Battalgazi Devlet Hastanesi’nde 3-9Kasım Organ Bağışı Haftası münasebeti ile bir konferans gerçekleştirildi. Konferansa Başhekim Yardımcısı Abdullah Turgut, Anestezi Uzmanı Buket Tural, hekimler ve sağlık personelleri katıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Abdullah Turgut, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında her yıl çeşitli etkinlikler düzenlediklerini kaydetti.

“HEKİMLERİMİZ NAKİL YAPMAYA HAZIRLAR”
Organ bağışında en büyük sıkıntının ailelerin ikna edilmesi olduğunu belirten Turgut, “Öldükten sonra organlarım toprak olmasın, birilerine can olsun teması ile bu yıl böyle bir program düzenledik. Organ bağışında farkındalık, bir hassasiyet oluşturmak için böyle programlar düzenliyoruz. Sağlık Bakanlığı il ve ilçelerde birçok hastanede koordineli olarak sisteme hazır ama ikna sürecinde sıkıntımız oluyor. Dolayısıyla beyin ölümü gerçekleşip organ nakline müsait olan vakalarda aileleri ikna ederek bir başka kişinin hayatını kurtarmak, onlara can olmak için bu süreçte bütün sağlık personellerimizden yardım istiyoruz. Dünyada 105 ülkeden 1 milyon kişinin organ bağışı beklediği her yıl 100 bin insanın uygun organ bulamadığı için yaşamını yitirdiği bilinmektedir. Dolayısıyla şimdiye kadar ülkemizde 25 bin organ bekleyen vatandaşımız var 2024 yılını da buna eklersek toplam 30 bin vatandaşımız organ bekliyor. Bu insanlara ümit olmak, tekrar hayata dönmeleri, tekrar ailelerine kazandırmak için sizlerin bu ikna sürecinde sağlıkçı olarak beyin ölümü gelişmiş vakaların organlarını bir başka insana naklederek biz ülkemizde sağlık teşkilatı olarak büyük hastanelerimizde, nakil hastanelerimizde bu artık çok büyük 7’li çapraz vaka olarak nakiller oluşmakta. Örneğin kornea nakli en basit organ nakli olup şu an pankreas ve ince bağırsak’a kadar hekimlerimiz nakil yapmaya hazırlar. Sizlerden sağlıkçı olarak özellikle toplumda farkındalığı birer temsilci olarak oluşturup organ bekleyen insanların hayata dönmeleri, aileleri ile mutlu yaşamaları için bu sürece hepimizin katkı vermesi gerekiyor” diye konuştu.

“İKİ BAĞIŞ TÜRÜ VARDIR”
Başhekim Yardımcısı Abdullah Turgut’un ardından bir sunum gerçekleştiren Anestezi Uzmanı Buket Tural ise organ nakli hakkında bilgi vererek, “Organ nakli, tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeni ile görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine sağlam organın konulmasıdır. Burada organ bağışlayan kişi canlı veya ölmüş biri olabilir. Organ nakli ile ilgili bir kanun var. Organ naklini düzenleyen yasa 1979 yılında 2238 sayılı organ ve doku alınması, saklanması ve nakli ile ilgili bir kanun. 18 yaş üstü her birey kendi hür iradesi ile organ bağışçısı olabilirler. Bir kişinin organlarının alınabilmesi için öncelikle beyin ölümünün gerçekleşmiş olması gerekiyor. Kişi hayattayken ‘Ölümümden sonra organlarımı kesinlikle vermek istemiyorum’ gibi bi beyanda bulunduysa onun organlarını alamıyoruz. Kişi hayattayken organ bağışında bulunmuş dahi olsa ölümünden sonra yine aileye, 1. Derece yakınlarına soruluyor eğer bu yakınları onay verirse o zaman organlarını alabiliyoruz. Kişi hayatta iken eğer organlarım alınsın veya alınmasın diye herhangi bir beyanda bulunduysa o zaman tekrar aileye sorulur aile izin verirse o zaman organ naklini yapabiliyoruz. Ama kornea nakli için böyle bir zorunluluk yok, kornea izin alınmadan da kullanılabilir. Organ bağışında iki bağış türü vardır. Biri canlıdan canlıya biri de ölmüş insanlardan canlıya şeklinde. Sadece canlıdan canlıya organ naklinde böbrek, karaciğer ve kemik iliğini kullanabiliyoruz. Bir böbrek, karaciğerin bir parçası ve kemik iliği şeklinde nakil yapabiliyoruz. Diyanet İişleri Başkanlığı organ bağışının caiz olduğunu açıklamıştır. Ancak burada bazı şartlar sunulmuştur. Organ bağışının hayati olması gerektiği ve hayati olduğunun bir hekim tarafından tespit edilmesi gerektiği şartı sunulmuştur. Taraflar arasında herhangi bir maddi, manevi alışverişin olmaması şartı var. Bir de tedavisi yapılacak hastanın kendisinin de bu nakle razı olması gerekiyor. Bağışlanan organlar zengin, fakir, din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın doku ve kan grubu uyumunu göre tıbbi acileyet göz önünde bulundurularak yapılıyor. Önce acil hastalar taranıyor, uygun acil hasta yoksa sırada bekleyen hastalara nakil gerçekleştiriliyor. Bütün işlemler kayıt altına alınarak belgeleniyor” ifadelerini kullandı.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
