Teknolojik gelişmelerin sosyalleşme olgusunda değişiklikler meydana getirdiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özün Altaş, Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü, yalnızlığı küresel halk sağlığı sorunu ilan etti. ABD’de yetişkinlerin yarısından fazlası yalnız, Japonya ‘Yalnızlık Bakanlığı’ kurdu. Türkiye’de gençlerin yüzde 65’i kendini yalnız hissediyor. Araştırmalara göre, günde 15 sigara içmekle eş değer sağlık riski taşıyan yalnızlık kalp krizi riskini yüzde 29, inme riskini yüzde 32, erken ölüm riskini yüzde 26 oranında artırıyor.  

“YALNIZ YAŞAYABİLİR VE BUNDAN KEYİF ALABİLİR”

Yalnızlık ile yalnız yaşama kavramlarının birbirinden farklı olduğuna dikkati çeken Uzman Klinik Psikolog Özün Altaş,

“İnsan yalnız yaşayabilir ve bundan keyif alabilir. Yalnızlık kavramı ise çoğu zaman kimsenin olmaması değil; anlaşılmama, temas kuramama ve duygusal olarak bağ hissedememe hâlidir. Uzun süre yalnızlık kaygı, depresyon ve içe çekilmeye neden olabilir”

dedi.

 “SOSYALLEŞME KAVRAMI FARKLI BİR BOYUTA ULAŞTI”

Bazı psikiyatrik rahatsızlıkları olan bireylerin izole yaşamı tercih edebildiğini belirten uzman, günümüzde toplumsal sosyalleşmenin de gözle görülür şekilde azaldığını söyledi. Bu durumun nedenleri arasında telefon kullanımının artmasını ve teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesini gösteren Altaş, özellikle Z kuşağında sosyalleşme biçimlerinin tamamen değiştiğini ifade etti:


“Ergenlik dönemindeki bireyler artık bizim kuşağımızdaki gibi sinemaya gitmek ya da sokakta oynamak yerine daha çok telefonla meşgul oluyor. Sosyalleşme kavramı farklı bir boyuta ulaştı.”

Altaş, ekonomik koşulların, şehir yaşamının ve insanların yapacak etkinlik bulmakta zorlanmasının da sosyalleşme üzerinde etkili olduğunu belirterek, günümüz yaşam koşullarının yalnızlığı tetiklediğini dile getirdi.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ