Sofraların vazgeçilmezi yumurta da şimdilerde cep yakıyor. Yumurtaya yapılan zam, enflasyonu da geride bırakırken, bu durum tüketiciler arasında yoğun tepkilere neden oldu. Yumurtanın temel besin maddelerinden birisi olduğunu dile getiren ve eleştirilerde bulunan Tüketici Danışmanı Ali Düzova, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamada bulundu.
Yumurtanın gerçekten de bir evin temel gıda maddelerinden birisi olduğunu belirten Düzova, yumurtanın özellikle kahvaltıların vazgeçilmez öğelerinden birisi olduğunu söyledi.
“GERÇEKTEN BÜYÜK BİR ORAN”
“Türk mutfağında yeri çok özeldir, çünkü hem besleyicidir hem de kolayca hazırlanabilir” diyen Düzova, “Anneler, çocuklarına sağlıklı bir öğün hazırlamak amacıyla beslenme çantalarına yumurta koyarlar. Bu, hem protein kaynağı olarak besin değerini gösterir hem de günlük enerji ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynar. Ancak, yumurtaya yapılan bu kadar yüksek zamlar, gerçekten de herkesin kabul etmekte zorlanacağı bir durum. Son günlerde yumurtanın fiyatının artması, ev bütçelerini ciddi şekilde sarsan bir duruma geldi. Özellikle tanesi bazı yerlerde 7-8 TL'ye kadar çıkması, birçok kişi için oldukça şaşırtıcı ve zorlayıcı bir fiyat artışı. Mesela marketlerde beyaz yumurtanın kolisi büyük boy 148,5 TL, kırmızı yumurtanın küçüğü ise kolisi 159 TL. Bu artışa bir anlam veremiyoruz. Bu, aslında sadece yumurta fiyatının artması değil, aynı zamanda halkın alım gücünün de daraldığının bir göstergesi. Bir ekmek parası demek olan bu artış, aslında temel gıda maddelerinin ne kadar değerli olduğunu ve insanların ekonomik sıkıntılarla nasıl başa çıkmak zorunda kaldığını açıkça gösteriyor. Yüzde 45’lik bir artış, bir gıda maddesi için gerçekten büyük bir oran” diye konuştu.
“FAKİR OLAN İNSANLARIN DA DÜŞÜNÜLMESİ LAZIM”
Ürünlerdeki fiyat artışına karşı boykotun önemine dikkat çeken Düzova, şunları kaydetti:
“Yumurtanın fiyatının artışı, sadece tavuk bakımı ile ilgili maliyetlerin yükselmesinden kaynaklanmıyor. Bu durum, daha geniş bir ekonomik çerçevede değerlendirilmeli. Artan yem fiyatları, yüksek enerji maliyetleri ve üretim alanlarındaki diğer zorluklar, her şeyin pahalılaşmasına sebep oluyor. Ancak fakir olan insanlarımızın da bu noktada düşülmesi lazım. Benim devamlı söylediğim gibi boykot önemli. Boykot bilincinin bu ülkede yerleşmesi lazım. Bu gibi fiyat artışlarına toplumun örgütlü bir şekilde tepki göstermemesi gerekiyor. Bu anlamda boykot tüketiciler için çok önemli. Dünyanın birçok yerinde tüketici boykotları, ekonomik dengesizliklere karşı güçlü bir yanıt olarak uygulanır. Herhangi bir gıda ürünü veya mal ve hizmette fahiş fiyat artışları görüldüğünde, halk bir araya gelip boykot yapabiliyor. Bu tür tepkiler, üreticiler ve satıcılar üzerinde baskı oluşturur, fiyatların daha mantıklı seviyelere çekilmesini sağlar. Ancak, maalesef bu tür tepkiler Türkiye’de pek yaygın değil. Örgütlü bir tüketici eksikliği, herkesin kendi başına bir şeyler yapmaya çalıştığı bir yapıyı doğuruyor. Bu da, dolayısıyla fiyatların arz-talep dengesizliğinden daha da yükselmesine neden oluyor. Eğer tüketiciler, ekonomik koşullara karşı bir araya gelip bu tür boykotlar düzenlemiş olsalardı, belki de fiyatlar bu kadar yüksek olmayabilirdi.”
muhabir:HÜSEYİN KOCAMAN
