Fırat Havzası'nı iklim şoklarına karşı korurken kırsal nüfusu kalkındıracak dev adım Malatya'dan atıldı. 28. Kayısı Festivali ve Fuarına katılmak için Malatya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı “Bugünün anormalleri artık hayatımızın normali haline gelmiştir. Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi ile ormanı, suyu, toprağı ve üreticiyi destekleyen sürdürülebilir bir model hedefliyoruz” dedi. Proje kapsamında 6 ilde 40 bin haneye ulaşılacağını belirten Yumaklı, “Tarımsal üretimden yenilenebilir enerjiye kadar birçok alanda kredi ve hibe desteği sağlayacağız” ifadeleriyle de kırsal istihdama ve üretime can suyu verileceğini müjdeledi.

Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi Lansmanı İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde yapıldı.

Yoğun katılımın sağlandığı programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, ormanların tüm canlı ve cansız varlıklarıyla bir bütün olduğunu, bu ekosistemin en değerli unsurunun ise orman köylüleri olduğunu vurguladı. Vatandaşların refah içinde yaşamalarını hedeflediklerini belirten Karacabey, zorlu arazi şartlarında yürütülecek çalışmalarla yağmur sularının felakete değil berekete dönüşmesini sağlayacaklarını ifade etti. Türkiye'nin 1970'lerde yıllık 500 milyon ton olan toprak kaybını büyük oranda azalttıklarına dikkat çeken Karacabey, yeni çalışmalarla hem toprak ve su kaybını önlemeyi hem de doğal kaynakların ömrünü uzatmayı amaçladıklarını belirtti.

“ERKEN DÖNEMDE ELDE EDİLECEK SONUÇLAR BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTA”

Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Türkiye Temsilcisi ve Ülke Direktörü Liam Chicca ise,

“Fırat Projesi Aralık 2026'da yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana çok iyi bir ve kapsamlı yatırımın temellerinin atıldığı önemli bir başlangıç sürecinden geçmiştir. Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nden edinilen deneyimler üzerine inşa edilen Fırat Projesi güçlü ulusal sahiplenme, illerin ihtiyaçlarına karşılık veren yapısı, kanıtlanmış havza rehabilitasyon yaklaşımı ve Fırat Nehri Havzası'ndaki 6 ilde yer alan hedef mikro havzalarda yaşayan yaklaşık 40 bin kırsal hanenin dirençliliğini, üretkenliğini ve refahını artırmaya yönelik ortak hedefiyle Türkiye için örnek teşkil edecek nitelikte bir yatırım olmak için gereken tüm unsurlara da sahiptir. Bu proje ayrıca 2026-2030 Ülke Stratejik Fırsatlar Programı (COSOP) kapsamında belirlenen ortak hedeflerimize doğrudan katkı sağlayacaktır. Fırat Projesi bütüncül havza rehabilitasyonunun, iklim değişikliğine uyum, finansal mekanizmaları ve toplum temelli uygulamalar konusunda IFAD'ın Türkiye'yle yürüttüğü politika çalışmalarını da güçlendirebilir. Bu proje ayrıca Güney-Güney ve güçlü işbirliği için bir platform işlevi görerek Türkiye'nin havza yönetimi, ormancılık, kırsal altyapı ve tarım teknoloji alanlarındaki deneyimlerini de benzer sorunlarla karşı karşıya olan ülkelerle paylaşılmasına imkan sağlayabilir. Fırat Projesi'nin başarısı kırsal nüfusun yaşamında gözle görülür iyileşmeler sağlayabilmesiyle ölçülecektir. Erken dönemde elde edilecek sonuçlar güven oluşturma, projenin değerini ortaya koyma ve uygulama sürecine de ivme kazandırma açısından büyük önem taşımaktadır. Tüm bu süreçte bölgesel ve il düzeyindeki liderlik de büyük önem taşımaktadır. Fırat Projesi'nin yerel ihtiyaçlara etkin bir şekilde cevap verebilmesi, hedef kitlelere ulaşabilmesi ve uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek sorunların hızlıca çözüme kavuşturulabilmesi için bu liderlik belirleyici olacaktır. Ayrıca ulaşmayı hedeflediğimiz kesimler arasında kadınlar, gençler ve depremden etkilenen vatandaşlar olacaktır. IFAD aynı zamanda hem Tarım ve Orman Bakanlığı'yla hem de GEF'le olan ortaklığına büyük önem vermektedir ve IFAD'ın 14. Fon yenileme dönemi açısından da bu projenin amaçları ve aynı zamanda uygulaması oldukça önemlidir. Tabi bunun içerisinde de güçlü piyasa entegrasyonu aynı zamanda kırsal istihdam oldukça önem arz etmektedir bu amaçlarımız doğrultusunda. Aynı zamanda iklime olan dirençliği artırmak, çatışma ve ekonomik şoklara karşı da yine aynı zamanda dirençliği artırmak temel hedeflerimiz arasında. Önümüzdeki dönemde de destek vermeye hazır olduğumuzu da özellikle ifade etmek isterim”

şeklinde konuştu.

“DEPREMLE SARSILAN ŞEHİRDE BU PROJELER ÖNEMLİ”

Vali Seddar Yavuz ise,

“Malatya birçok özelliğiyle öne çıkabilir ama tarımsal potansiyeliyle daha da öne çıkan bir şehir olarak tanımlayabiliriz. Başta kayısı üretimi olmak üzere tarla bitkileri alanında önemli bir potansiyele sahip. Geçen yıl çok ciddi bir ziraat donla karşılaştık. O gün yaklaşık 7.8 milyar TL civarında bir katkı sunarak çiftçilerimizin uğramış olduğu mağduriyet büyük ölçüde giderilmiş oldu. Eminim ki depremle sarsılan ama bugün tekrar ayağa kalkan ve geleceğe umutla bakan bir şehirde böylesi güzel projelerin de hayata geçirilmesi fevkalade önemli”

diye konuştu.

“PROJEDEN 6 İL FAYDALANACAK”

Projeyi detaylandıran Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da,

“Tanıtım projemizi, daha doğrusu bu projenin tanıtımını Malatya'da yapıyoruz ancak hepinizin malumu bundan altı ilimiz Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa'da faydalanmış olacak. Doğa kaynaklı gelişmeler, bize iklim değişikliğinin artık hayatımızın içerisinde çok önemli bir etken olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde orman yangınlarından sellere, taşkınlara kadar birçok maalesef olumsuz bir şekilde hayatı etkileyen doğa olaylarını müşahede ediyoruz. Malatya'da geçtiğimiz yıl hepimiz şunu söylüyorduk, gerçekten biz tarihte böyle bir zirai don görmedik. Neredeyse Malatya için son derece önemli olan kayısıdan ağaçlarda bir tane bile yoktu, çiçeği yoktu, yaprağı yoktu. Bunlar bize şunu gösteriyor, bugünün anormalleri artık bizim için hayatımızın normali haline gelmiştir. Ne yapmak gerekir? Artık kendimizi buna göre hazırlamamız bütün yaptığımız işleri buna göre düzenlememiz gerekir. Bizim hedefimiz sadece iyi geçen yılların değil kurak geçen yılların en azından sürdürülebilir bir üretim için hazır olması adına gayret ediyoruz. İşte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi de bunlardan bir tanesi. Bu projede neyi amaçlıyoruz? Ormanı, suyu, toprağı ve bütün bunları kullanacak olan üreticiyi destekleyen kırsalda yaşamı daha sürdürülebilir bir hale getiren bütüncül bir kalkınma modelini hayata geçirmek arzusundayız.  Bakanlığımız, Orman Genel Müdürlüğümüz ve IFAD'ın 'la birlikte bu projenin yürütülmesinde ayrılan bütçe 86 milyon avro. 2031 yılına kadar devam edecek bu çalışmalar kapsamında 6 ilimizde, 39 ilçemizde, 400 orman köyümüzde ve 40 mikrohavada yaklaşık 40 bin hanemize inşallah ulaşmış olacağız. Aslında birbirini tamamlayan ve sürdürülebilirliği sağlayan bir devam projesi olarak değerlendiriyoruz. Fırat Havzası elbette ülkemiz açısından birçok önemi var ama aynı zamanda üretim, enerji ve suyun da tam da kalbi. Bu havzada yapılacak olan yatırımlar sadece bugünümüz için değil, aynı zamanda bizim evlatlarımızın yarının inşası için de son derece önemli. Bu proje kapsamında toprak muhafaza ve sel kontrolü, ormanlaştırma, ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirilecek ve özellikle de mera ıslahı konusunda da önemli çalışmalar olacak. Hayvan içme suyu tesislerinden farklı kırsal altyapıya kadar pek çok yatırımla inşallah bölgenin üretim gücünü artıracağız. Artık anormal hava olayları yaşıyoruz. Onların içerisinde belki de en sinsi düşman erozyon. Dolayısıyla bu yapılacak olan çalışmalar hem erozyon riskini azalt kaldırırken aynı zamanda su tutma havzalarımızın da hızlıca dolmasını engelleyecek yani çifte bir faydayı sağlamış olacağız”

cümlelerine yer verdi.

“PROJE KAPSAMINDA BİRÇOK ALANDA KREDİ VE HİBE DESTEĞİ SAĞLANACAK”

Asıl gücün havzada yaşayan insanların olduğuna vurgu yapan Bakan İbrahim Yumaklı daha sonra şöyle konuştu:

“Bir bölgeyi, bir havzayı sadece güçlü kılan doğal kaynakları değil. Asıl güç o havzada yaşayan insanlarımızdır. Bu sebeple ulaşabildiğimiz her yere ulaşacağız. Köy toplantılarıyla, üreticilerimizle yaptığımız sohbetlerle, kadınlarla, gençlerle, üniversitelerle ve tüm kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Bu ne demek? Aslında bir cümleyle özetleyelim. Ortak aklı hep birlikte harekete geçirmiş olacağız. Ormanlarımızı korumanın en etkili yollarından bir tanesi de orman köylüsünü geliştirmektir. Bu anlayışta ORKÖY Projelerimiz var. Bunlardan da orman köylülerimizi faydalandırmaya devam ediyoruz. Peki Fırat projesi kapsamında ne olacak? Tarımsal üretimden modern sulamaya, enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, hayvancılıktan seracılığa, tıbbi ve aromatik bitkilerden odun dışı orman ürünlerine kadar birçok alanda kredi ve hibe desteği sağlamış olacağız. Tabii sadece bunları üretmek yetmez. Aynı zamanda bunların katma değerli bir hale getirilmesi gerekir. Özellikle de kadınların ve gençlerin bu üretimin içerisinde olmasını önemsiyoruz. Son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarımda, ormancılıkta ve su yönetiminde adeta çağ atlattık. Üretimimizi artırırken doğal kaynaklarımızı da korumak, yani bir koruma kullanma dengesini oluşturmakta çok kıymetli. Fırat Projesi de bu vizyonun en önemli ayaklarından bir tanesi. Burada ortaya konulacak olan model sadece bu havza için değil ülkemizin diğer bölgeleri içinde bir örnek teşkil edecek.”

HANİFE SARI