Malatya’nın Arapgir ilçesinde geçmişten günümüze ulaşan tahta çivili ayakkabı geleneği, son ustası Erol Hakan’ın ellerinde yaşamaya devam ediyor. Bu mesleği babasından öğrendiğini belirten Hakan, dikiş makinelerinin ve güçlü yapıştırıcıların bulunmadığı dönemlerden kalan ayakkabı yapım tekniğini bugün hâlâ aynı geleneksel yöntemlerle sürdürüyor.
“Ben bu işi babamdan öğrendim. Tahta çivili ayakkabı üretiyoruz Arapgir'de” diyen Hakan, bu mesleğin Türkiye’de bir dönem yaygın olduğunu ancak günümüzde ustasının kalmadığını söyledi.
“BEN TAHTA ÇİVİLİ AYAKKABIYI YAPAN SON USTAYIM”
Mesleğin 80-90 yıl önce Türkiye’nin birçok yerinde yapıldığını anlatan Hakan, bugün ise bu geleneği sürdüren ustaların kalmadığını belirterek, “Önceden Türkiye'de yapılıyordu. Bu işi herkes yapıyordu. Onlara göre çiviler yapılıyordu ama şu anda biz bu çivileri Almanya'dan temin ediyoruz” ifadelerini kullandı. Hakan, elindeki sınırlı sayıdaki tahta çivilerle üretime devam ettiğini belirterek, “O çivileri bulabildiğimiz müddetçe, sağlığımız el verdiği müddetçe de tahta çivili ayakkabıları Arapgir'de üretmeye devam edeceğiz” dedi.
TAHTA ÇİVİNİN SIRRI: ISLAK KÖSELE
Tahta çivili ayakkabının en önemli özelliğinin dayanıklılığı olduğunu ifade eden Hakan, üretimde kullanılan yöntemin ayakkabıyı uzun ömürlü hale getirdiğini söyledi. Hakan, “Köseyı nemliyken çakıyoruz çivileri. Nemde ağaç genleşince deriyle taban köseyle tamamen bütünleşiyor, gayet sağlıklı oluyor” dedi.
Ayakkabıların aşınma sürecinde tahta çivilerin de tabanla birlikte aşındığını belirten Hakan, “Köseler aşındıkça çivi de beraberinde aşındığı için herhangi bir yıpranma payı filan olmuyor. Gayet sağlam oluyor” diye konuştu.
“İÇİ DIŞI TAMAMEN DERİ”
Ürettiği ayakkabıların doğal malzemelerden oluştuğunu vurgulayan Hakan, ayakkabıların iç ve dış kısımlarında farklı deri türleri kullandığını belirtti. Hakan, “Ayakkabılarımız sonunda içi dışı tamamen deridir. Dış kısımlarını dana derisinden yapıyoruz. İç kısımlarımızı keçi derisinden yapıyoruz, terletmiyor, koku yapmıyor” ifadelerini kullandı. Doğal yapısı nedeniyle ayakkabıların tercih edildiğini söyleyen Hakan, “Sağlıklı, doğal” dedi.
“TALEP ÇOK AMA YAPAN ADAM YOK”
Tahta çivili ayakkabıya ilginin devam ettiğini ancak mesleği sürdürecek yeni ustaların yetişmediğini belirten Hakan, en büyük sorunun mesleğe yeni insanların kazandırılamaması olduğunu söyledi. “Tahta çivili ayakkabıya ilgi, alaka çok ama yapan adam yok. Kimse gelip çalışmıyor. Kimse gelip öğrenmedi” diyen Hakan, devlet tarafından mesleğin devamı için destek sağlandığını ancak buna rağmen çırak bulamadığını ifade etti. Hakan, “Devlet maaş da verdi, yanımda gelip çalışmaları için ama maalesef kimse gelmedi. Kimse öğrenmedi” diye konuştu.
“MESLEĞİ ÇOCUKLARIMA MİRAS BIRAKMAK İSTERDİM”
Yıllardır sürdürdüğü mesleğin gelecek kuşaklara aktarılmasını istediğini belirten Hakan, kendi çocuklarının da farklı şehirlerde yaşamaları nedeniyle mesleği devralmalarının mümkün olmadığını söyledi. Hakan, “Kendi çocuklarıma bu mesleği miras olarak bırakmak isterdim tabii. Büyük oğlum biraz bilir, onlar da artık Arapgir’de değiller. Birisi Ankara’da, birisi İzmir’de devlet memurları, onlar daha gelip bu işi yapmazlar” dedi.
ÇİVİLER ARTIK ALMANYA’DAN GELİYOR
Geçmişte Türkiye’de üretilen tahta çivilerin günümüzde Almanya’dan temin edildiğini belirten Hakan, kullanılan ağacın da değiştiğini anlattı. Hakan, “Bu tahta çivi Türkiye'de yapıldığı zaman fırınlanmış kayın ağacından yapılıyordu. Şu anda Almanya'dan getirdiklerimiz huş ağacından yapılıyor” dedi. Çivilerin dayanıklılığını tahlil ettirdiklerini belirten Hakan, üretimde kullandıkları yöntemin temelinde ağacın nemle genleşmesi olduğunu vurguladı.
İKİ GÜNDE BİR AYAKKABI ÜRETİYOR
Geleneksel yöntemle üretim yapan Hakan, bir çift ayakkabının hazırlanmasının yaklaşık iki gün sürdüğünü söyledi. Hakan, “İki günde bir tane ayakkabı yapıyoruz. Talep çok” dedi.
Tahta çivili ayakkabıların yalnızca geleneksel amaçlarla değil, gündelik yaşamda da kullanılabildiğini belirten Hakan, “Gündelik giyilebiliyor” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA GÖNDERİYOR
Arapgir’de ürettiği tahta çivili ayakkabıları Türkiye’nin farklı illerine ulaştırdığını belirten Hakan, “Türkiye'nin her tarafına kargoyla ayakkabı gönderiyorum” dedi. Coğrafi işaret tescil belgesine sahip olan mesleği yaşatmaya çalışan Hakan, geçen yıl Ankara’da Dünya Ahilik Ödülü’nü aldığını da belirterek, tüm zorluklara rağmen tahta çivili ayakkabı üretimini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
HANİFE SARI