Memur-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’yla ilgili değerlendirme yaparak, önemli açıklamalarda bulundu.
2025 yılının ilk enflasyon rakamının ocak ayı enflasyonunun bugün TÜİK tarafından yüzde 5,03 olarak açıklandığını hatırlatan Söylemez, Hakem Kurulu kararı olan yüzde 6 artış oranının büyük bir kısmının ilk aydan itibaren eridiğini ifade etti.
“2025 İÇİN İSE YÜZDE 15 OLARAK GÜNCELLEMİŞTİ”
“Kamu görevlilerine ve emeklilerine neredeyse ocak ayı enflasyonu kadar-sadece 1 aylık-artış yapıldı. Ya da diğer bir ifadeyle Hakem’in Kararı hemen hemen 1 ayda eridi” diyen Söylemez, sözlerine şöyle devam etti:
“7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde Merkez Bankası; enflasyon tahminini 2024 için yüzde 33, 2025 için ise yüzde 15 olarak güncellemişti. Bugün ise Orta Vadeli Program’da 2025 yılsonu enflasyon tahmini yüzde 17,5 ve Merkez Bankası beklenti anketinde katılımcıların yılsonu enflasyon beklentisi ise yüzde 27,05 olarak kayıtlara geçti. 2025 yılı için Kamu Görevlileri Hakem Kurulu ise beklentiyi, tahmini ve gerçeği hiçe sayarak sadece yüzde 6 + yüzde 5 (yüzde 11) artış kararını layık gördü. Bu tablonun özeti; ‘Küreksiz kayığın yönünü dalga belirler’ cümlesinde olduğu gibi ‘Kamu görevlilerinin maaş artışını, enflasyon farkı belirler’ gerçeğine dönüşmüştür.”
“BELİRSİZLİĞİN OLDUĞU BİR SONUCA DOĞRU GİDİYOR”
Enflasyonun kamu görevlilerini ve emeklileri zorlamaya devam edeceğini kaydeden Söylemez, “Memur-Sen ile kamu işvereninin birlikte ortak akılla belirleyebileceği artışlar; ne yazık ki belirsizliğin olduğu bir sonuca doğru gidiyor. Suyun yolunu akıntının yönünün belirlediği öngörülemez maaş artışı ortamı terk edilmeli, piyasa gerçeğini esas alan, alın terinin karşılığını eksiksiz veren politikalar benimsenmelidir. 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında da kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin hem ocak hem de temmuz döneminin maaş artışını, enflasyon farkı belirleyecektir. İlk aydan oluşan enflasyon rakamı, elektrik faturalarında oluşan kademeli artış, alım gücü kaybının giderek düşmesi, enflasyona sebep olan haksız artışların baskılanmaması ve olması gereken maaş artışının gerçekleştirilmemesi; kamu görevlilerinin ve emeklilerinin geçim mücadelesini zorlamaya devam edecek” şeklinde konuştu.
“ÖNLEM ALINMALI”
Kamu işverenin acilen kayıpları görmesi gerektiğini belirten Söylemez, “Memur-Sen ve tamamında yetkili sendikalarımızla, 7 Ocak Salı günü Hazine ve Maliye Bakanlığı önünden seslendik. ‘Yırtık, dikişle kapatılabilecek durumdayken önlem alınmalıdır. Aksi takdirde zaman kaybedildikçe yama da tutmayacaktır’ dedik. Zaman geçiyor ve yırtık büyüyor. Kamu işvereni acilen kayıpları görmeli ve gereğini yapmalıdır” dedi.
“DAHA FAZLA YOL YÜRÜYEMEYİZ”
Hakemi 3 defa tecrübe ettiklerini dile getiren Söylemez, “Memur-Sen ve bağlı sendikalarımızın ‘toplu Sözleşme yoksa masada yokuz’ iradesi sonrası 2012 yılında yeniden düzenlenerek güncellenen 4688 sayılı Kanun; geçerliliğini yitirmiş, çözüm ve kazanım üretme kapasitesini bitirmiş, kamu görevlileri ve yetkili sendikalarının beklentilerine karşılık verme amacını tüketmiştir. 8.Dönem Toplu Sözleşme; bu kanunla sorunları görmez, çözüm üretmek için imkan tanımaz, hakemi işaret ederek kamu görevlilerini de emeklilerini de kaybetmeye mahkum bırakır. Gece gündüz verdiğimiz mücadeleyi ve masada akıttığımız teri görmezden gelen bir sistemle daha fazla yol yürüyemeyiz. Hakemi 3 defa tecrübe ettik, farklı sonuç göremedik. 4’üncüsünde sonucun farklı olacağına dair hiçbir umut ya da olumlu bir ışık görmüyoruz. Görünen köy kılavuz istemez” açıklamasına yer verdi.
“YENİ KANUN ARTIK HAYATA GEÇMELİ”
4688 sayılı Kanun acilen değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Söylemez, “Eksik toplu sözleşme, aksak sendikal haklar, grevsiz sendikal mücadele, yetersiz süre ve yasaklarla dolu örgütlenme hakkıyla 4688 sayılı Kanun; miadını doldurmuş, ömrünü tamamlamıştır. ‘Ya kabul edersiniz ya da Noter usulü çalışan Hakem orada’ anlayışı terk edilmeli; zamanımız, imkanımız ve fırsatımız varken 4688 sayılı Kanun acilen değiştirilmelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başlatmış olduğu çalışmayı olgunlaştırmalı, tarafların kararlarını esas alan, uluslararası sözleşmelere uygun, sendikal mücadelenin ve yetkinin hakkını teslim eden yeni Kanun için kamu kurum ve kuruluşlarıyla sendikaları bir araya getirmeli, ortak akıl, farklı bakış açısı, haklı beklentileri görecek yeni Kanun artık hayata geçmelidir. Amacı yasaklayan, kapsamı sınırlayan, tarafları baskılayan, hakemiyle kaybettiren, yetersiz süresiyle etkisizleştirilen, grevsiz anlayışıyla evrensel sendikal haklarla çelişen bir kanun olamaz” ifadelerine yer verdi.
muhabir: TAHİR ÖZÇELİK
