Malatya’nın kadim güzergâhlarından biri üzerinde yer alan Battalgazi’de, gökyüzüne açık bu ibadet alanı asırlardır varlığını sürdürüyor. Selçuklu döneminde yolculuk yapan kervanların ibadet ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen namazgah, yaklaşık 783 yıldır ayakta kalarak dikkat çekiyor. İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olan yapı, Selçuklu ve Memlük dönemlerinin izlerini bir arada taşıyor.

Yapının mihrap kısmındaki kitabeye göre, namazgah 1243 yılında Selçuklu komutanlarından Seceddün İshak’ın oğlu Kemaleddin Kamyar tarafından yaptırıldı. Özellikle İpek Yolu üzerinde seyahat edenlerin rahatça ibadet edebilmesi için tasarlanan bu alan, dönemin sosyal ve kültürel yaşamına da ışık tutuyor.

“UNVANLAR ESERİN TARİHSEL DEĞERİNİ DAHA DA ARTIRIYOR”

Namazgah yalnızca Selçuklu izleriyle sınırlı değil; Memlük dönemine ait detaylar da barındırıyor. Yapıda bulunan ikinci kitabe, 1473 yılında Seyfeddin Kayıtbay döneminde onarım yapıldığını gösteriyor. Mihrap üzerindeki mühürlerde Sultan Melikul Eşref Ebu’l Nasır Kayıtbay’a ait unvanların yer alması, eserin tarihsel değerini daha da artırıyor. Dikdörtgen plan üzerine kesme taşlarla inşa edilen yapı, sade ama etkileyici mimarisiyle dikkat çekiyor. Kıble duvarının ortasında bulunan mihrap, Selçuklu sanatının ince işçiliğini yansıtan motiflerle süslenmiş durumda. Mihrabın sağında yer alan sekiz basamaklı taş minber ise yapının özgün karakterini tamamlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

“TEK ÖRNEK OLMA ÖZELLİĞİ TAŞIYOR”

Açık alanda toplu ibadet amacıyla yapılan bu namazgah, bölgede benzeri olmayan tek örnek olma özelliği taşıyor. Ayrıca tarihi surların güneybatı hattına yakın konumu, yapının stratejik önemini de ortaya koyuyor. Uzun yılların yıpratıcı etkilerine rağmen ayakta kalmayı başaran eser, 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek yeniden canlandırıldı. Yapılan çalışmalar sayesinde özgün dokusunu koruyan Battalgazi Selçuklu Namazgahı, günümüzde hem kültürel miras hem de inanç turizmi açısından önemli bir değer olmayı sürdürüyor. Bölgeyi ziyaret edenler için ise bu yapı, geçmişle kurulan güçlü bağın simgelerinden biri olmaya devam ediyor.

MUHABİR: SİNEM HATUN DAVUT