“Kentin Ruhunu Betona Kurban Ettiler”

Gündem Malatya programında konuk olan gazeteciler, 6 Şubat depremlerinin ardından şehrin sahipsiz bırakılan tarihi ve kültürel mirasını sert sözlerle masaya yatırdılar . Selçuklu eseri Kervansaray’ın atıl durumda bırakılmasını ve ticarileşen etkinlikleri sert bir dille eleştiren gazeteciler, yetkilileri göreve çağırdı. Şehrin geleceğinin kültürle inşa edileceğini vurgulayan konuklar, geçmişte yapılan imar hatalarının da kente büyük darbe vurduğunu ifade etti.

YEREL - 04-09-2026 11:39

Gündem Malatya programnda deprem sonrası şehrin tarihi ve kültürel varlıklarının kaderine terk edilmesi, liyakatsiz bürokrasi, ticarileşen ve içeriği boşaltılan kültür festivalleri ile geçmişte yapılan imar hataları sert eleştirilerin hedefi oldu. Gazeteci Nejdet Akboğa’nın sunduğu programda Malatya Olay Haber İmtiyaz Sahibi Ali Aladağ, Malatya Flaş Haber İmtiyaz Sahibi Remzi Hayta ve BuSabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu, kentin sahipsiz bırakılan tarihi mirasını detaylarıyla kamuoyunun gündemine taşıdı.

6 Şubat felaketinin ardından fiziksel toparlanma çabaları sürse de şehrin ruhunu ve hafızasını oluşturan tarihi değerlerin yok sayılması, Malatya’daki sosyal çöküşü daha da derinleştiriyor. Betonlaşma ve geçici projeler arasında sıkışıp kalan şehrin asli kimliği göz ardı edilirken, bürokrasi ile yerel yönetimlerin kültürel mirasa yönelik kayıtsızlığı velilerden esnafa kadar tüm kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yaratıyor.

“ASIRLIK KERVANSARAY KAPALI, SIRADAN AÇILIŞLARLA GÜNDEM İŞGAL EDİLİYOR”

Şehrin simge mekânlarının atıl kalmasına tepki gösteren Nejdet Akboğa, “Bir yanda asırlık Kervansaray ve Ulu Cami kapalı dururken, diğer yanda her köşe başında sıradan açılışlar yapılıyor. Yıllardır bu kentin gözbebeği olan Kervansaray’ın kapısını açmıyorsunuz. Depremde hasar gördüyse bile avlusunu halka açacak bir düzenleme yapılabilirdi. Dışarıdan gelen insanlara sunacak bir tarihimiz varken hepsini yok sayıyoruz. Kültür Festivali adı altında milyonlarca lira harcanıyor; ancak bu organizasyonların şehre hiçbir kültürel katkısı olmuyor. Gençleri çatışmaya iten, ticarileşmiş etkinliklere harcanan paralar bu milletin vergisidir. Çar çakala para akıtmak kültür değildir. Burnunuzun dibindeki tarihi tesisi açamıyorsunuz ama şov yapmaktan geri durmuyorsunuz. Yeter artık, bu memleketin sırtından inin!” ifadelerini kullandı.

“ŞEHRE GELEN YÖNETİCİ DEVAMLILIK SAĞLAMAZSA BUNA İHANET DENİR”

Kültürel mirasa sahip çıkılmadığını ve siyasi hırsların şehrin hafızasını sildiğini belirten Remzi Hayta, “Malatya tarihine sahip çıkan bir şehir değil. Kervansaray, önceki dönemlerde canlı bir yerdi; müzeler, obalar yapılmıştı, insanlar orada tarihle buluşuyordu. Şimdi ne oldu da hepsi yok oldu? İki katlı, buram buram tarih kokan konaklarımız vardı, misafirlerimizi oraya götürürdük. Ancak bizde ‘sen yaptın, ben yaptım’ çekişmesi var. Biri bir eser kazandırıyor, ardından gelen Sırf inat uğruna onu yok sayıyor. Kaldığımız yerden devam etmeyi öğrenemedik. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü konteynerimizin yanında devasa bir binada oturuyor ama Malatya kültürü için ne yapılıyor? Nemrut yolunu bile açamadınız, tanıtımını yapamadınız. Tarihten ve ecdattan bahsediyorsunuz ama kentin öz mirasına darbe vuruyorsunuz” dedi.

“GELENEKSEL MİRAS UNUTULDU, KURUMLAR SİYASALLAŞTI”

Siyasetçilerin sadece beton odaklı projelere yöneldiğini ve kültürel derinliğin göz ardı edildiğini vurgulayan Umut Bozkurtoğlu ise, “Bizim siyasetçilerde maalesef bir önceki yönetimin yaptığı olumlu işleri devam ettirmeme alışkanlığı var. Kültür Müdürlüğü’nün kentin değerlerini medyada ve kamuoyunda gündeme getirme gibi bir gayreti yok. Arslantepe gibi UNESCO mirasına, Kervansaray’a ve 700’e yakın kültür varlığına sahip bir şehirde kurumların bu denli pasif kalmasını kabul edemiyoruz. Sanat ve tiyatro dahi siyasallaştı; biat etmeyen sanatçıya alan tanınmıyor. Siyasetçilerin tek derdi TOKİ betonlarının önünde fotoğraf çektirmek haline geldi. Oysa kentin ruhunu oluşturan kültürümüz yok ediliyor. Basın olarak bizler de popüler haberciliği bir kenara bırakıp bu tarihi mirası yeniden gündeme taşımak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

“GEÇMİŞİNE SAHİP ÇIKMAYAN MİLLETLER GELECEĞİNİ KURAMAZ”

Yabancı bir gazeteciyle yaptığı görüşmeyi aktaran Ali Aladağ, dışarıdan bakan gözlerin şehrin potansiyelini daha net gördüğünü belirterek, “Hollandalı bir gazeteci kente geldiğinde Battalgazi’yi gezdik. Bana ‘Bizde böyle bir tarih olsa dünya gündemine taşırız, siz geçmişinize ve dolayısıyla geleceğinize sahip çıkmıyorsunuz’ dedi. Battalgazi, Selçuklu şehzadelerinin yetiştiği, Sadreddin Konevi ve Mevlana gibi isimlerin yolunun geçtiği bir yerdir. Amerika sahte kahramanlar üreterek kültür yaratmaya çalışırken, biz elimizdeki devasa mirası yok ediyoruz. Ayrıca kentin geleceğini savunacak basının da tek tipleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Yakında bu şehirde bağımsız gazete ve televizyon kalmayacak, basın tek ele düşecek. Yetkililerin etrafındaki sosyal medya figürleriyle şehir yönetilmez” şeklinde konuştu.

“İMAR HATA VE İHANETLERİ ŞEHRİN KADERİNİ ETKİLEDİ”

Programın son bölümünde Malatya’nın geçmişte yapılan imar hataları yüzünden büyük felaketler yaşadığına dikkat çeken Remzi Hayta, “6 Şubat’ta Malatya merkezinin bu kadar ağır hasar almasının arkasında geçmişte yapılan imar ihanetleri vardır. Kernek’teki doğal kaynak suyunun üzerine beton döküldü. Yeraltı sularının önü kesildi, alt geçitlerle suyun akışı engellendi. Su yolunu bulur; o gün betonla kapatılan sular merkezde birikti ve depremde yıkımın boyutunu artırdı. Bu şehre ihanet edenler ne yazık ki geçmişte ödüllendirildi” diyerek sözlerini tamamladı.

ROJBİN ASTEKİN

Günün Diğer Haberleri