Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) koordinatörlüğünde yürütülen, Avrupa Birliği IPA Programı destekli "İklim Direncini Artırma: Malatya’da Yerel Uyum ve Azaltım için Akıllı Tarım Çözümleri" projesinin başlangıç toplantısı gerçekleştirildi.
"SADECE 7 ÜNİVERSİTE BU DESTEĞİ ALMAYA HAK KAZANDI"
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, projenin başvuru sürecine ve elde edilen uluslararası başarıya dikkat çekti. Rektör Bentli, açıklamasında, “Bu proje Avrupa Birliği IPA 3 Programı kapsamında desteklenmeye hazırlanmıştır. Söz konusu çağrıya yaklaşık 710 başvuru yapılmış. Bunlardan sadece 25 kurum destek almaya hak kazanmıştır ve bu 25 kurum içerisinde de birçok üniversite olmasına rağmen sadece 7 üniversite bu desteği almaya hak kazanmıştır. Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak da bu projede bulunmamızı çok anlamlı bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bu proje Malatya’nın tarımına, kırsal kalkınmasına ve iklim değişikliğine uyum sürecine katkı sunmayı amaçlayan önemli bir çalışmadır. İklim değişikliği özellikle ilimizde ve bölgemizde geçtiğimiz yıl yaşadığımız zirai don hadisesi ile birlikte malumunuz üzere artık uzak bir geleceğin meselesi değil doğrudan günümüzün gerçeği haline gelmiştir. Özellikle tarım alanında don, kuraklık ve üretimde belirsizlikler hepimizin yakından gördüğü sonuçlardır. Malatya kayısı başta olmak üzere tarımsal üretim ile öne çıkan bir ilimizdir. Bu nedenle iklim şartlarına uyumlu, veri temelli ve akıllı tarım uygulamalarını hayata geçirmek bizim için bir tercihten öte bir ihtiyaçtır. Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak bizler yalnızca eğitim veren bir kurum olmayı yeterli görmüyor aynı zamanda bulunduğu şehrin ihtiyaçlarına bilgiyle, projeyle ve işbirliğiyle katkı sunan bir üniversite olmayı önemsiyoruz. Göreve geldiğimiz günden bugüne 4 Uluslararası Avrupa Birliği projesiyle üniversitemize yaklaşık 1.7 milyon avro kaynak kazandırdık. Bu durum kurumsal olarak üniversitemizde proje geliştirme ve dış kaynak kullanma konusunda belirli bir kapasite oluştuğunu göstermektedir. Bunun yanında akademik üretim gücümüzde istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Uluslararası akademik yayın verilerine göre 2024 yılında 250 olan uluslararası indekslenmiş yayın sayımız 2025 yılında 404’e yükselmiştir. Bu bir yıl içerisinde yüzde 62’lik bir önemli artışı işaret etmektedir. 2026 yılının ilk 3 ayında da 131 sayısına ulaşmış durumdayız. Bu veriler de yine 2026 yılında akademik üretimdeki hareketliliğin sürdüğünü göstermektedir. Üniversitemiz öğrenci sayısı bakımından da hızlı bir gelişim göstermektedir. 2022 yılında göreve başladığımızda 4 bin 800 olan öğrenci sayımız Yükseköğretim Kurulunun ciddi desteğiyle 13 bine ulaşmıştır. Bu artış üniversitemizin hem tercih edilebilirliğini hem de kapasitesinin önemli ölçüde yükseldiğini ortaya koymaktadır. Yeni merkezi kampüsümüzü Yeşilyurt yerleşkesi olarak belirledik. Şu anda her iki kampüsümüzde aktif olarak kullanıyoruz ama bu yıl itibariyle en fazla öğrencimiz Yeşilyurt kampüsümüzde. 2023 yılında Yeşilyurt kampüsümüzde bir bina bitmişti, 2 tane de bina inşaat halindeydi. Deprem sonrası ciddi bir bütçe alarak o kalan iki inşaatı çok hızlı bir şekilde bitirdik. Yine geçen yıl hem merkez derslik A blok hem de öğrenci yaşam merkezi binalarını da bir yılda bitirerek öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bu yıl da çok şükür 2 tane daha projeyi yatırım programına hazırladık. Şu an proje işleri devam ediyor. İnşallah bu yıl hem kütüphane hem de Merkezi Derslik B Blok’un da temellerini atmış olacağız. Evet, üniversitemiz mevcut kapasitesini güçlendirirken gelecek dönem yatırımlarında planlı ve kararlı bir şekilde sürdürmektedir. Bunların yanı sıra üniversitemizin bilişim altyapısını da güçlendiriyoruz ve tüm süreçlerini dijital platformlar üzerinden etkin bir şekilde yönetmek amacıyla 30’dan fazla yazılım ve otomasyon sistemini hayata geçirdik ve bunların hepsi kendi hocalarımızın ve öğrencilerimizin ürettiği yazılımlar. Üniversitemizin dijitalleşme sürecini önemli ölçüde ileriye taşıdık. Bilimi, sahayı, üreticiyi ve şehrimizin ihtiyaçlarını aynı zeminde buluşturan her çalışmayı son derece kıymetli buluyoruz” ifadelerine yer verdi.

2100 YILINA HAZIRLIK
Açılış konuşmalarının ardından söz alan Proje Koordinatörü Doç. Dr. Ekrem Akbulut ise projenin yol haritasına ve hedeflerine ilişkin detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Ekrem Akbulut yaptığı açıklamada, “İklim değişikliğinin Türkiye tarım üzerinde artan bir etkisi ve baskısı var bunu son yıllarda çok ciddi bir şekilde hissediyoruz. Artan sıcaklıklar, azalan yağışlar, kuraklık, su kaynaklarındaki azalma; Tarımsal üretimi, çiftçi gelirlerini ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini olumsuz düzeyde olumsuz etkiliyor. Türkiye'de tarım hem iklim krizinden en fazla etkilenen sektörlerden biri hem de emisyon azaltımı ve uyum politikalarının merkezinde yer alan bir sektör. Bu kapsamda yapılan çalışmalar finansmana erişim sorunların ortadan kaldırılması, yetersiz dijital altyapı, zayıf verim hizmetleri ve yerel düzeyde koordinasyon eksikliği nedeniyle yürütülen çalışmalar tam anlamıyla etki gösteremiyor. Malatya özelinde de iklim değişikliğinin etkilerini son 60 yılda hissediyoruz. Malumunuz Malatya Dünya kayısı üretiminde lider bir konumunda. Üreticiler son yıllarda yaşanan iklim değişikliği nedeniyle bu olumsuzluğu çok fazla hissediyor. Bu olumsuzluğu gidermeye yönelik çeşitli araçlar var kullanılması gereken. Akıllı sulama sistemleri, dijital izleme mekanizmaları ve veri temelli tarım uygulamaları gibi, bunları sahada uygulama konusunda bir irade ortaya koymazsak yaklaşık 2100 yılında bu sıcaklık artışı 3 dereceleri bulacak. Şu an yaşadığımız ilkim değişikliğinin dramatik etkilerini kat kat daha fazlasını hissedeceğiz. Proje sonucunda temel hedeflerimiz şunlar; uygulama yaptığımız zamanlarda özellikle yüzde 30’a kadar su tasarrufu sağlamak. Gübre kullanımında yüzde 20-25 oranında bir azaltım gerçekleştirmek. Yine net gelir artışında yüzde 15-25 arasında bir artış sağlamak ve yıllık maliyetleri yüzde 20 oranında uzun vadede düşürmek” ifadelerine yer verdi.
“50 BAHÇENİN İKLİM UYUM ÇALIŞMALARINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
Doç. Dr. Ekrem Akbulut, “Projemiz toplam 2 yıl sürecek. Proje kapsamında 50 bahçenin iklim uyum çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Bu 50 bahçeden 48’i çiftçilere ait olacak. 2 tanesi de modern bahçe olarak ifade ettiğimiz şu ithal uygulamalarının yaygınlaştırılacağı çiftçilerin eğitim alabileceği, uygulamaları görebileceği merkez olarak tasarlandı. Bunun haricinde bin 500 kişide çeşitli başlıklarda eğitimler alacaklar. Hedefimiz bin çiftçimize erişebilmek, ulaşmak, eğitim programı çerçevesinde ve 500 tarım personelini yine bu eğitim programına dahil etmek. Çeşitli başlıklarda gerçekleştireceğiz bu eğitimleri. İklim değişikliğiyle sürdürülebilirlik, tarımsal üretimde iyi uygulamalar, çevre yönetimi, finansal okuryazarlık, yeşil dönüşüm finansmanı, karbon ayak izi hesaplama ve ürün yaşam döngüsü başlıklarında eğitimler gerçekleştirilecek. Malatya Turgut Özal Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülecek bu eğitim programı. Mayıs ve Temmuz ayları arasında bu eğitim programının yürütülmesi planlanıyor. Projede temel amacımız, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması, yani yanlış bilinen uygulamaların, uygulamadan kaldırılmasını hedefliyoruz. Projede kayısı, ceviz, elma, kiraz, üzüm olmak üzere 5 tane ürün üzerinde durulacak. Pilot uygulamaya katılan her çiftçimize iki kilometre uzunluğunda damla sulama sistemi desteği verilecek, ekipmanlarıyla birlikte. Her bahçeye toprak analizi yapılacak ve toprak başlangıç değerlerini bileceğiz. Gübreleme bu sayede daha bilinçli bir şekilde yapılabilecek. İklim veri istasyonları kuracağız. Yine çiftçilerimize tohum desteği olacak. Eğitim başvuru çalışmalarımız 1 Nisan itibariyle başlayacak. Çiftçilerimiz başvurularını Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin Battalgazi ve Yeşilyurt kampüsünde yapabilecekler. Yine aynı şekilde il ve ilçe tarım müdürlüklerimiz aracılığıyla, ziraat mühendisleri odası, kayısı araştırma enstitüsü aracılığıyla başvuru toplayacağız. Katılımcılar ile pilot bahçeler bağımsız değerlendirme süreci sonucunda belirlenecek” şeklinde konuştu. Toplantıya ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Uzmanı Muhammed Şahin Ekinci çevrim içi olarak katkı sağladı.
Muhabir: HANİFE SARI
