20'lik dişler ve diş dökülmeleri hakkında bilgi veren Diş Hekimi Baran Miraç Peker, Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

20’LİK DİŞLER HANGİ DURUMLARDA ALINMALI?

Yaptığı açıklamada Baran Miraç Peker öncelikle 20’lik dişlere yönelik konuşarak şunları ifadeleri kaydetti: “Ateşin icadından daha önceki dönemlerde insanlar daha çok çiğ besinlerle beslendikleri için 20'lik dişler öğütücü dişler olarak kullanılmaktaydı. 20'lik dişler bizim üçüncü azı dişlerimizdir aslında, öğütücü dişler diye bildiğimiz dişler. İnsanın evrimleşmesi sürecinde bu dişler, artık fonksiyonunu kaybettiği için çok ihtiyaç duyulmayan bir pozisyona gelmiş durumda. Genetik olarak bazı insanlarda 20'lik diş hiç oluşmayabiliyor. Bir tane, iki tane oluşabiliyor. Normalde ağzımızın dört bölgesinde sağ, sol, alt, üst bölgelerinde birer tane bulunmaktadır. 20’lik diş olabiliyor, olmayabiliyor,  düzgün gidişat gösterebiliyor, kemik içerisinde gömülü kalabiliyor, pozisyonu tamamen yer değiştirmiş, yani düz durması gerekirken yatay durabiliyor, kemik içerisinde kalabiliyor. Bir yönündeki dişin köküne doğru uzayıp arada boşluk kalabilecek şekilde yarım sürebiliyor buna benzer birçok şekilde 20'lik dişler ağız içinde bulunabiliyor. Eğer gömülü veya ağız içerisinde herhangi bir problem çıkarmayacak şekilde sürmüşse, fonksiyona katkısı varsa, hastamızın da herhangi bir şikayeti yoksa 20'lik dişleri takip edebiliyoruz.  Ağız içerisinde kendisine yer süren en son dişlerimiz 20'lik dişler, yani daimi dişler, en son çıkan dişlerimiz. Ağız içerisinde yeterli yer bulamadıysa, öndeki dişi zorluyorsa, etrafındaki yanak kısımlarını ve kemik dokusunu zorluyorsa, orada kist oluşturmaya, enfekte doku oluşturmaya  sebebiyet veriyorsa veya bir sorun çıkarmışsa alınması gerekiyor. Bir de tam olarak gömülü dişler var. Tam olarak gömülü kalan 20'lik dişler. Onlar tamamen kemiğin içerisinde kalıyorlar. Etraftaki herhangi bir sinir dokuya veya kemik dokuya zarar veren bir pozisyonu, durumu yoksa eğer steril diye tabir ettiğimiz 20'lik diş konumundaysa, yine bir sorun problem çıkarmadığı sürece belirli aralıklarda takibini öneriyoruz. Günlük hayatımızı zorlaştıran ağrı, sızı, yerine sığmadığından dolayı orada sürekli şişme veya damağı, yanağı çiğneme gibi durumlara sebebiyet veriyorsa da çekimleri gerekiyor. Daha çok tedavi ettiğimiz dişler değil. Dediğim gibi fonksiyona çok fazla katkıları olmadığından, bir problem çıkardığı durumda o dişin oradan alınması ve o bölgenin rahatlatılmasını gerektiğini düşünüyoruz.”

“ÇOCUKLARDA BELİRLİ SIKLIKLARDA DİŞ ÇEKİMİ ÇOK ÖNEMLİ”

Yaşlılarda ve çocuklarda yaşanan diş dökülmelerinden de kısaca bahseden ve bu noktada dikkat edilmesi gerekenlere işaret eden Baran Miraç Peker, “Yaşlılarda ve çocuklarda diş dökülmesi farklı oluyor.  Çocuklarda belirli bir yaşa geldikten sonra bu ortalama yaş verilebilecek olursa 12 yaşına kadar ağızda süt dişleri bulunuyor. Süt dişlerinin iki fonksiyonu var temelde. O yaşa kadar dişlerin çiğneme, konuşma fonksiyonlarını yerine getirmesi bir diğer en önemli görevi de alttan gelecek olan daimi dişlere, kalıcı dişlere yer tutması. Yani sağlıklı bir şekilde ağız içinde kalarak kalıcı dişlerinin yerlerini koruması gibi en büyük iki fonksiyonu vardır süt dişlerinin. Çocuklardaki o bahsettiğimiz diş kayıpları süt dişlerinin kaybı. Zaten belirli bir yaşa kadar dökülme oluyor ortalama 12 yaşına kadar bu dişe göre değişiyor. Ön bölgelerde, arka bölgelerde farklı dişler farklı yaşlara kadar ağızda kalması gerekiyor. Çocuklardaki diş kayıpları daha çok süt dişlerinin artık ömrünü tamamladığı, köklerinin eridiği ve alttaki kalıcı dişin gelme zamanı geldiği için kaybedilen dişler. Süt dişleri için ayrıca şunu söyleyebilirim. Her dişin belirli bir yaşa kadar altındaki diş sürene kadar ağızda kalması lazım. Ağızda da sağlıklı ve alttaki dişe zarar vermeyecek şekilde fonksiyon görür halde kalması lazım. O yüzden özellikle çocuklarda belirli sıklıklarda diş çekimi çok önemli. Çünkü düşmesi gereken zamanlar çok da erken zamanlar düşen bir süt dişi veya derin çürükle farklı bir sebeple enfekte olan bir süt dişi altındaki kalıcı dişe zarar verebiliyor. Zarar verdikten sonra ileriki yaşlarda yani belirli bir yaştan sonra çıkıp ömür boyu kalması gereken sağlıklı dişlerimizin şimdi de önceden prognozunu bozmuş olabiliyor. O yüzden süt dişleri için belirli aralıklarla kontroller buna 3 ay 6 ay diyebiliriz. O çocuğun durumuna göre hekimin yönlendirilmesiyle belirlenecek bir şey. Muhakkak kontrol edilip süt dişleri olabildiğince ömrünü doldurduğu seviyeye kadar sağlıklı ve fonksiyonu destekleyecek şekilde ağızda kalması lazım. Ama yetişkinlerde, yaşlılarda bahsettiğim diş kayıpları, kendi, kalıcı ömür boyu yoldaşlık yapması gereken dişlerin birçok problemden toplumumuzda en çok gördüğümüz diş destek dokularının, diş eti ve kemik problemlerinden kaynaklı, o dişi orada tutan destek dokuların yitirilmesi sonucu, diş kaybı veya derin çürükle dişin çok harap hale gelmesi tedavi edilebilir durumu yitirmesi sonucu kaybedilmesi oluşur. Yani çocuklarda ve yaşlılarda diş kaybı diş çekilmesi, dökülmesi farklı durumlar aslında” şeklinde konuştu.

 Son olarak protetik işlemler içinde bilgilendirmelerde bulunan Baran Miraç Peker, “Protetik işlemler ise birçok sebepten olabiliyor. Diş kaybedildiği için yerine yeniden fonksiyonu sağlayan bir diş eklenmesi için olabiliyor. En çok bu sebeple kullanıyoruz zaten. Farklı estetik amaçlı somatik amaçlı uygulamalar için de protetik çözümlere başvurabiliyoruz. Mesela dişlerde büyük harabiyetleri, çürükleri artık dolguyla hizalanıp sağlıklı bir hale, kalıcı hale getirebiliyoruz. Gelemeyecek olan dişlerde protetik çözümler düşünebiliyoruz. Yaşlılarda birçok sebepten çürükten veya diş destek dokuları problemlerinden dolayı dişler yitirilince fonksiyon sağlaması için yerine yeni dişlerin yapılması protez sonuçta protetik dediğimiz durumda implant üstü veya sabit protezler implant üstü sabit protezler veya hareketli protezler ile hastanın uygunluğuna göre hangi tedavi seçeneğinin daha iyi olacağına göre bir değerlendirme, muayene yapılarak başvurduğumuz yöntemdir” diye konuştu.  

Muhabir: HANİFE SARI