Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşayan ve günlerce kayıp olan 8 yaşındaki Narin Güran, arama çalışmalarının 19. gününde cesedi bir çuval içinde derede bulunmuş, bu acı durum Malatyalılar başta olmak üzere tüm Türkiye’nin yüreğine koz düşürmüştü. Vicdansızlığın son kurbanının Narin olmaması ve Malatya’da da bu vicdansızlığın örneğinin yaşanmaması için Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Himayeye Muhtaç Yaşlılar, Çocuklar ve Kadınlar Sosyal Yardım ve Dayanışma Derneği (HİMYAÇ-DER) Genel Başkanı Ece Budan, önemli açıklamalarda bulundu.
Artık kimsenin kimseye güvenmediğini dile getiren HİMYAÇ-DER Genel Başkanı Ece Budan, bu durumun maalesef toplumun uzun bir süredir kanayan bir yarası olduğunu söyledi.
“BUNUNLA İLGİLİ DE EN UFAK BİR ÇALIŞMA YAPILMIYOR”
“Narin’in kaderini yaşayan birçok çocuklarımız oldu” diyen Budan, sözlerine şöyle devam etti:
“Narin sosyal medyada, kamuoyunda bu kadar çok ses getirince hepimizi derin üzdü. Şunu söylemek istiyorum: Bir kere toplumda ahlak yapısı bozuldu. Toplumun ahlak yapısını düzeltmenin yolunu aramamız lazım. Bu uzun yıllar hep söylediğimiz bir konuydu. Toplumda büyük bir dejenerasyon oldu, ahlak yapısında bir çöküş olduğu ve bunun çok önemli olduğu, hatta bunu daha ileri boyutunu düşünerek ülkeleri, toplumun ahlak yapısını çökerterek bitirebileceğimizi, yok edebileceğinizi söyleyip, bunun önleminin alınması için çalışmalar yapılmasını hep söyledik. Ülkemizde şu an gerçekten inanılmaz bir yozlaşma başladı. Aile yapımızda, geleneklerimizde çok kötü bir yozlaşma baş gösterdi. Bununla ilgili de en ufak bir çalışma yapılmıyor. Yapılsa da bunun çok sağlıklı yapıldığına inanmıyorum. Çünkü bunun daha kurumsal, daha devleti yöneten kişilerin ve bu konuyla ilgili olan bakanlıkların daha bilimsel ve toplumla iç içe, barışık olarak çalışması gerektiğini düşünüyorum. Bunu sivil toplum kuruluşlarının bir kısmı üstlenmiş durumda. Bunda da ne kadar başarılı olunuyor ve topluma ne, neye göre anlatılıyor, toplum ne neye göre yönlendiriliyor? Bu da açıkçası bizleri düşündürüyor.”
“NE KADAR ACI”
Eskiden yakın akrabalara ve topluma bir güven olduğunu anımsatan Budan, “Bir insanın annesine, babasına, amcasına, dayısına güvenemediği bir toplumda, gelecek bir neslin nasıl olacağını düşünmek bile istemiyorum. Kaldı ki geçmişte, bizlerin gençliğinde, bir önceki nesilde anne, baba, amcayı bırakın, komşu komşunun çocukları, komşunun babası, komşunun amcası bunlara bile güvenilirdi. Böyle bir yapıdan bu kadar enteresan değişik bir yapıya dönmemizi manidar buluyorum. Ve ne kadar acı ki, Narin kızımızın celladı ailesinden çıktı. Ne kadar acı” dedi.
“MANEVİYATLARIMIZDAN KOPMAYA BAŞLADIK”
Malatya’nın içinde bulunduğu kültür yozlaşmasını da değerlendiren Budan, “Saha çalışmalarımızda da biz bunu görüyoruz. Veya kendi alanımızda temsil ettiğimiz sınıftan da bunu alıyoruz. Malatya da maalesef ki öyle. Türkiye genelinde tabii ki çok fazla. Bir kere insanlar çekiniyor, yaşadığı durumu söylemiyor, saklıyor ve utanıyor. Çünkü utanılmayacak gibi değil. Bunları söylemeye dilimiz bile varmıyor. Aile içi cinsel istismar, aile içi şiddet vesaire bunların hepsi ilimizde de oldukça yaygın, maalesef Türkiye genelinde de yaygın. Burada gerçekten sözün bittiği yerdeyim. Çünkü bunu anlamlandırmak çok zor. Bir kere maneviyatlarımız yok oldu diye düşünüyorum veya dini hislerimiz istismar edildiği için maneviyatlarımızdan kopmaya başladık. Maneviyatı olmayan insanların da içinde sevgi, vicdan olacağını düşünmüyorum. En önemli şey bence toplumda bir kere Diyanet'e çok iş düşüyor” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARINIZA EN BAŞTA SEVGİ VERİN”
Türkiye başta olmak üzere Malatya’da 2024-2025 eğitim ve öğretim yılına yeni girildiğini anımsatan Budan, “Aileler çok dikkatli olmak zorunda. Çocuklarını kontrollü tutmak zorundalar. Ama bunun kesinlikle bir baskı altında değil. Çocuklar fazla bir baskı altına alındığı zaman farklı şekilde reaksiyon gösteriyor. Çocuklarını kontrol edecekler. Öğretmenler ve aileler çok dikkatli olacaklar. O kadar çok sorun var ki aslında bunu konuşurken eğitim sistemimiz, ahlak yapımız, toplumsal ruhsal bozukluklarımız vesaire bunların hepsiyle ilgili çok ciddi mücadele etmemiz lazım. Aileleri en büyük önerim lütfen çocuklarınıza en başta sevgi verin” şeklinde konuştu.
“DEVAMLI BUNU SÖYLÜYORUM”
Bu tür olaylara karşı sınırlı idamın getirilmesi gerektiğini ifade eden Budan, “Bu konuyla ilgili mutlaka sınırlandırılmış idam getirilmeli. Devamlı bunu söylüyorum. Çocuk istismarcılarına, kadına, çocuğa şiddet uygulayanlara, kadına, çocuğa cinsel istismara yapanlara mutlaka idamın getirilmesi gerekiyor. İbreti âlem için bu vahşiliği yapmalardan birisinin sallandırılması gerekiyor. Böyle bir idam yasa çıktığı zaman suç kanıtlanmadan ‘Bunu asalım’ demiyorlar. Ama idam yasasının ciddi bir şekilde düşünülmesi lazım. Narin’in yaşadığı şeyler, daha ne kadar kanıtlanabilir?” dedi.
MUHABİR:TAHİR ÖZÇELİK