Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde (AFAD), Malatya Afet ve Koordinasyon Toplantısı Vali Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Garnizon Komutanı Tümgeneral Gökhan Çelik, İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Serdal Türker, kamu kurumları ve yatırımcı kuruluş temsilcileri katıldı. Şehrin geleceğe dirençli bir şekilde hazırlanması, risklerin azaltılması ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin masaya yatırıldığı toplantıda konuşan Vali Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'nın yüzde 80'e varan oranda ayağa kalktığını vurgularken, afet anlarında saniyelerin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek tüm birimlere kritik uyarılarda bulundu.
Vali Yavuz, temel amacın vatandaşların hayatını kurtarmak olduğunu, bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek, müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesi ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak ve sürdürmek, mülkiyet, çevre ve kültürel mirası korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ya da etkilerini azaltmak, halkı bilgilendirmek ve süreçle ilgili iletişimi canlı tutmak, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak olduğunu belirtti.
“YENİ RİSKLERLE DE YÜZLEŞİYORUZ”
Sadece deprem değil, değişen iklim koşullarının da yeni tehditler oluşturduğunu belirten Vali Yavuz, “İlimizi afete hazırlıyoruz. Allah bir daha acılar yaşatmasın diye dilek ve temennide bulunuyoruz. Ancak 6 Şubat depremleri de göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini direkt etkileyen yeni tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz. Bu anlamda toplumun afete dirençli hale getirilmesi, altyapımızın ve binalarımızın buna göre inşa edilmesi, mevcut risklerin analiz edilerek kısa süre içerisinde giderilmesi noktasında gayretle çalışıyoruz. Valiliğimizin koordinasyonunda; Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyelerimiz, Devlet Su İşleri ve Karayolları gibi özellikle yatırımcı kuruluşlarımız ve diğer kurumlarımızla yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Ayrıca ilimizde bir ordunun konuşlandırılmış olmasının da ilimizin kurumsal kapasitesine önemli katkılar sunduğunu belirtmek istiyorum” dedi.
“MALATYA'MIZDA İŞLERİN SONUNA GELDİK”
Depremin ardından gelinen noktaya ve yürütülen sosyal yardımlara da değinen Vali Yavuz, “Malatya, afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Bu vesileyle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza, İçişleri Bakanlarımıza, AFAD'a, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, mülki idare amirlerimize, ilçe belediye başkanlarımıza, kamu kurumlarımıza, Malatya ailemize ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Artık Malatya'mızda işlerin sonuna geldik. Konteynerde bugün itibarıyla kalan hemşehrimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksunluk içinde bulunan hiç kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz; son dönemde bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı bin 100'ü geçmiştir. Devletimiz hem dezavantajlı hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor hem de şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınması ve yeni konutların aktif kullanımı için gayretle çalışıyor. Mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum. Bu yüzden afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, yüzde 75-80 bağımsız bölümünü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu sevinç sadece bizim değil; Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” ifadelerini kullandı.
“DERE YATAKLARINA DİKKAT EDEREK RİSKLERİ AZALTACAĞIZ”
Afet risklerinin en aza indirilmesi gerektiğini ifade eden Vali Yavuz, “Birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız. Bugün yaptığımız toplantının amacı budur. Binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde konsantre olarak umarımı Malatya ve Türkiye'miz çok daha güvenli bir hale gelir ve maliyetlerimizi azaltmış oluruz. Beydağı'ndan şehre doğru gelen dere yatakları var. Bunların geçmişte üzeri kapatılmış, gidecek yerleri yok. İklim değişikliğiyle beraber olağan olmayan yağış rejimleriyle karşı karşıyayız. Dere yataklarına yapılan inşaatlara ve kapatılmalarına karşı herkesin hassas olması gerekiyor. Dere yataklarına bu tür yaklaşımlara kesinlikle müsaade etmemeliyiz. Çünkü su elbet bir yol buluyor ama bu yol bazen felaketle de sonuçlanabiliyor. Ayrıca inşaatlar tam bitmediği için yoğun yağışlarda toz, toprak ve inşaat artıkları yağmur kanallarını ve mazgalları hızlıca dolduruyor. Bu şehirde yaşayan 756 bin kişi hemşehri sorumluluğunu almalı. Sadece kamu yöneticileri değil; medyası, sivil toplum kuruluşları hep beraber sorumlu bir şehirden bahsediyoruz. Birbirimizi suçlamak yerine iş birliği ve koordinasyonu daha fazla artırmalıyız” şeklinde konuştu.
“İNTERNET TABANLI UYGULAMALARI KULLANIN”
İletişim altyapısının kilitlenmemesi için vatandaşlara ve kurumlara çağrıda bulunan Vali Yavuz, “Afetlerde internet tabanlı görüşmeler yapmak avantaj sağlıyor. Normal hatların özellikle afet durumunda kullanılmaması, mümkünse internet tabanlı uygulamaların kullanılması fevkalade önemli. Basın kuruluşlarımız vasıtasıyla hemşehrilerimize aktarmak istiyorum: Herhangi bir afet meydana geldiğinde normal hatları aramak yerine internet tabanlı uygulamalardan erişim sağlarsanız görüşmenin sağlığı açısından çok daha kolaylık olur, orada daha geniş bir bant söz konusu. Biz de valilik olarak her bir kaymakamı veya müdürü tek tek arayıp vakit kaybetmemek için anlık emir ve talimatlarımızı dâhil olduğumuz özel gruplar ve farklı uygulamalar üzerinden süratle paylaşıyoruz” sözlerini kullandı.
“TELEFONLARINIZI ASLA SESSİZE ALMAYIN”
Sorumluluk makamındaki yöneticilerin 7/24 ulaşılabilir olması gerektiğini vurgulayan Vali Yavuz, “Teknolojinin sunduğu imkânları en etkin şekilde kullanıyoruz. Kurduğumuz gruplara anlık ulaşmamız gereken kim varsa dâhil ediyoruz ve herkesin paylaşımları bizatihi takip etmesini rica ediyorum. 'Telefonu koydum, kapattım, akşam 10'da yattım' yaklaşımı bir kamu görevlisinin hayatı boyunca yapamayacağı bir şeydir. Bendeniz başta olmak üzere telefonum yatarsam da başucumda ve sessize alınmamış şekilde durur, her çaldığında uyanırım. Bir vali, bir kaymakam, bir il müdürü telefonunu sessize alıp yatamaz. Makam telefonumu sınırlama olmaksızın her isteyene veriyorum. Kamu yöneticileri iletişim bilgilerini saklayamazlar. Bir kez daha ikaz ediyorum: Telefonlarınızı lütfen sessize almayın, kapatmayın, size insanlar erişebilsin. Afet demek, zamanla yarışmak demek. 1 dakika bizim için önemsiz olabilir ama o 1 dakika birisinin canını kurtarabilir” cümlelerini kullandı.
"REAKSİYON SÜRENİZİ ÖLÇECEĞİM"
Afet anında davet beklenmeksizin harekete geçilmesi gerektiğini belirten Vali Yavuz, “Beş yıldır deprem meydana geldiğinde bu kurulun toplanacağını biliyoruz. Hala 7.7- 7.6 büyüklüğündeki depremlere rağmen her yerde davet bekleyenler var. Davet beklemek yok, sürekli buraya itibar ettirmemiz gerekiyor. O yüzden önümüzdeki günlerde habersiz bir çağrı yapacağım; herkesin buraya reaksiyon süresine bakmak istiyorum. Riski yönetebilmek için ciddi sorumluluklarımız var” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
ROJBİN ASTEKİN
