundu.
Değerlendirmesinde öncelikle Malatya’nın yeni çarşısı ile ilgili duvar yıkma ve birleştirme faaliyetleri noktasında yapılan işlemlere yönelik denetim vurgusu yapan Mehmet Aydın,
“Evet duvarları yıkıp yaptıklarını duyuyoruz artık, yani görenler var, duyanlar var da ben suçlu görmüyorum, denetlemeyen suçludur. Onu denetlemeyip gereğini yapmayan suçludur. Biz bir deprem atladık ne oldu ne gördük. Bir müteahhit arkadaşım rant uğruna, daha çok kazanmak uğruna hile uğruna da yapabilir ama onu denetleyen iyi denetlerse, gereğini yapar. Biz denetlemeyi unutmuşuz ya da denetlemiyoruz ya da adamına göre denetliyoruz maalesef öyle. Şimdi biz bunu duyuyoruz. Bakın iyi denetlenmiş olsa var ya, bir tanesi cüret edemez onu oraya yıkmaya. Şimdi tas kayıp, şimdi işin doğrusu veyahut da sen dayın güçlü yani dayın var seni yapmıyorlar veya sen bendensin karışmıyorlar, bu oluyor maalesef. Biz en azından Malatya için söyleyelim; bu Türkiye’de planlama ve denetlemeden vazgeçtik zaten hiçbir şey planlamıyoruz, denetleme de yok. O yüzden o cesaretle adam orayı da yıkar. Hatta bak ben ileride ikinci kata merdiven yaparlar bunu çok gördük. İşte mobilyacılar kolonları kesmişler, insanlarımız öldü orada. TOKİ eliyle en azından sağlam binalar yapıldı, bunu yapana bedel ödeteceksin yani bir daha cesaret edemeyecek biri. Ama maalesef denetleyen olmadığı için tünelde kazarlar, oradan oraya çıkarlar. Bizim orada geçmişte bir yumurtacı abimiz vardı, binalar bitişik bitişik oradan gitmiş dükkân tutmuş o birinden tam tünel kazmış gidiyor yani 100 metrelik olmuş 500 metrekare gerçekten. Bizim mahallede bir yumurtacı vardı, rahmetli oldu Allah rahmet eylesin bilmiyorum epey oldu ben bir gün yanına gittim, vallahi baktım sonu yok söylüyorlardı. Şimdi buna müsaade etmeyecek kimse, bu cesareti demek ki birileri alıyor. Demek ki ben denetlenmem, bana kimse bir şey yapamaz, ben sendenim sen bendensin. Öyle olduğu zaman yarın öbür gün Allah etmesin, şimdi diyorlar bir deprem yine olabilir onun yüzünden, orada belki insanlar ölecek. Onun bu yaptığından dolayı başka birileri canıyla bunu ödeyecek. Biz hiçbir şeyden ders almamışız. Geçenlerde şu Konak yolunda bir balıksırtı, balık değil artık balina mı ultra balina sırtı yapmışlar, hiç alakasız yere iki tane art arda arabalar yolda görünmüyor, kanala giden yolda. Alakasız yerde yani orada zaten sürat yok, uçarak gidiyorsun yani herkes orada uçmuştur. Dün baktım kaldırmışlar, kim koydu, kim kaldırdı? Yani niye koydunuz, niye kaldırdınız? Demek ki bir planlama yok. Her şeyimiz böyle. Onu bile doğru dürüst yapamıyoruz yani Allah yardım etsin diyelim. Duvar yıkma ve birleştirmeyi en azından denetlerler, açıklama yaparlar derler ki ‘bu iddialar var ama öyle bir şey yok denetledik, öyle bir şey olmadı veyahut var gereğini yaptık.’ Bunu yapacak kimse o sorumlu kurumlar, onun müdürleri kimse çalışanlar onlar yapacaklar. Belki ben ders almadım, belki ben bazı şeyleri kötüye kullanmak istiyorum ama şunu bilmeliyim işte devlet buna müsaade etmiyor mesela orada, devlet orada var. Denetim çok önemli”
ifadelerine yer verdi.
“BALIK BAŞTA KOKMUŞ”
Malatya çarşı projesinin sağlıklı bir proje olmadığını ifade eden İbrahim Göçmen ise durumu şu sözlerle değerlendirdi,
“2023'te 6 Şubat'ta Malatya gerçekten asrın felaketini yaşadı. Yani ben her ikisini de her iki depremi de canlı canlı yaşadım Malatya'da. Allah bir daha böyle bir şey ülkemize de şehrimize de kentimize de vermesin. Şimdi böyle olunca Allah'tan gelene tabii kimsenin yapacağı bir şey yoktur, ancak ondan sonraki süreç çok önemli. Yani depremden sonraki süreç... Şu düğmeyi burada baştan bir yanlış düğmelersen aşağıya kadar yanlış gider. Malatya'da da plan ve proje yapanlar bu kenti bilmeyen, tanımayan, özelliğini görmeyen insanlar tarafından yapıldığına ben inanıyorum. Çünkü yapılan projelere plana bakıyoruz, Ankara'da adam oturmuş almış kalemi, defteri, kitabı eline çizmiş. Yani burada Kernek Parkı ne özellik taşıyor, Kanalboyu'nun Malatya'daki durumu nedir, İsmet Paşa Parkı'nın özelliği nedir, İnönü Caddesi'ndeki durum nedir falan bunların hiçbirisini bilmiyor, bilmeden çizmiş yapmış etmiş ve bütün projeler bana göre çok da sağlıklı proje değil. Ama son haliyle baktığımız zaman bir Saray Mahallesi'nin biraz yapılanmasını doğru buluyoruz, daha hayata geçirmiş bir şey yok olsa da. Fuzuli Caddesi yani yapılıyor, devam ediyor. İnönü Caddesi halen daha yani bir tarafı yapılmış bir tarafı duruyor. Malatya’nın daha tam şekilde evet yerine oturdu, bu şekliyle yerine oturdu dememiz için daha bir 3-4 sene lazım. Mehmet'in söylediği gibi denetleme çok önemli. Yani balık baştan kokarsa sonuna kadar kokar, balık başta kokmuş. Şimdi kimin ne yaptığı belli değil. Nedir, bunu burayı kim şey yapacak? Vali yapacak, Belediye Başkanı yapacak. İlk deprem zamanının, ilk bir senenin valisi bana göre bu şehirde hiçbir şey yapmadı. Sağ olsun bu vali, bu vali geldikten sonra biraz da yani otoriter bir şekilde olaylara el koyunca yani bir şeyler düzelmeye, düzeltilmeye başlandı. Yani bugün eğer ortaya bir şeyler çıkıyorsa, bugünkü Vali Yavuz'un bunda çok büyük katkıları olduğunu söyleyebiliriz. Denetleme işini kim yapacak? Denetleme işini belediye yapacak ya da öbür kurum yapacak. Bunu yapmazlarsa onun bunun günahını niye alalım. 102 kişi öldü bir otelde, bilmem kaç kişi bir otelde öldü acıları kendi kendimize yaşattık. Şimdi insanoğlu doyumsuz. Şimdi ben Malatya'ya sahip olayım, diyorum ki Elazığ'ı da bana verin, yani Erzurum'u da bana verin... Doymuyor insanoğlu. Bu ülkeden de işte bir sürü insanlar para kazanmışlar; şu kolonu yıkayım, bu dükkânı da biraz daha boşaltayım, biraz daha para kazanayım mantığı, kendi bireysel hırsı yüzünden bir sürü onlarca, yüzlerce insanların hayatıyla oynuyorlar. Denetleyin, oraya bakın yani söyleyin, gidin, gelin ceza kesin bilmem şu yapın, bu yapın yani yaptırımı neyse onları kat kat uygulayın. Çünkü ortada bir olay var, bir 6 Şubat olayı var yani orada canımız yandı. Asrın felaketini hepimiz yaşadık. Onun için yani bizim yerel yöneticilerimize ve buradaki daire müdürlerimize, ilgili daire müdürlerimize bu olayda çok önemli görevler düşüyor. Onlar birebir bu işi takip ederek, denetleyerek halkımızın huzurunu sağlamalı diyebiliriz.”
HANİFE SARI
