Uyuşturucu madde ile yakalanan şahısların hukuki akıbetini belirleyen kriterler, kullanıcı ve satıcı ayrımındaki ince çizgiler ile Türk Ceza Kanunu’ndaki denetimli serbestlik süreçleri merak konusu olmaya devam ediyor. Malatya Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Uğur Alakaş, yargılama sürecinde sadece madde miktarının değil; paketleme biçiminden hassas teraziye, telefon trafiklerinden tıbbi bulgulara kadar tüm detayların bir bütün olarak ele alındığını belirterek, uyuşturucu ticaretinin 10 yıldan başlayan ağır hapis cezalarına dikkat çekti.
Malatya Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Uğur Alakaş, uyuşturucu madde kullanımının hukuki sonuçları ve ticaret suçuyla arasındaki temel farklar hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Alakaş, uyuşturucu ile mücadelede devletin öncelikli amacının cezalandırmaktan ziyade rehabilite etmek olduğunu vurgularken, gençlerin bu batağa düşmemesi adına sosyal hobi edinmelerinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
TEK BAŞINA MİKTAR BELİRLEYİCİ Mİ?
Uyuşturucu davalarında en çok merak edilen kullanıcı ve satıcı ayrımına değinen Avukat Uğur Alakaş, mahkemelerin tek bir kritere takılıp kalmadığını belirterek, "Hukukta bu ayrım yapılırken sadece ele geçirilen maddenin miktarına bakılmaz. Mahkemeler ve savcılıklar olayı bütünüyle değerlendirir. Özellikle ele geçirilen maddenin miktarı, paketlenme şekli, üzerinde nakit bulunup bulunmaması, hassas terazi veya paketleme malzemelerinin bulunup bulunmaması, telefon kayıtları ve kişinin kullanıcı olup olmadığına ilişkin tıbbi bulgular çok önemlidir. Yani tek başına miktar belirleyici değildir" ifadelerine yer verdi.
“MAHKEMELER TÜM DELİLLERİ DEĞERLENDİREREK KARAR VERİR”
Maddenin ele geçiriliş biçiminin suçun niteliğini değiştirebileceğine dikkat çeken Alakaş, delillerin ağırlığına vurgu yaparak, "Maddenin küçük paketlere ayrılmış olması ve hassas terazi bulunması, mahkemeler açısından ticaret şüphesini güçlendiren önemli delillerdendir. Ancak yine de mahkemeler tek bir delile değil, tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir. Yargıtay uygulamalarında bazı maddeler için kişisel kullanım miktarına ilişkin değerlendirmeler yapılsa da kanunda açık bir yıllık kullanım sınırı düzenlemesi yoktur" şeklinde konuştu.
İLK KEZ YAKALANAN GENÇLERİ NE BEKLİYOR?
Sistemin cezalandırmadan çok topluma kazandırmaya odaklandığını belirten Alakaş, denetimli serbestlik sürecini şöyle özetledi:
"İlk kez uyuşturucu kullanırken yakalanan kişiler için Türk Ceza Kanunu tedavi ve denetimli serbestlik sistemi öngörmüştür. Savcılık çoğu zaman kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verir. Bu süreç genellikle 5 yıl sürer. Bu süre zarfında kişi yeniden suç işlemez ve yükümlülüklere uyarsa dosya düşer. Amaç, vatandaşı rehabilite etmektir."
“UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ EN AĞIR SUÇLARDAN BİRİDİR”
Ticaret suçunun ciddiyetine değinen ve 10 yıldan başlayan hapis cezalarına dikkat çeken Avukat Alakaş, etkin pişmanlık konusuna da açıklık getirdi:
"Uyuşturucu madde ticareti en ağır suçlardan biridir. Suçun okul yakınında işlenmesi veya çocuklara satılması cezayı daha da artırır. Etkin pişmanlık ise kişinin suçu aydınlatacak bilgiler vermesi durumunda uygulanır. Halk arasında 'satanın adını vermek' olarak bilinse de asıl olan suçun ortaya çıkmasına somut katkı sağlamaktır."
“BİR ANLIK MERAK TÜM GELECEĞİ ETKİLER”
Malatya'daki yoğunluğun toplumsal sebeplerine ve çözüm yollarına değinen Alakaş, gençlere şu tavsiyelerde bulunarak, "Genç nüfusun fazla olması ve ekonomik faktörler bu sorunu tetikleyebiliyor. Uyuşturucu sadece hukuki bir sorun değil, hayatı karartan bir bağımlılık problemidir. Gençlerden ricam; kötü çevrelerden uzak durmaları, kendilerine sosyal bir hobi geliştirmeleri ve asla kendilerini boşlukta bırakmamalarıdır. Bir anlık merak, tüm geleceği etkileyebilir" açıklamalarına yer verdi.
Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA
