2025 yılına yaklaşılırken asgari ücret, memur maaşları ve emekli maaşlarına yapılacak zamlarla ilgili beklentiler giderek arttı. Milyonlarca emekli, ocak ayından itibaren maaşlarına yapılacak artışı merak ederken, Malatyalı emeklilerin de en büyük beklentisi maaşlarına hayatlarını rahatlıkla idame ettirecek bir zammın verilmesi oldu. Deprem bölgesinde yaşamanın çok zor olduğunu belirterek Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Tüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği (TÜMİŞDER) Malatya Şube Başkanı Mehmet Tangüner ve emekliler ücret konusundaki taleplerini dile getirerek, önemli açıklamada bulundular.
Emeklilerin aldıkları aylık ücretin yetmediğini ifade eden Tangüner, bazı emeklilerin çocukları sayesinde rahat yaşayabildiğini söyledi.
“EMEKLİLER ARTIK EK İŞ DE YAPAMIYOR”
Emeklilerin aldıkları maaşla geçinemediğini dile getiren Tangüner, “Emekliler çok perişanlar. Bazı emekliler çocuklarından destek alıyor, bazıları maaşlarıyla geçinmek zorunda kalıyorlar. Depremlerden önce emekliler mağazada, dükkânda çalışıyorlardı, depremlerden sonra böyle bir imkân da kalmadı. Çünkü esnafların depremlerde iş yerleri yıkıldı şimdi konteynerlerde çalışıyorlar. Zaten kendiler kazanamıyor, bir de emekli alıp da çalıştırmaz. Dolayısıyla emekliler iyice sıkıntıya girdiler. Bizim isteğimiz ocak ayında verilecek zammın geçinebileceğimiz miktarda olması. Biz fazla bir para istemiyoruz. İllaki bize şu kadar zam yapacaksınız da demiyoruz. Çok zor durumdayız. Emekliler aldıkları maaşla geçinemiyorlar” diye konuştu.
“AYLIK 2 BİN 500 TL KALIYOR”
Bir kiralık evin 10 bin TL’den başladığını belirten Tangüner, “Bir emekli 12 bin 500 TL alıyor. Ayrıca kirada yaşayan çok fazla emekli var. Hepsinin evi yok. En düşük kira 10 bin TL’den başlıyor. 2 bin 500 TL ile bu emekli nasıl hayatını idame ettirecek? Bu 2 bin 500 TL’yle elektrik, su, doğal gaz, telefon faturası mı ödesin yoksa mutfak için harcama mı yapsın? Eğer çocuklarımız bize destek çıkmazsa vallahi açlıktan ölürüz” dedi.
“ÇOĞU EMEKLİ YİNE EZİLECEK”
Emekliler arasında maaş farkının çok fazla olduğuna dikkat çeken Tangüner, “35-40 yıl çalışan emekli aşağı yukarı 40-45 bin TL maaş alırken, 20-25 yıl çalışan bir emekli çalıştığı dönemlerde maaşları düşükse 12 ila 17 bin TL arasında maaş alıyorlar. Bu nedenle ocak ayında verilecek olan zamlı maaş yine farklı olacak. Az maaş alan bir emekli yine az alacak, çok maaş alan bir emekli yine çok ücret alacak. Seyyanen değil de ücrete göre bir para ödense veya bir zam verilse herkes belki rahat eder. Az maaş alana çok zam çok maaş alana az zam verilse daha iyi olur. Eğer ücrete göre zam verilirse az maaş alanla çok maaş alan emekliler arasındaki makasa aralığı daha da artacak. Bu far artarsa da alta kalanın canı çıksın misali çoğu emekli yine ezilecek” ifadelerini kullandı.
“SIKINTILARIMIZ ÇOK”
“Kış ayı geldi, odun ve kömür çok pahalı” diyen Tangüner, şunları kaydetti:
“Emekliler gerçekten çok perişan. Emekliler ne odun alabilirler ne de kömür. Odunun tonu 5 bin TL, kömürün tonu ise 8 bin liradan başlıyor. Fakat devletimiz bizlere bir yardım eli uzatırsa çok iyi olur. Sayın Cumhurbaşkanımız 2024 yılının emekliler yılı olacağını söylemişti, bu olmadı. Eğer emeklilere bir kıyak yaparlarsa 2025 yılı emekliler yılı olur. Eğer yine istediğimiz zammı vermezlerse biz aynı zorluğu yine çekeriz. Bize verilecek yüzde 15’lik zam bir şey ifade etmez, bu şekilde sürünmeye mahkûm oluruz. Biz en 35-40 bin TL maaş istiyoruz. Eğer maaşımız bu kadar olursa emekliler kimseye muhtaç olmaz, kendi kendilerini idame ettirirler. Bu maaş verilirse emekli ne bir ek iş yapma gereği duyar ne de çocuklarına avuç açar. Ayrıca maaşlar zamlandıktan sonra iğden ipliğe her şeye zam geliyor. O da az zam değil. Yine aldığımız para veyahut işte verilen zam yine boşa gidecek. Sıfıra sıfır elde var sıfır. Yani yapılacak hiçbir şey yok. İnanın ki sıkıntılarımız çok.”
“ELLERİNİ VİCDANLARINA KOYSUNLAR”
Yetkililere seslenen Tangüner, “Yetkililerimiz ellerini vicdanlarını koysunlar. Yarın onlar da bizim gibi emekli olurlar. Yüksek maaş alanlar yarın emekli olduklarında belki bizden iyi olurlar ama düşük maaş alanlar bizim gibi olurlar. Onlar da perişan olacaklar, yani geçinemeyecekler. O zaman bizim ne halde olduğumuzu anlayacaklar. Bu nedenle emeklilere iyi bakmalarını talep ediyorum. 2024 yılı emekliler yılı olmadı, hiç bari 2025 yılı emekliler yılı olsun. Biz bunu yetkililerimizden önemle istiyoruz” ifadesini kullandı.
“GIDA VE KİRA FİYATI HAYATI ZORLAŞTIRIYOR”
Malatyalı emekliler de aldıkları maaşla aylık ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiklerini dile getirdiler. Artan kira ve gıda fiyatlarının hayat şartlarını zorlaştırdığını belirten Sivil Kaya isimli emekli, “Emekli olmak Türkiye’de özellikle Malatya’da çok zor. Depremlerden sonra her şeyin fiyatı 2-3 kat arttı. Ne kira fiyatlarına ne de gıda fiyatlarına güç yeteceği kaldı. Bunlardaki artış hayatımızı zorlaştırıyor. Bu durumdan en çok asgari ücretiler ve emekliler etkileniyor. Bizler onca yıldır bu ülkeye hizmet ettik, çalıştık, didindik ama mükafatı bu olmamalı. Hayatımızın son zamanlarında bizler de güzel yaşamak istiyoruz. Eşimle hacca yazıldım. 8 yıl oldu. Büyük bir istek ve mutlulukla yazıldığımız haccımız çıkacak diye korkar oldum. Nasıl gideceğiz? Bu nedenle hükümetimizden destek bekliyor, 2025 yılında güzel bir emeklilik yılı geçirmeyi istiyoruz” diye konuştu.
“ALDIĞIMIZ MAAŞ GERÇEKTEN BİZLERE YETMİYOR”
Kimseye muhtaç olmadan geçinmek istediklerini söyleyen Hacı Tatar isimli emekli de, “Ben 75 yaşındayım. Bu ülkeye tam 30 yıl hizmet ettim. Ülkemi çok seviyorum ama hayat pahalılığı artık belimizi büküyor. 2024 yılı emekliler yılıydı, bu olmadı. En zor zamanları da bu yıl geçirdik. Kira, gıda pahalı, hayat çok zorlaştı. Biz bu zorlu hayatta yaşamak için direniyoruz. Ben bunu emekliler için söylüyorum. Aldığımız maaş gerçekten bizlere yetmiyor. Çocuklarım olmazsa bizler geçinemeyiz. Allah razı olsun onlardan, zor durumda olmalarına rağmen bizlere 5’er kuruş para gönderiyorlar da ayaktayız. Sadece biz yaşayabileceğimiz kadar zam istiyoruz. Kimseye muhtaç olmadan, kıt kanaat şekilde değil de hayatla mücadele edeceğimiz kadar maaş almak istiyoruz” açıklamasında bulundu.
“ESKİDEN TON OLARAK KÖMÜR ALDIRDIK”
Kira fiyatının çok fazla olduğunu belirten Naciye Görgülü isimli kadın da, “Biz bir Ayvaz bir Köroğlu bir 2 gözlük bir evde yaşıyoruz. Kiramız 8 bin TL. Eski kiracı olduğumuz için ev sahibi çok fazla artırmadı. Ama eşim 13 bin TL’ye yakın aylık maaş alıyor. 8 bin lirasını kiraya veriyoruz. Mutfak masrafımız, faturalar, çeşitli ihtiyaçlarımız oluyor. Maalesef bizlere para kalmıyor. Torunumuz gelse avuçlarına 5-10 lira para koyamıyoruz. Kış geldi eskiden ton olarak kömür alırdık, şimdi torba torba kömür alıyoruz. Kısacası gerçekten çok perişanız. Ya maaşları çok yükseltsinler ya da artan gıda ve kira fiyatını çok düşürsünler” ifadelerine yer verdi.
“ATILAN TAŞ ÜRKÜTÜLEN KURBAĞAYA DEĞMİYOR”
Nedim Aktürk isimli emekli de, asgari ücretli ve emeklilerin enflasyon karşısında ezildiklerini dile getirdi. Artan fiyatların kendilerine yaşama hakkı sunmadığını kaydeden Aktürk, “Maaşlara ne kadar zam verilirse verilsin ardından her şey pahalanıyor. Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmiyor. Gıda fiyatları başta olmak üzere fiyat artışlarına ‘dur’ denilmediği sürece sadece emekliler değil, herkes perişan olur. Bir an önce hükümetimiz bunun önüne geçmeli. Serbest piyasa diye bu kadar da fiyat artışı olmamalı. Bu konuda hükümetimiz radikal kararlar almalı. Denetimler yapılıp, usulsüz fiyat artışı yapanlara karşı ciddi yaptırımlar uygulanmalı” dedi.
muhabir: TAHİR ÖZÇELİK