Deprem felaketlerinin ardından yaşanan yıkım ve can kayıpları sonrası, hukuki süreçlerde büyük bir yoğunluk yaşanıyor. Avukat Çağrı Sarıoğlu, deprem sonrası açılan dava türleri ve yargı süreci hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Avukat Sarıoğlu, deprem sonrası yaşanan ölümler ve hasarlar nedeniyle hem ceza soruşturmaları ve yargılamalarının hem de çeşitli tazminat davalarının açıldığını belirtti.
“Sorumluların tespiti noktasında Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından soruşturmalar başlatıldı. Bu soruşturmalar neticesinde yeterli delile sahip olan dosyalarda iddianame hazırlanarak yargılamalar başladı.”
dedi.
Avukat Çağrı Sarıoğlu, özellikle Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) kapsamında DASK’ın vatandaşa zararından az ödeme yapması ya da hiç ödeme yapmaması hususlarında açılan davaların ve tazminat taleplerinin öne çıktığını kaydetti. Depremde zarar gören vatandaşların, idarenin sorumluluğuna ilişkin olarak belediyeler, AFAD, valilik ve yıkım sırasında hasar veren taşeron firmalara karşı davaların açıldığını ifade etti.

MÜTEAHHİT VE İNŞAAT FİRMALARINA DAVA
Özellikle yıkılan binalarla ilgili olarak müteahhitlere ve inşaat firmalarına yönelik hukuk davalarının sayısında ciddi artış yaşandığını belirten Sarıoğlu, şahıslara ya da özel firmalara karşı açılan davaların hukuk mahkemelerinde sürdüğünü söyledi.
Türkiye’de deprem davalarına ilişkin özel bir hukuki düzenleme olmadığını da dile getiren Sarıoğlu,
“Deprem davaları, mevcut genel hukuk kuralları çerçevesinde yürütülüyor. Ancak bu konuda kanunlarımız yeterli. Şu ana kadar bir kanun boşluğu yaşanmadı fakat elbette daha iyi kanuni düzenlemelerin de yapılabileceği bir gerçek.”
şeklinde konuştu.
Deprem sonrası hukukçuların büyük bir mesai harcadığını vurgulayan Sarıoğlu, yargı süreçlerinin uzun sürdüğünü belirterek,
“Yargının daha hızlı işlemesi için çeşitli iyileştirmeler düşünülebilir. Ancak en temel çözüm, mahkeme, hakim ve savcı sayısının artırılmasıdır. Örneğin Malatya’da 10-20 adet asliye hukuk mahkemesi daha kurulsa ve buna bağlı personel artırılsa, yargı süreçleri çok daha hızlı ilerleyebilir”
değerlendirmesinde bulundu.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
