6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen iki büyük deprem, Malatya, Hatay, Adıyaman, Gaziantep ve diğer birçok ili yerle bir etti. On binlerce insan hayatını kaybederken, yüzbinlerce yapı yıkıldı veya ağır hasar aldı. Malatya’nın tarihi dokusu, modern yapıları, köyleri ve merkez mahalleleri bir gecede harabeye döndü.
Rusya’da ise 8.8’lik dev bir deprem, önceden alınan yapısal önlemler sayesinde ciddi bir yıkıma sebep olmadı. Aradaki bu çarpıcı fark, “Deprem değil, ihmal öldürür” gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
COĞRAFYA KADER DEĞİL
Her iki ülke de sismik olarak aktif bölgelerde yer alıyor. Ancak Rusya’da modern yapı yönetmelikleri, afet hazırlık planları, denetim mekanizmaları ve halkın bilinç düzeyi, devasa bir depremin bile can almamasını sağladı.
Türkiye’de ise yıllardır konuşulan “fay hatları”, “riskli bölgeler” ve “kentsel dönüşüm” konularında yeterli adımlar atılmadı. Göz yumuldu, ertelendi, görmezden gelindi. Sonuç: binlerce acı, kapanmayan yaralar ve yitirilen kuşaklar...
GÖRSELİN ANLATTIĞI: İKİ BİNA, İKİ GERÇEKLİK
Sosyal medyada gündem olan görselde, bir tarafta sadece çatlamış ama ayakta kalan bir bina, diğer tarafta tamamen çökmüş bir enkaz var. Biri Rusya’daki 8.8’lik depremi temsil ediyor, diğeri Türkiye’deki 7.7’yi. Bu karşılaştırma yalnızca sayıları değil, farklı ülkelerin insan hayatına verdiği önemin somut göstergesini ortaya koyuyor.
SONUÇ YERİNE: DERS ALMAK ŞART
Artık bahane zamanı değil. “Coğrafya kaderdir” demek kolay, ama asıl mesele o kaderle nasıl başa çıkılacağını bilmekte. Türkiye'nin gelecekte benzer acıları yaşamaması için yapısal reformlara, bağımsız denetime, bilim temelli şehircilik anlayışına ve şeffaflığa ihtiyacı var.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
