Baş ağrısını tetikleyen bir diğer önemli faktör ise toksinler. Hazır ve işlenmiş gıdalarda bulunan kimyasal maddeler vücut dengesini bozuyor. Bu maddeler, hücre işlevlerini olumsuz etkileyerek baş ağrısını tetikliyor. Ayrıca kronik kabızlık da bağırsak florasını bozarak toksinlerin kana karışmasına ve baş ağrısına yol açabiliyor. Stres ise baş ağrısının en sık karşılaşılan psikolojik sebebi. Stres hormonu olarak bilinen kortizonun salgılanması, doğrudan baş ağrısına neden oluyor. Yanlış bilinenin aksine tansiyon baş ağrısına sebep olmuyor, tam aksine stres nedeniyle tansiyon yükseldiğinde baş ağrısı ortaya çıkıyor.
Ayrıca gıda alerjileri de önemli bir etken. Doğal ürünlere karşı gelişen hassasiyetler bile baş ağrısına sebep olabiliyor. Telaş, korku ve endişe gibi duygular da kortizon hormonunun artmasına neden olarak baş ağrısını beraberinde getiriyor.
STRES VE BAŞ AĞRISI ARASINDAKİ YAKIN İLİŞKİ
Stres, vücudun iç ve dış etkenlere verdiği bir tepki. Acil ve kronik olmak üzere iki çeşidi bulunan stresin, baş ağrısına yol açan türü kronik stres. Vücutta stres arttığında kortizon hormonu salgılanıyor. Bu da insülin ve leptin hormonlarını beraberinde yükselterek kronik inflamasyonun, bağışıklık sistemi bozukluklarının ve hücre hasarlarının temelini oluşturuyor. Stres aynı zamanda çarpıntı, terleme, el titremesi, uykusuzluk, iştahsızlık ve adet düzensizliklerine de yol açabiliyor.
HER BAŞ AĞRISINDA İLAÇ KULLANMAK ÇÖZÜM MÜ?
Uzmanlar, şiddetli ağrılarda kısa süreli ilaç kullanımının yaşam kalitesini artırabileceğini ancak ağrı kesicilerin uzun vadeli kullanımının ciddi riskler taşıdığını belirtiyor. Baş ağrısı ilaçları uzun süreli kullanımda kalp krizi, felç, böbrek yetersizliği ve mide kanamasına yol açabiliyor. Aynı zamanda bağırsaklardaki sağlıklı mikrobiyomu yok ederek depresyon riskini artırıyor. Çünkü serotonin ve dopamin hormonlarının yüzde 90’ı bağırsak florasında üretiliyor. Bu dengenin bozulması, ruh ve beden sağlığını olumsuz etkiliyor. Baş ağrısı ilaçlarının yaygın ve kontrolsüz kullanımı, ağrı nedenlerini baskılamakla kalmayıp, zamanla artırıyor.
STRES NASIL ATILIR?
Stresi azaltmanın en etkili yolları arasında yüzmek, doğada yürüyüş yapmak, dans etmek, müzik dinlemek ve sevilen insanlarla vakit geçirmek yer alıyor. Toksinlerden uzak durmak, özellikle ev ortamındaki toksinleri azaltmak da oldukça önemli. Fiziksel aktivitenin artırılması, hem stresi azaltıyor hem de insülin ve leptin direncini düşürüyor. Uzmanlar, masa başında uzun saatler geçiren kişilerin her saat başı kısa yürüyüşler yapmasını öneriyor. Bağırsak sağlığının korunması da stresin önlenmesinde önemli bir unsur. Ev yapımı turşu, doğal zeytinyağı ve probiyotik açısından zengin gıdalar, bağırsak florasını destekleyerek stres ve baş ağrısını azaltabiliyor.
MUHABİR: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
