Malatya’nın kalbinde yer alan, şehrin simgesi ve ruhu konumundaki tarihi Yeni Camii’nin (Teze Camii) ışıklarının akşam saatlerinde yeniden yanmaya başlaması, şehirde büyük bir heyecan ve coşku dalgası yarattı. Yaşanan deprem felaketlerinin ardından uzun süredir sessizliğe bürünen tarihi çarşı bölgesinde yükselen bu ışıklar, Malatya’nın yeniden ayağa kalkışının müjdesi olarak kabul edildi. vatandaşlar, Osmanlı’nın son dönem mirası olan 100 yılı aşkın tarihi mabedin ışıl ışıl görüntüsünü sevinçle karşıladıklarını belirtirken; ibadet yeri yetersizliği nedeniyle aylardır yaşadıkları mağduriyetlerin de bir an önce son bulması gerektiğini vurguladılar.

Aylardır enkaz ve restorasyon tozları arasında sessizliğe bürünen Malatya kent meydanı, Teze Camii’nin aydınlatılmasıyla birlikte uzun zaman sonra ilk kez eski sıcak günlerini anımsattı. Şehrin tarihi dokusunu yeniden canlandıran bu gelişme, sadece bir mimari restorasyon adımı olarak kalmayıp, deprem sonrası sosyal ve ticari hayatı durma noktasına gelen çarşı esnafı için de psikolojik bir dönüm noktası oldu. Çevredeki ticari alanların ve ana arterlerin yeniden hareketlenmesi adına umut verici bir başlangıç olarak nitelendirilen ışıklandırma, Malatyalıların hafızasındaki o köklü şehir kimliğini ve toplumsal dayanışma ruhunu yeniden canlandırdı.

“ORAYA GİRDİĞİM ZAMAN BAMBAŞKA BİR FERAHLIK HİSSEDİYORUM”

Yeni Camii’nin Malatya halkı için vazgeçilmez bir manevi değer olduğunu belirten ve caminin ışıklandırılmış halini görünce büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Aziz Yavaş,

“Gördüm, gerçekten çok beğendim ve çok hoşuma gitti. Burası tarihi bir cami olduğu için Malatya’mız adına hayati bir önem taşıyor. Osmanlı’nın son zamanlarında inşa edilmiş, 100 senenin üzerinde köklü bir geçmişe sahip. Havası, atmosferi çok değişik; içinde namaz kıldığınız zaman bile insan çok farklı hissediyor. Ben zaten ömrü boyunca devamlı orada namaz kılan biriyim. O kapıdan içeri girdiğim zaman üzerime bir ferahlık, anlatılmaz bir rahatlık geliyor. Orası bizim için yeri dolmaz, Malatya’nın en gözde ve önemli camilerinden bir tanesidir”

dedi.

“BİR ŞEHRİN CAMİ IŞIKLARININ YANMASI, O ŞEHRİN CANLANDIĞININ İŞARETİDİR”

Çalışmalarda emeği geçen yetkililere ve ustalara teşekkür eden Emin Yücetaş ise, yakılan ışıkların tüm şehir merkezi için bir diriliş sembolü olduğunu vurguladı. Yücetaş,

“Caminin eksiklerinin tamamlanıp yeniden milletin ibadetine açılacak olmasından dolayı çalışanlara, mimarlara ve bu işin başında duran herkese Malatya adına yürekten teşekkür ederim. Her cami, her ibadethane bizim için o şehrin feneridir, ışığıdır. Şehrin merkezinde bu ışığın yeniden yanması demek, inşallah çok yakında buraların da bütünüyle eski canlılığına ve faaliyetine kavuşacağının ilk somut işaretidir. Temenni ediyoruz ki kalan küçük eksiklikler de hızla giderilsin, camimizin etrafı yeniden o eski cıvıl cıvıl günlerine dönsün. 'Teze Camii' dediğimiz bu tarihi taş yapı, asli misyonunu üstlenerek Malatya insanına hizmet etmeye devam etsin. Gerçekten çok güzel ve umut verici bir gelişme”

değerlendirmesinde bulundu.

“ÇARŞI ESNAFI VE VATANDAŞ PERİŞAN OLDU”

Işıklandırma çalışmasını olumlu bulmakla birlikte restorasyon sürecinin çok uzadığını ve bu süreçte büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Hasan Demir ise yetkililere çağrıda bulunarak işlemlerin hızlandırılmasını istedi. Kent merkezinde namaz kılacak alan kalmadığına dikkat çeken Demir,

“Yapılan çalışma güzel ama zaten geç kalınmış bir olay, millet aylardır perişan durumda. İnsanlar cuma namazlarını Kapalı Çarşı’nın altında, elverişsiz koşullarda kılmak zorunda kalıyor. Bölgede Hamidiye Camii vardı, 'hasarlıydı, hasarsızdı' tartışmalarıyla birilerinin yüzünden peşkeş çekildi, yıkıldı veya kapatıldı; sonuçta milleti mağdur ettiler. Çarşının ortasında cami kalmadığı için vatandaş namaz kılacak yer bulmakta çok zorlandı. Temennimiz bir an önce ibadete tam anlamıyla açılması ve milletin rahat bir nefes almasıdır. Işıklandırmasını inşallah kaliteli yapmışlardır. Taş duvar olarak yeniden yükseldi ama içinin betonarme teknikle güçlendirildiğini biliyorum, bu sayede hem daha sağlıklı hem de depreme karşı daha dayanıklı güzel bir yapı ortaya çıkmıştır”

sözlerini kullandı.

ROJBİN ASTEKİN