Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın da, Tarım ve Orman Bakanlığının mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait ve üst üste 2 yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin kiraya verilmesi kararını değerlendirdi. Önemli açıklamalarda bulunan Ayaydın, Malatya Sonmanşet gazetesine konuştu.

Ekilmeyen toprakların asla kendilerinin olmadığını ifade eden Ayaydın, çiftçilerin toprağı ekmesi için bundan önce de gerekli teşviklerde bulunduklarını söyledi.

“DEVLETİMİZ DESTEK VERİYOR”

Ülke arazilerinin her karış toprağının ekilmesi gerektiğini dile getiren Ayaydın, “Devletimiz destek veriyor. Tabii çiftçinin elinden toprağını almak gibi bir şey olamaz. ‘Artık petrol savaşları bitti gıda savaşları var’ diyoruz. Bizim bu anlamda güçlü olabilmemiz için ülkemizin her karış toprağının ekilmesi lazım. Bu konuda devletimizin almış olduğu bir karar, fakat neticesini tam içeriğini biz de bilmiyoruz. Devlet çiftçinin elinden toprağı alıp da çiftçiye vermeyecek gibi bir şeyin söz konusu olacağını düşünmüyorum, bu olamaz. Ama biz de her zaman ‘çiftçimize toprağımızı ekelim. Tarım arazilerimizi ekelim’ diyoruz. Böyle olduğu zaman ülke kazanır, biz kazanırız” söyleminde bulundu.

“BÖLÜNEN ARAZİ YOK OLMAYA MAHKÛMDUR”

“Şu anda ülkemizin en büyük sıkıntısı miras malları. Baba ölüyor, toprak bölüşülüyor. Sonra işlenecek bir toprak kalmıyor” diyen Ayaydın, sözlerine şöyle devam etti:

“Bunların önüne geçmemiz lazım. Biz her zaman bu Hollanda örneğini veriyoruz. Aslında Hollanda'da tarım yapılmıyor. Hollanda'da tarım kullanılıyor. Mesela kayısı Hollanda’ya gönderiliyor, burada paketleniyor. Sonra menşei Hollanda oluyor. Hollanda'nın Arazilerine bakıyorsunuz. Bizim arazilerimiz gibi sınır yoktur. Hollanda arazi bölünmesiyle ilgili çok güzel bir uygulamaya geçti. Artık belirli bir düzeyden sonra arazi bölünmüyor. Çünkü bölünen arazi yok olmaya mahkumdur. Çiftçinin de araziden gelir kazanabilmesi için belirli bir dönümdeki araziyi sürmesi, üretim sağlaması lazım. Devletin almış olduğu kararları yanlış gözle görebiliriz ama aslında tarımın yapılabilmesi için çiftçinin bu kararlara uyması lazım. Yani çiftçilerin arazisini ekmesi gerekiyor. Şimdi insanlar tarım arazisini yatırım aracı olarak görüyor ve boş bırakıyor ve değerlendireceğini söylüyor. Tarım arazisi üzerinden değerlendirme olmaz. Artık ihraç edemiyoruz, ithal ediyoruz.”

“KAYISI EN BÜYÜK SORUNUMUZ”                               

Çiftçinin ürününü hak ettiği değerde satamadığına da değinen Ayaydın, “Çiftçi şu anda ürününü hak ettiği değerde satamıyor. Çiftçi arazisinden soğumuş durumda. Çünkü emeğinin karşılığı verilmiyor. Ekim yapmak istemiyor. Çünkü verim aldığı zaman ürün elinde kalıyor. Devlet buna bir çözüm bulması gerekmiyor mu? Çiftçi ürettiği karpuzunu maliyetini kurtarmadığı için tarlada bırakıyor. En büyük sorunlarımızdan birisi kayısı. Çiftçi artık kayısı ağaçlarını kesiyor. Çünkü ‘ben bunun sulamasını, ilaçlamasını, bakımını yapamıyorum, ürün beni kurtarmıyor’ diyor. Çiftçi üretim anlamında tarlasına küstü. Çiftçi haklı. Ama arazilerimizi ekmeme noktasında da orayı ekmezsek, burayı ekmezsek yarın, öbür gün de biz de bazı noktalarda büyük sıkıntılar yaşarız. Kimse kimsenin tapulu malını elinden alamaz. Öyle bir durum söz konusu değil. Devlet halkına zulmetmek için var olmaz. Devlet halkına yardımcı olmak için var olur. Ben böyle bir sistem olacağını düşünmüyorum. Ama sen sürmüyorsan kardeşim, ben bunu süren birine veririm gibi bir sistem olabilir. Bu konuda devletimiz haklı. Arazilerimizi sürdürmemiz lazım. Arazilerimizi boş bırakıp, arazileri yatırım amaçlı kullanmak olmaz” şeklinde konuştu.

“BU BÜYÜK SIKINTILAR DOĞURUR”

Çiftçinin haklı olduğu çok yön olduğunu belirten Ayaydın, “Çiftçinin haklı olduğu yön çok. Ama araziyi ekmemek de yanlış bir şey, bu büyük sıkıntılar doğurur. Arazilerimizi ekmemiz, üretim yapmamız lazım ama işin öteki tarafı ürettiğimiz zaman satma, pazarlama tabii o da büyük bir sorun. O da büyük bir sıkıntı. Fakat ben söylüyorum ne olursa olsun boş bırakmayalım” dedi.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ