Gerek Malatya’da gerek ülkede gerekse dünya çapında dört gözle beklenen yeni yıla yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu, yeni yıl kutlamalarının ve daha fazlasının dinimizdeki hükmü hakkında önemli noktalara temas etti.
“YILBAŞI DİYE ANILAN BİR ZAMANIN KUTSALLIĞI YOKTUR”
Yaptığı açıklamada Ramazan Dolu,
“2025 yılını bitirmek üzereyiz, son düzlüğe girdik, 2026 yılına gireceğiz. 2025 yılında dünya çok acı şeyler yaşadı, Gazze'yi yaşadık, Gazze'deki kardeşlerimiz hala aynı dramı yaşıyorlar. Zalim bir çetenin musallat olduğu Gazzeli kardeşlerimiz vatanlarını, namuslarını, dinlerini, kutsallarını korumak için canlarını feda ederek, mallarını feda ederek kahramanca mücadele ediyorlar, cihat ediyorlar. Allah onların yardımcısı olsun. Yine 2025 yılında başta şehrimizi ilgilendiren ve Türkiye'nin birçok bölgesini ilgilendiren bir tarımsal don olayını yaşadık ve birçok çiftçimiz buradan mağdur oldu, ağaçlarını kaybettiler ve büyük bir zarar oluştu. 2025 yılında başka da acılar yaşadık ama öyle ya da böyle 2025 yılını tamamladık 2026 yılına gireceğiz. Bizim inancımıza göre bir zamanın kutsallığı eğer peygamberimizin Aleyhissalâtü vesselâm'ın dile getirdiği, Kur'an'da yerini bulan bir zamansa o kutsaldır. Bunun dışında bir zamanın veya bir mekanın kutsallığı yoktur. Eğer dinimiz kutsal demişse Kur'an'ında, bizim kitabımızda veya Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin hadislerinde kutsal demişse Mekke gibi, Medine gibi, Mescid-i Aksa gibi yerler dışında kutsal bir yer veya dinimizin belirttiği özel gün ve zamanlar haricinde kutsal bir zaman yoktur. Dolayısıyla bir yılı bitirip bir diğer yıla geçtiğimiz miladi takvime göre yılbaşı diye anılan bir zamanın kutsallığı yoktur”
ifadelerine yer verdi.
“BİZ ONLARA SADECE SAYGI GÖSTERİRİZ”
Yılbaşına yönelik değerlendirmelerine devam eden Ramazan Dolu,
“Bu geceye özel bir muamele olamaz. Bu konuda biz hassas davranırız, Müslümanlar hassas davranırlar, hassas davranmamızın sebebi şudur, başka bir dinin mensupları, Katolikler, Hristiyanlar ve onlara bağlı mezhepler kendi Noel diye isimlendirdikleri kendi inançlarına göre kutsal saydıkları ve bir takım ritüelleri yaşadıkları Noel gecesini o dinin mensupları yaşarlar. Biz onlara sadece saygı gösteririz. Ama biz o dinin mensuplarının yaşamış olduğu bu geceyi alıp Müslümanlar olarak yaşayamayız. Eğer böyle yaparsak, sevgili Peygamberimiz Aleyhissalâtü vesselâm'ın "Kim bir kavme benzemek isterse onlardandır." hadisini göz önünde bulundurarak böyle bir tehlikeye düşeriz. Dolayısıyla o kavmin yani Katolik, Hristiyan ya da diğer Hristiyan mezheplerinin Noel diye anıp efendim kendilerince kutladıkları o gece kendi inançlarının, dinlerinin bir gereği olabilir. Eğlenebilirler ya da başka bir etkinlik yapabilirler. Ama biz Müslümanlar onların kutsal saydığı bir geceyi nasıl ki onların bizim kutsalımız olan bayramlarda, kandillerde onlar bir etkinlik yapmıyorlarsa biz de onların kutsal saydığı kendi inançlarına ve dinlerine göre kutsal saydıkları Noel gecesini kutsal sayıp ya da özel bir gece olarak karşılayıp eğlenemeyiz. Onlar gibi davranamayız. Çünkü dinimiz bunu yasaklıyor”
şeklinde konuştu.
“PEYGAMBERİMİZ BİR BAŞKA DİNİN MENSUPLARINA BENZEMEMİZİ YASAKLIYOR”
Bu gecede Müslümanların nasıl zaman geçireceklerine yönelik de bir kaç tavsiyede bulunan Ramazan Dolu,
“Şöyle bir aşırılık da doğru değildir, bu gece yılbaşı gecesi onun için hiçbir şey yemiyoruz, içmiyoruz, hiçbir şey yapmıyoruz, kapatıyoruz, öyle de değil. Biz Müslümanlar normal olanı yaparız. Dün gece ne yaptıysak, yarın gece ne yapacaksak bu gece de aynısını yaparız. Otururuz ailemizle muhabbet ederiz, sohbet ederiz, akşam yemeğimizi yeriz. Ama Müslümanlar bu gecede şunu yapabilirler, yapmalıyız da hatta. Bir yıl geçti, 2025 yılı geçti, 2026 yılına girdik. Ben kişi olarak işimde, görevimde, ibadetimde, kişiliğimde, ailemde nasıl bir yıl geçirdim? Bir muhasebe yapıp iyi bir yıl geçirdim mi? Gayretimle, çabamla, azmimle, kararlılığımla iyi bir yıl geçirdim mi, yoksa zararda mıyım manevi olarak, ibadet olarak, iş ve işlemlerim olarak, benim üzerimde olan benden beklenen hizmetler, görevler açısından, iyi bir yıl geçirdim mi, geçirmedim mi muhasebesini yapmalıyız. Aynı zamanda bir sonraki yıl içinde yine manevi anlamda bir hazırlık yaparak daha iyi bir zaman, daha iyi bir hayat, daha iyi bir yaşam hedefleyerek bir muhasebe gecesi yapabiliriz. Ama bu geceyi Hristiyanlar, Katolikler ve Hristiyanların diğer mezheplerinin eğlencesi gibi, onların karşılaması gibi, onların ritüelleri gibi yapamayız, yapmamalıyız. Çünkü peygamberimiz bir başka dinin mensuplarına benzememizi, benzemek için gayret etmemizi yasaklıyor. Dolayısıyla biz yılbaşı gecesini kutlamamalıyız”
cümlelerini kullandı.
Muhabir: HANİFE SARI
