Ağbaba, yeni doğan bir bebeğin yaklaşık 278 bin TL borçla dünyaya geldiğini ifade ederek, asgari ücretlilerin ciddi bir gelir kaybı yaşadığını dile getirdi. Emeklilerin geçim sıkıntısının derinleştiğini belirten Ağbaba,
“Emekliler artık otogarlarda yatıyor. Biraz parası olan otelde kalıyor, diğerleri otogarlarda yatmaya devam ediyor”
dedi.
Dolaylı vergilerin oranının yüzde 62’ye ulaştığını vurgulayan Ağbaba,
“Fabrika sahibinin ödediği vergiyle fabrikanın kapısında çalışan güvenlik görevlisinin ödediği vergi aynı. Hükümet yoksula ‘kemer sık’ derken, zengine ‘arkandayım’ diyor”
ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ TEMEL İHTİYAÇLARA ERİŞEMİYOR”
Toplumun yarısından fazlasının evine yalnızca Kurban Bayramı’nda et girdiğini söyleyen Ağbaba, çocuk yoksulluğuna ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Buna göre: Her 100 çocuktan 72’sinin ikinci bir ayakkabısı yok, 77’si sebze ve meyve tüketemiyor, 63’ü et ve tavuk yiyemiyor, 76’sı yaşına uygun kitap alamıyor, 67’sinin ders çalışacak özel bir alanı bulunmuyor.
Asgari ücretlilerin çocuklarına mont ve ayakkabı alamadığını belirten Ağbaba, yoksulluğun artık derin ve yaygın hale geldiğini söyledi.
“RUJ ETKİSİ” VE EV GENÇLERİ
Son dönemde sıkça dile getirilen “AVM’ler dolu” söylemlerine de değinen Ağbaba, bunun “ruj etkisi” olarak tanımlandığını ifade etti. Vatandaşların ev ve araba alma umudunu kaybettiğini belirten Ağbaba,
“İnsanlar ulaşılabilir, küçük moral yükselten harcamalara yöneliyor. Lüks kahve içerek yaşamını sürdürmeye çalışıyor”
dedi.
Türkiye’de 6,7 milyon ev genci bulunduğunu söyleyen Ağbaba, bu gençlerin ne eğitimde ne de istihdamda yer alabildiğini belirtti. Mülakat sistemini de eleştiren Ağbaba,
“Bu düzen kendi yandaşlarını işe yerleştiren bir düzen. AK Parti’ye oy veren fakir fukara çocuğuyla CHP’ye oy veren fakir fukara çocuğu arasında fark yok; ikisini de işe almıyorlar”
diye konuştu.
“BÜTÇE AÇIĞI FAİZE GİDİYOR”
2024 yılında bütçe açığının 2,7 trilyon TL olduğunu belirten Ağbaba, hükümetin “rasyonel ekonomi” söylemine rağmen borçların son yıllarda 13 kat arttığını savundu. Bu yıl yalnızca 2,742 trilyon TL’nin faiz ödemelerine gideceğini ifade eden Ağbaba,
“Bütçe açığının tamamı neredeyse faiz. Toplanan her 5 lira verginin 1 lirası faize gidiyor”
dedi.
En fazla bütçe ayrılan bakanlığın Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu ancak MEB’e ayrılan 1,9 trilyon TL’nin, faiz ödemelerinin gerisinde kaldığını belirten Ağbaba,
“Sadece faize giden bu parayla 20 tane Çanakkale Köprüsü yapılabilirdi”
ifadelerini kullandı.
“VERGİ YÜKÜNÜ EMEKÇİLER TAŞIYOR”
Gerçek vergi şampiyonlarının emekçiler, asgari ücretliler ve memurlar olduğunu söyleyen Ağbaba, toplanan vergilerin yüzde 65’inin bu kesimlerden alındığını dile getirdi. Enflasyon hedeflerinin de tutmadığını belirten Ağbaba, 2025 yılı için hedeflenen yüzde 17,5’lik enflasyona karşın, mevcut beklentinin yüzde 31 seviyesinde olduğunu hatırlattı.
Ağbaba,
“Önemli olan asgari ücretliye verilen rakam değil, o parayla ne alınabildiğidir. Alım gücü her geçen gün düşüyor”
diyerek konuşmasını tamamladı.
Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA
