Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, bu iddiaların bilimsel bir dayanağı olmadığını vurgulayarak sürecin bir gerileme değil, dijitalleşme ile gelen bir bilişsel dönüşüm olduğu yönünde açıklamalarda bulundu.

DİJİTALLEŞME BİLİŞSEL SÜREÇLERİ NASIL ETKİLİYOR?

Dijital teknolojilerin yoğun kullanımının odaklanma süreleri ve öğrenme stratejileri üzerinde değişim yarattığını kabul eden Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, madalyonun diğer yüzüne dikkat çekti. Şimşek'e göre; hızlı bilgi tüketimi ve çoklu görev (multitasking) alışkanlıkları bazı alanlarda zayıflama gibi görünse de yeni becerileri beraberinde getiriyor:

Hızlı bilgi tarama yeteneği,

Dijital problem çözme becerisi,

Görsel-işitsel uyaranlara hızlı uyum.

Bu durumun bir kayıp olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Şimşek,

"Burada söz konusu olan şey bir gerilemeden ziyade bilişsel örüntülerin dönüşümüdür"

ifadelerine yer verdi.

PANDEMİ VE EĞİTİM KOŞULLARININ ROLÜ

Z kuşağının performansını değerlendirirken sadece biyolojik faktörlere bakmanın büyük bir hata olacağını savunan Prof. Dr. Şimşek; uzaktan eğitim, sosyal izolasyon ve pandemi sonrası öğrenme kayıplarının mutlaka denkleme dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür dışsal faktörlerin, gençlerin bilişsel performans ölçümlerini doğrudan etkilediğini hatırlattı.

GENÇLERİ ETİKETLEMEK YERİNE DESTEKLEMEK GEREKİYOR

Toplumda gençlere yönelik kullanılan etiketleyici söylemlerin zararlarına değinen Şimşek, çözüm için şu önerilerde bulundu:

Eleştirel düşünme becerileri güçlendirilmeli.

Dikkat yönetimi ve dijital okuryazarlık çalışmaları artırılmalı.

Okuma alışkanlıkları teşvik edilerek bilişsel kapasite desteklenmeli.

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, gençlerin potansiyelini doğru analiz etmenin ve uygun eğitim stratejileri geliştirmenin toplumsal gelişim için kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek sözlerini noktaladı. (Bülten)