Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü (TİGEM) bünyesinde bulunan süt sığırcılığı tesisinin geleceği, geçtiğimiz günlerde BUSABAH TV’de yayınlanan “Haftanın Nabzı” programında yeniden gündeme geldi. 12 bin 500 dönüm arazi üzerine Yeniköy mevkiinde kurulan tesisin hayvancılık ve süt üretimindeki mevcut durumuna dikkat çekildiği programda 2023 yılında yaklaşık 300-500 sığıra ev sahipliği yapan tesiste bugün bu sayının 50-100 arasında kaldığı belirtilirken, yaklaşık 10 yıl önce 6 ton seviyesinde olan süt üretiminin ise 1 tona kadar gerilediği ifade edildi.
Programda ayrıca TİGEM'in geleceğine yönelik yapılan planlamada yurt dışından getirilecek sığırların, özellikle angusların, tesiste bir süre bekletildikten sonra kesime gönderileceği iddiası da ele alındı.
TİGEM DAHA ÖNCE DE KAPATILMAK İSTENMİŞTİ
Sultansuyu TİGEM’in geleceğiyle ilgili tartışmaların yeni olmadığı belirtilen programda, 2012 yılında tesisin kapatılarak Eskişehir'deki Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü’ne gönderilmesinin gündeme geldiği, dönemin AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün girişimleri ve gelen tepkiler üzerine bu girişimin engellendiği aktarılıyor. Programda 2023 yılında ise dönemin işletme müdürü Hüseyin Öcal’ın o dönemde 300-500 civarında olan sığır sayısının 750 ila bin seviyesine çıkarılmasını hedeflediği de belirtildi.
TİGEM’de yaşanan gelişmeleri ve iddiaları değerlendiren Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın, TİGEM’in sahip olduğu geniş arazi ve imkanların üretim için değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ”
Ayaydın, yurt dışından hayvan getirilmesinin kalıcı bir çözüm olmayacağını belirterek, TİGEM’in kendi üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayaydın, “Şimdi biz her zaman için şöyle söylüyoruz, TİGEM gibi bizim elimizde bir malzememiz var, malzeme derken yanlış anlaşılmasın, yerimiz var. Çok güzel bir yerimiz var. Buranın işletilmesi noktasında sıkıntılar var. Hep bu zamana kadar sıkıntılar yaşadık. Şimdi dışarıdan sığır getirmek yani bu neye benzer, bu şu atasözüne benzer, ‘Taşıma suyla değirmen dönmez.’ Bizim kendimizin üretmesi lazım. Diyoruz elimizde güzel yerimiz var, büyük dönümlerimiz var, hayvan bakılacak alanlarımız var. Biz bunları niye değerlendirmiyoruz? Bundan önce onlarca ton süt satışı yapılırken şimdi onda birine düşmesini yani oturup bir düşünmek lazım” İfadelerine yer verdi.
“TİGEM'İN GÖZ GÖRE GÖRE YOK OLMASINA RAZI DEĞİLİZ”
TİGEM’in Malatya için önemli bir değer olduğunu belirten Ayaydın, işletmenin mevcut durumuna tepki göstererek konunun Ankara’ya taşınacağını ifade etti. Ayaydın, “Benim kanaatim yurt dışından hayvan getirmekle bu problem çözülmez. Olması gereken ne? Kendimiz üretmek. Kendimizin üretime katkı sağlaması lazım. Bu hayvanlar nasıl getirilecek, ne şekilde dağıtılacak bununla ilgili de tam bir bilgimiz yok. Ama TİGEM'in göz göre göre çürümesine, TİGEM'in göz göre göre yok olmasına inanın bizler de Malatya Ziraat Odaları olarak razı değiliz” şeklinde konuştu.
“KONUYU ANKARA'YA TAŞIYACAĞIZ”
Ayaydın, Malatya Ziraat Odaları olarak konuyu Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde gündeme getireceklerini belirterek şöyle konuştu:
“Biz bu konuyu Ankara'ya taşıyacağız. Ankara'da Tarım Bakanlığı'nda bu konuyu gündeme getireceğiz. Malatya'mız için ne gerekiyorsa biz Malatya Ziraat Odaları olarak diyoruz, her zaman yapmaya hazırız ama TİGEM de bizim içimizde kanayan bir yara, aynen kayısı kooperatifimiz gibi diyeyim. Zamanında bir kayısımıza sahip çıkamadık. Bir kooperatifimiz vardı, sahip çıkamadık, batırdık.”
“TİGEM'İMİZE SAHİP ÇIKMAMIZ LAZIM”
TİGEM’in yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini vurgulayan Ayaydın, üreticinin taleplerinin dikkate alınması ve işletmenin doğru bir yönetim anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Ayaydın, “Şimdi de TİGEM'imize sahip çıkmamız lazım, onu kalkındırmamız, ayağa kaldırmamız lazım. Ama bunu da dediğim gibi taşıma suyla değil, üreticinin talebi dikkate alınmalı. Üreticiye bu konuda yardım edilmeli ve doğru bir yönetim şekliyle yönetilmeli. Kimsenin babasının çiftliği değil TİGEM. Devletin bir kurumu ve o kurumun güçlenmesi ve ayağa kalkması lazım” diye konuştu.
“MALATYA'YI AYAĞA KALDIRMAK İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ”
Malatya’nın tarım açısından önemli bir kent olduğunu belirten Ayaydın, kentin yeniden güçlenmesi için tüm tarım paydaşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Ayaydın, “Malatya'nın artık üstündeki şu ağırlığı toprağa atması lazım. Sağıyla, soluyla yani kimin ne düşüncesi varsa o düşüncesini kendi kafasından silsin, bizim asıl düşüncemiz, asıl merkezimizin Malatya olması lazım, Malatya'nın ayağa kalkması içinde bütün tarım paydaşlarının hep beraber bir bütün içerisinde çalışması lazım” cümlelerine yer verdi.
“ÇİFTÇİMİZİ KAYBEDİYORUZ, MALATYA'MIZI KAYBEDİYORUZ”
Tarımın ve üreticinin desteklenmemesi halinde Malatya’nın ekonomik ve sosyal açıdan daha büyük kayıplarla karşı karşıya kalabileceğini dile getiren Ayaydın, kentte yaşanan nüfus kaybına da dikkat çekti. Ayaydın, “Yoksa kaybediyoruz. Çiftçimizi kaybediyoruz. Malatya'mızı kaybediyoruz. İnsanlarımızı Malatya'da artık tutamıyoruz. Malatya küçülmeye ve yok olmaya başladı, bunun farkında değiliz” ifadelerini kullandı.
Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için tarıma daha fazla önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Ayaydın, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Evet evler yapılıyor, doğru, haklısınız ama o evlerin hepsi boş kalacak. Biz tarım ilçesiyiz, iliyiz, tarımla ilgili ne gerekiyorsa elimizi değil gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor.”
HANİFE SARI
