Malatya Sonmanşet gazetesi İmtiyaz Sahibi Kemal Deniz ve Yazı İşleri Müdürü Mutlu Sarıgül, göreve yeni atanan İnönü Üniversitesi (İNÜ) Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’ı makamında ziyaret ettiler. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Akpolat, üniversite için yapacakları yeni çalışmalarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İlk olarak söz alan Malatya Sonmanşet gazetesi İmtiyaz Sahibi Kemal Deniz, Rektör Prof. Dr. Akpolat’a yeni görevinde başarılar diledi. Deniz, “Yeni göreviniz Üniversite ve Malatya için hayırlı olsun. Yeni görevinizde başarılar diliyorum” dedi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Akpolat, yeni dönemde üst yönetimle beraber kendilerine bazı hedefler koyduklarını dile getirdi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, bu hedeflerin başında üniversiteyi hem akademik olarak geliştirmek hem Türkiye'de hem de dünya sıralamalarında üst sıralara taşımak olduğunu söyledi.

“BU PARAMETRELERİ İNCELİYORUZ”

Tüm akademisyenlerin karnesini oluşturacaklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Akpolat, “Fakat daha önce açıklandığı gibi ‘ilk 10’a gireceğiz, yok ilk 500’e gireceğiz’ gibi bir şey söylemek mümkün değil. Hem dünya sıralamalarında ilk 10’a girmek, ilk 500’e girmek 2 günde olacak bir şey de değil. 10 yıllarca çalışırsınız, ondan sonra girersiniz. Ayrıca dünya sıralamasına girmek rektörün gayretiyle de olacak bir şey değil, bu akademisyenlerin gayretleriyle olacak bir şey. Ama biz şunu vaat ediyoruz: Çalışa akademisyenle çalışmayan akademisyeni ayırt edeceğiz. Şimdi Akademik İzlem Ofisi diye yeni bir sistem kuruyoruz. Bu Akademik Düzlem Ofisini ne yapacak? Şunu yapacak bize: Akademisyenlerimizin karnesini çıkarıyoruz. Akademisyen yılda kaç tane yayın yapmış, kaç tane kongreye gitmiş, kaç tane bildiri sunmuş, kaç tane patenti var, kaç tane yüksek lisans, kaç tane doktora öğrencisi var, eğitime katkısı nedir? Birçok parametre var. Bu parametreleri inceliyoruz ve herkesin karnesini oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

“CİDDİ RAKAMLAR FARK EDECEK”

Desteklerde de fark olacağını belirten Rektör Prof. Dr. Akpolat, “Akademisyenlerden çalışanları el üstünde tutacağız. Çalışan önünü açacağız ve desteğini arttıracağız. Mesela bizim Bilimsel Araştırmalar Fonumuz var. Bu araştırma birimimizde diyelim çalışana bin lira veriyorsak, çalışmayana 10 lira, 5 lira vereceğiz. Böyle ciddi rakamlar fark edecek. Yani çalışmayan akademisyene ya da sıradan bir çalışmaya 100 lira verirsiniz, bir çalışan akademisyene bin lira verirsiniz gibi. Bu teşvikleri arttıracağız. Çalışan hocalarımızın araştırma görevlisi taleplerini hemen karşılayacağız. Diğer çalışmayan hocamıza ise ‘Zaten çalışmamışsın ki benden ne istiyorsun?’ diyeceğiz” ifadesini kullandı.

“BİR YARIŞ ORTAMI DA OLACAK”

Akademik İzlem Ofisi’yle akademisyenler arasında bir yarış ortamının da doğacağını belirten Rektör Akpolat, “Aynı şekilde şeyleri de fakültelerin karnelerini ve bölümlerin karnelerini de çıkartıyoruz. Mesela mühendislik fakültesi genel bir karnesi, bölümün makine mühendisinin ayrı bir karnesi oluyor. Makine mühendisliği gelip benden doktora öğretim üyesi, doçent, profesör kadrosu istediğinde ‘Arkadaş önce sen şunu yap. Ondan sonra gel benden kadro iste’ diyeceğim. şu an bu Akademik İzlem Ofisi hem önümüzü görmemize yardımcı olacak hem üst yönetimin ne yapacağını söyleyecek hem de bu şekilde çalışanla çalışmayanı ayırt edecek. Ayrıca akademisyenlerimiz Akademik İzlem Ofisi’yle bir de yarış haline girecekler. Şimdi makine mühendisliğinde 15 tane öğretim üyesi varsa kişi kendi sırasını görecek. ‘Ben 15-14’üncü sıradayım, neden 14’teyim niçin 2’nci sırada veya birinci sırada değilim’ diyecek. Böyle bir yarış ortamı da olacak. Bu yarış ortamını sağlarsak artık üniversiteyi kimse tutamaz” diye konuştu.

“İTÜ BUNU 4 YIL ÖNCE KURMUŞ”

İnönü Üniversitesi bu sistemle İnönü Üniversitesinin dünya sıralamasına girip girmeyeceğini ifade eden Rektör Akpolat, şunları kaydetti:

“Yani bugün başlasak dünya sıralamasına 20 yıl sonra girmek mümkün. Belki Türkiye sıralamalarında bir 5-10 puan yukarı çıkarsınız ama dünyada 5-10 puan yukarı çıkmak çok zor bir iş. O yüzden biz öyle 3 yıl sonra şuna gireceğiz, 5 yıl sonra buraya gireceğiz diye bir iddiamız yok. Bizim tek bir iddiamız var, biz akademisyenlerimizi teşvik edeceğiz, bu sistemi kuracağız. Biz sistemi kurmakla ilgileniyoruz şu an. Doğru bir sistemi kuracağız. Türkiye ve dünya örneklerini de inceledik. Şu an Türkiye'de en iyi örnek İstanbul Teknik Üniversitesinin. İTÜ bunu 4 yıl önce kurmuş. Aslında biz bu sistemi 4 yıl önce de düşündük, planladık ama pandemi ve depremler olunca çok geç kaldık. Bu sistemi bir yazılım marifetiyle yöneteceğiz. Bu yazılımı ya kendimiz üzerinde çalışacağız, geliştireceğiz ya da İTÜ'nün yazılımını buraya transfer edeceğiz. İTÜ kendi vücuduna, bünyesine göre birtakım elbise dikmiş. Bize uymayabilir. Çünkü İTÜ'de Tıp, Sosyoloji fakülteleri yok. Dolayısıyla bizim burada yapacağımız şey kendi bünyemize uygun bir yazılım geliştirerek iyi uygulama örneklerinden örnekler alarak bunu yapacağız. Bu olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi.”

“ÜNİVERSİTE HİZMETE HAZIR”

İnönü Üniversitesi halkla bir bütün haline geleceğini kaydeden Rektör Prof. Dr. Akpolat, “Zaten atadığımız yöneticilerimizle halkla bütünleşmeyi vaat ediyoruz. Diyoruz ki şehir-üniversite uyumuna önem veriyoruz. Şehre üniversitenin katkı sağlaması gerekiyor. Şehrimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda üniversite göreve ve hizmete hazır. Bu anlamda şehrin ihtiyacı neyse STK'larla ilişkilerimizi üst düzeyde tutacağız. Üniversite Rektörlüğümüzün ve diğer kurumlarımızın kapısı şehrin tüm ileri gelenlerine açık. Biz bunu zaten kendimize temel hedef olarak belirledik. İnşallah şehrimizle, insanımızla, akademisyenlerimizle beraber bu şehre bir şeyler katmaya çalışıyoruz. Bunun olmadığı yerde üniversitenin bir anlamı da yok zaten” açıklamasında bulundu.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ