Tarihi kaynaklara göre Akdamar Kilisesi, 915-921 yılları arasında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından, Keşiş Manuel’e yaptırıldı. Başlangıçta saray kilisesi olarak kullanılan yapı, ilerleyen dönemlerde manastır kompleksi haline dönüştü. Zamanla çevresine eklenen yapılarla birlikte tarihî bir külliye kimliği kazanan kilise, 2007 yılında restore edilerek Anıt Müze statüsüne kavuştu.
DIŞ CEPHEDE TAŞA İŞLENMİŞ HİKÂYELER
Akdamar Kilisesi’ni eşsiz kılan en önemli özelliklerinden biri ise, dış cephelerinde yer alan taş kabartmalar. İncil ve Tevrat’tan sahnelerin yanı sıra, avcılık, hayvan figürleri ve saray yaşamından kesitler, taş üzerine ustalıkla işlenmiş. Yunus Peygamber’in balığa atılması, Hz. Meryem ve İsa, Adem ile Havva'nın Cennet’ten kovuluşu gibi sahneler, sanat tarihi açısından büyük değer taşıyor.
Batı cephesinde ise kiliseyi yaptıran Kral Gagik’in maketini sunarken betimlendiği kabartma, adeta dönemin siyasi ve dini atmosferine ışık tutuyor. Cephe boyunca uzanan asma sarmaşık motifli kuşaklar arasında, avcılar, güreşçiler ve farklı hayvan figürleri dikkat çekiyor.
MİMARİ YAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR
Merkezi kubbeli ve dört yapraklı yonca planına sahip olan kilise, yüksek kasnaklı kubbesiyle güçlü bir dikey etki yaratıyor. İç mekânda ise kubbe, dört ana kemerle taşınırken, doğuda beş köşeli apsis ve yan hücreler bulunuyor. Batıya eklenen jamaton bölümü ise, kare planlı ve aynalı çapraz tonozlarla örtülmüş.
Yapıda, iki ayrı giriş kapısı bulunuyor. Özellikle batıdaki portal kapısı, mukarnaslı süslemeleri ve çan kulesiyle göz alıcı bir detay sunuyor. Kesme taş malzemeyle inşa edilen kilise, taş işçiliği ve plastik sanatlar açısından da bölgenin en kıymetli örneklerinden biri.
FRESKLERLE SÜSLÜ İÇ MEKÂN
Her ne kadar günümüze ulaşan freskler büyük ölçüde tahrip olmuş olsa da, iç mekânda hâlâ Hz. İsa ve havarilerine ait sahneler izlenebiliyor. Fresklerin işleniş tarzı ve renk tercihleri, dönemin sanat anlayışını yansıtıyor.
VAN TURİZMİ İÇİN BÜYÜK KAZANÇ
Akdamar Adası ve üzerindeki kilise, sadece tarihî ve sanatsal değeriyle değil, doğal güzellikleriyle de öne çıkıyor. Van Gölü’nün serin suları ve çevresindeki eşsiz doğa manzarası, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Turizm sezonunda adaya düzenlenen tekne turları, bölge ekonomisine de önemli katkı sağlıyor.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
