Himayeye Muhtaç Yaşlılar, Çocuklar ve Kadınlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (HİMYAÇ-DER) Genel Başkanı Ayşe Ece Budan, Malatya ve Türkiye genelinde son yıllarda artış gösteren cinayet ve intihar vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaşanan ölümlerin hem sosyolojik hem psikolojik hem de ekonomik birçok nedeni bulunduğuna dikkat çeken Budan, saha çalışmalarında özellikle bağımlılıkların önemli bir etken olarak öne çıktığını belirtti.
Budan, “Gerçekten son günlerde iyice dikkat çekici bir şekilde ölümler arttı. Ama bu hem Malatya'da hem ülke genelinde artan bir olay. Bunun tabii hem sosyolojik hem psikolojik hem ekonomik birçok etkeni var. Ama bununla birlikte biz hep şunu söylüyoruz bu cinayetlerin hepsinin arkasında biz alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı bunların çok fazla artışında neden olduğunu düşünüyoruz ve saha çalışmalarımızda bunu görüyoruz” dedi.
“EKONOMİK SORUNLAR DA BÜYÜK ETKEN”
Cinayet ve intihar vakalarının artışında ekonomik sorunların da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Budan, ekonomik sıkıntıların beraberinde kumar bağımlılığı gibi farklı sorunları da tetikleyebildiğini söyledi.
Budan, aile yapısı ve gençlerin aileleriyle olan ilişkilerinin de önemli bir etken olduğuna dikkat çekerek, “İkinci en önemli etkenlerden biri ekonomik etkenler. Ekonomik etkenlere bağlı olarak işte kumar bağımlılığı vesaire bunları etken olarak görüyoruz. Tabii ki işte ekonomik sorunların da çok büyük etken olduğunu düşünüyoruz. Biz hep şunu söylüyoruz aile yapımız, aile birlikteliğimiz, gençlerimizin yaşam tarzı, aileyle kopuk ilişkileri hepsi birer etken.” ifadelerini kullandı.
“MADDEYLE BÜYÜK BİR SAVAŞ VERMEMİZ LAZIM”
Bağımlılıkla mücadelede son dönemde yetkililer tarafından önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Budan, bu mücadelenin daha önce başlatılması gerektiğini ancak mevcut çalışmaların değerli olduğunu ifade etti. Budan, “Bu konuda çok gecikilmiş ama güzel bir çaba görüyoruz yetkililerimiz tarafından. Gerçekten büyük çabalar sarf ediliyor. İşte her gün yakalanan ilaç, madde vesaire gündemde, haberlerde okuyoruz. Tabii ki bunlar çok gecikilmiş olaylardı bunun da altını çizmek istiyorum. Ama şu an ciddi bir mücadele yapılıyor fakat bununla birlikte tabii ekonomik konuda da bir mücadele gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Ekonomik koşulların toplum üzerindeki etkisinin giderek arttığını dile getiren Budan, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin sorumluluğunda olmadığını vurguladı.
Budan, “Türkiye'deki şu anki ekonomik koşullar içinde gerçekten sıkıntının büyüdüğünü görüyoruz. Bununla birlikte en önemlisi maddeyle büyük bir savaş vermemiz lazım, bu toplumun sorunu, bu toplumsal bir sorun. Kesinlikle her bireyin taşın altına elini koyması lazım” diye konuştu.
AİLELERE BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR
Ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini belirten Budan, toplumsal duyarlılığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Budan, “Ailelere çok büyük görevler düşüyor. Aileler bir kere çocuklarıyla ciddi şekilde ilgilenmek durumundalar. Çünkü bir başıboşluk hem ailede hem toplumun her bir bireyinde bir babanecilik başladı” ifadelerini kullandı.
“BU KONUYU SADECE POLİSLE ÇÖZEMEYİZ”
Bağımlılık ve toplumsal sorunlarla mücadelede toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Budan, emniyet güçlerinin çalışmalarının tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Budan, “Bunun en önemli kısmı toplumdaki tüm bireylerin bu konuda hassasiyet göstermesi, çünkü bu konuyu sadece biz emniyetimizle polisimizle çözemeyiz, bu mümkün değil. Hepimizin toplumun her bireyinin bu konuda destek olması gerektiğini düşünüyorum” cümlelerine yer verdi.
“TÜRK KÜLTÜR VE ANANELERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Eğitimin yanı sıra aile yapısının ve kültürel değerlerin korunmasının da toplumsal sorunların çözümünde önemli bir rol oynadığını belirten Budan, Türk kültür ve ananelerine daha fazla sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Budan son olarak şöyle konuştu: “Eğitimsel konunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aile yapımızın, kültürümüzün daha doğrusu, daha net söyleyeyim bizim Türk kültür ve ananelerimize sahip çıkmamız gerektiğini, bunu daha sık bir şekilde gündeme getirip el birliğiyle bu konuda çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum.”
HANİFE SARI