Rapor, Türkiye’de iklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki en önemli ve belirgin etkisinin kuraklık olacağını öngörüyor. Tarımsal ekosistem hizmetlerinin zayıflaması, ürün verimlerinin düşmesi, tarım ürünlerinde fiyat artışları, üretici gelir ve istihdam kayıpları ile sektörel daralma, bitkisel üretimde beklenen en kritik riskler olarak sıralanıyor. Bu etkilerin tarımda yaşanması, gıda güvenliği başta olmak üzere ekonomik ve sosyal alanlarda da derin sonuçlar doğuracak.
1990-2019 DÖNEMİNDE KURAKLIK TEHLİKESİNE MARUZ KALAN BÖLGELER
Raporda, 1990-2019 yılları arasındaki tarımsal alanlar analiz edilerek kuraklık riski yüksek bölgeler tespit edildi. Buna göre Ege, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde birçok ilin tarımsal alanlarının kuraklığa karşı yüksek duyarlılık gösterdiği belirlendi. Malatya da bu yüksek risk grubunda yer alan illerden biri olarak dikkat çekiyor.
TARIMSAL YOĞUNLAŞMA VE RİSK İLİŞKİSİ
Rapor, tarımsal yoğunlaşmanın da riskleri artıran önemli bir faktör olduğuna işaret ediyor. Tek bir ürün üzerine yoğunlaşan illerde tarımsal üretimin kuraklığa karşı hassasiyetinin daha fazla olduğu vurgulanıyor. Örneğin, yoğun buğday üretimi yapılan bölgelerde kuraklık etkileri daha ağır yaşanabiliyor.
UYUM KAPASİTESİ VE BÖLGELER ARASI FARKLAR
Bitkisel üretimde uyum kapasitesi; işletme başına düşen sigorta poliçesi sayısı, sulama randımanı ve sulama sistemlerinin etkinliği gibi kriterlerle ölçüldü. Yapılan değerlendirmede özellikle Trakya, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde uyum kapasitesinin görece yüksek olduğu belirlendi. Bu bölgelerdeki çiftçiler ve üreticiler, kuraklık riskine karşı bazı önlemler alabilme imkanına sahip olsa da, yine de riskin varlığı sürüyor.
MALATYA EN YÜKSEK RİSKLİ İLLER ARASINDA
Malatya, raporda yer alan 12 il ile birlikte kuraklık riski en yüksek iller arasında gösterildi. Konya, Karaman, Isparta, Mersin, Giresun, Sivas, Kahramanmaraş, Hatay, Kars, Ağrı ve Van ile birlikte Malatya, bitkisel üretimde kuraklık tehdidine karşı ciddi bir savunmasızlık içinde bulunuyor.
İç Anadolu Bölgesi illerinin uyum kapasitesi yüksek olsa da, bu illerdeki bitkisel üretimin kuraklık riski çok yüksek ve yüksek seviyelerde tespit edildi. Bu durum, uyum kapasitesi yüksek olsa bile iklim değişikliğinin ciddi etkilerinin önüne geçilmesinin kolay olmadığını ortaya koyuyor.
TARIM SEKTÖRÜNDE ÖNEMLİ UYARILAR VE BEKLENTİLER
Rapor, Türkiye’de tarımın ve özellikle bitkisel üretimin geleceği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Kuraklık nedeniyle tarımsal verim düşüşü, gelir kayıpları ve üretim daralması yaşanması beklenirken, bunun gıda arz güvenliği, çiftçi geçim kaynakları ve yerel ekonomiler üzerinde derin etkileri olacak.
Uzmanlar, Malatya gibi yüksek riskli illerde sürdürülebilir tarım uygulamalarının, modern sulama tekniklerinin ve etkin su yönetiminin hızla yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlayabilmesi için devlet desteklerinin artırılması ve bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması önem taşıyor.
Malatya’nın da içinde olduğu 12 ilin tarımsal kuraklık riskinde en üst seviyede olması, önümüzdeki dönemde bölge tarımı ve ekonomik yapısı için ciddi alarm zilleri çalıyor. Bu riskin azaltılması için acil ve kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi, Malatya ve benzeri bölgelerin geleceği için hayati önemde bulunuyor.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT