Sepsis, travma, solunum yetmezliği ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarında hayati rol üstlenen yoğun bakım üniteleri, gelişen teknoloji ve erken müdahale yöntemleri sayesinde daha başarılı sonuçlar veriyor. Uzman ekiplerin koordineli çalışmasıyla yürütülen ileri yaşam desteği tedavileri, yalnızca hastaların hayatta kalmasını değil yaşam kalitesinin korunmasını hedeflerken 1-31 Mayıs Yoğun Bakım Farkındalık Ayı kapsamında açıklama yapan Turgut Özal Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Öğretim Üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Zeliha Korkmaz Dişli, önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yoğun bakım ünitelerinin yaşamı tehdit eden hastalık ya da yaralanmalarda ileri düzey tedavi ve izlemlerin yapıldığı birimler olduğunu dile getiren Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Zeliha Korkmaz Dişli, bu ünitelerde hastaların solunum, dolaşım ve nörolojik durumları 24 saat boyunca sürekli olarak takip edildiğini söyledi.
“İLERİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ BULUNMAKTADIR”
Yoğun bakımlarda ileri yaşam desteğinin uygulandığını ifade eden Doç. Dr. Dişli,
“Yoğun bakımlarda ileri yaşam desteği uygulanmaktadır. Bu desteklerin içerisinde mekanik ventilasyon tedavileri ve diğer ileri tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Bu tedaviler yalnızca hastaların hayatta kalmasını hedeflemekle kalmaz; aynı zamanda organ fonksiyonlarını koruyarak yaşam kalitesini artırmayı da amaçlar. Bu nedenle yoğun bakım hizmeti multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Bu yaklaşımın içerisinde hekimler, hemşireler, fizyoterapistler, beslenme ekipleri, klinik eczacılar ve diğer sağlık profesyonelleri yer almaktadır”
şeklinde konuştu.
“YOĞUN BAKIMLARDAKİ MORTALİTE ORANLARI GİDEREK AZALMAKTADIR”
“Günümüzde sepsis, travma, solunum yetmezliği, inme ve çeşitli komplikasyonlar yoğun bakıma yatışların en sık nedenleri arasında bulunmaktadır” diyen Doç. Dr. Dişli şunları kaydetti:
“Teknolojik gelişmeler ve erken müdahale stratejileri sayesinde yoğun bakımlardaki mortalite oranları giderek azalmaktadır. Toplumda yoğun bakım ünitelerinin yalnızca uzun süreli hastaların bakımının yapıldığı yerler olduğu yönünde yanlış bir düşünce bulunmaktadır. Oysa yoğun bakım üniteleri; hayati tehlikesi bulunan hastaların anlık olarak takip edildiği, ileri tıbbi teknolojilerin kullanıldığı ve hızlı müdahalelerin uygulandığı yaşam kurtarmaya yönelik kritik tedavi merkezleridir. Yoğun bakım hastaları için gece gündüz demeden fedakârca çalışan tüm yoğun bakım çalışanlarına teşekkür ediyorum. Emeklerinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.”
SİNEM HATUN DAVUT
