Asrın felaketi olarak tabir edilen depremlerinden üzerinden 2 yıl geçse de Malatya hala çarşısına kavuşabilmiş değil. Çarşı merkezinde inşa çalışmaları sürerken çoğu vatandaş yapıların Malatya kültürü ve Anadolu çarşısında uzak bir mimariye sahip olduğunu ifade ederek umutla bekledikleri çarşı merkezi projesinin hayal kırıklığına neden olduğunu kaydettiler.

Malatya'nın çarşı merkezi projesi, inşa sürecine hızla devam edilmesine rağmen, bir türlü yerel halkın beklentilerini karşılayamamış gibi görünüyor. Proje, yüksek yapılarla şekillendirilen, soğuk bir mimariyle donatılmış, adeta bir labirenti andıran yapısıyla dikkat çekiyor. Projede, Malatya'nın kendine özgü kültürel ve tarihi dokusuna yer verildiği ifade edilse de, tasarımda büyük bir eksiklik olduğu görülüyor. Özellikle projenin insan ölçeğine uygun olmaması, ferahlık ve açıklık sunmaması, Malatyalılar tarafından sert bir şekilde eleştirilen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, sadece halkın değil, aynı zamanda mimarlık dünyasında da büyük bir yankı uyandırmış durumda. Birçok kişi, Malatya çarşı merkezi projesinin, Ankara'da, şehri tanımayan kişiler tarafından çizildiği eleştirisini defalarca dile getirmişti. Bu eleştiriler, projeye dair güven eksikliğini daha da arttırmış gibi görünüyor.

ŞEHRİN KARAKTERİNE UYGUN BİR DOKUNUŞ SUNUYOR

Adıyaman’da ise, Malatya'dan farklı bir yaklaşım benimsendi. Adıyaman çarşı merkezi, yatay mimariyle tasarlandı ve bu tasarım, Anadolu'nun geleneksel çarşı yapısını anımsatan bir izlenim yaratıyor. Projede, yerel kültürün ve değerlerin ön plana çıkması amaçlanarak insan odaklı bir anlayış benimsendi. Adıyaman'ın çarşı merkezi projesinde, Malatya'ya kıyasla daha fazla ferahlık, açıklık ve estetik açıdan sıcak bir atmosfer sunulmuş. Ayrıca, yatay mimari anlayışının benimsenmesi, projeyi daha insan dostu yaparak, şehrin karakterine uygun bir dokunuş sunuyor. Adıyamanlılar, kendi kültürlerine ve geleneklerine uygun bir projeyle yeniden inşa sürecine girmeyi başarıyor gibi görünüyor. Buna karşın, Malatya'da yaşanan bu süreç, şehrin kültürel kimliğine sahip çıkan bir proje ile şekillenmektense, sadece işlevsel ve estetik olmayan bir yapıya dönüşmüş gibi görünüyor. 6 Şubat depremlerinin ardından uzun bir süre geçmesine rağmen, Malatya çarşı merkezi projesinin hala Adıyaman'ın gerisinde kalmış olması, özellikle şehrin kültürel değerlerinin korunması gerektiğini savunan birçok kesim tarafından büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.

SOĞUK VE YABANCI BİR MİMARİ

Malatyalı vatandaşlar tarafından ‘Soğuk ve yabancı bir mimari’ olarak tanımlanan proje, özellikle halkın alışveriş yaparken kendini rahat hissedeceği bir ortam yaratmıyor. Hatta projenin karmaşık yapısının, alışveriş yapmak isteyenlerin çarşıda kaybolmasına neden olacağı dahi öne sürülüyor. Öte yandan, Adıyaman çarşı merkezi ise çok daha yalın ve yerel değerlere saygılı bir proje olarak kendini gösteriyor. Bu projede, vatandaşların yaşamını kolaylaştıracak açık alanlar, estetik olarak hoş yapılar ve insan merkezli bir tasarım öne çıkıyor. İnsanların rahatça dolaşabileceği, geleneksel Anadolu çarşısı izlenimi veren projeyle, şehir kültürüne değer katan bir yaklaşım benimsendi. Adıyaman’ın projedeki bu olumlu yaklaşımı, Malatya'dan farklı olarak, vatandaşlar tarafından daha çok beğeniliyor ve bu fark, yerel halkın memnuniyetini artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

“ÇARŞI KÜLTÜRÜ DE KAYBOLDU”

Yeniden inşa edilen çarşının Malatya’nın kültürünü yansıtmasını beklediklerini ifade eden Soner Kepez isimli vatandaş, “Burası bir çarşı değil, adeta bir alışveriş merkezi gibi olacak. Yetkililerden Malatya’nın ruhunu yansıtan bir proje bekliyorduk, ama bu proje bizim Malatya’mızdan çok uzak. Adeta bir okul veya cezaevini andıran han gibi bir bina yapılmış. Üstelik binalar birbirine çok yakın. Sadece bir adım atarak binalar arasında geçiş yapmak mümkün. Yarın bir deprem olduğunda bir bina yıkıldığında diğerlerini de etkileyecek. Aynı ev yaparken gibi bitişik nizamlı çok katlı işyerleri yapıldı. Deprem ile birlikte Malatya’nın çarşı kültürü de kayboldu” diye konuştu.

“KİMSEYE DANIŞILMADI”

Halime Çolak isimli vatandaş ise, “Depremden önce çarşı merkezi tabi ki çok güzel değildi yollar biraz dardı ama şimdi yapılan çarşıda geçiş yapılabilecek bir yol veya güzergah yok. Sanki labirent gibi yapılıyor. Daracık alana birçok yüksek katlı binalar sığdırmaya çalıştılar. Bu yapılar inşa edilirken de kimseye danışılmadı. Kendi kafalarına göre bir proje çizdiler ve sonuç ortada adeta etrafı yüksek katlı binalarla çevrili herhangi bir açık alan veya meydanı olan bir çarşı merkezi ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen, Malatya'daki çarşı merkezi projesinin hala tartışma konusu olması, şehrin yeniden yapılanma sürecinde kültürel kimlik, estetik değerler ve halkın ihtiyaçlarına uygun projelerin ön planda tutulması gerektiğini gösteriyor. Her ne kadar inşa süreci devam etse de, Malatya'nın kültürel kimliğine daha uygun bir projeye olan ihtiyaç, daha da büyümekte. Hem Malatya hem de Adıyaman çarşı merkezi projeleri, yeniden yapılanma sürecinin nasıl ilerlemesi gerektiğine dair önemli dersler sunuyor. Yerel halkın değerlerine, kültürüne ve yaşam tarzına saygı gösterilmesi, projelerin başarıya ulaşabilmesi için kritik bir etken. Adıyaman'ın yatay mimari ve insan odaklı yaklaşımı, Malatya’ya örnek teşkil ederken, Malatya'nın yüksek ve soğuk mimarisi, projelerin sadece teknik ve ekonomik yönlerinin değil, kültürel ve insana dokunan yönlerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

 

muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ