Kale’de önceki gün meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem, Malatya ve çevre illerde büyük bir endişeye yol açtı. özellikle bu deprem, 6 Şubat depremlerinin izlerini henüz silememiş olan Malatyalılar üzerinde travma etkisi yaratırken, birçok kişinin tekrar konteynerlerde kalmak istemesine neden oldu. Dolayısıyla bu durumda “Asrın felaketi”ni yaşayan Malatya’nın binalarının dayanıklılığını ve yapı stokunun güvenilirliği konusunu bir kez daha gündeme getirdi.
İnşaat Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Bedir Özten, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak 5.9 büyüklüğündeki depremin ardından yer bilimcilerin “Güçlendirilen binaların artçı depremlerle deforme olacağını ve ağır, orta ve az hasarlı binaları güçlendirmekten vazgeçilmesi gerekiyor” sözlerini değerlendirdi.
Her depremden sonra bir hasar tespiti yapılması gerektiğini dile getiren İnşaat Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Bedir Özten, hafif ve orta hasarlı binalarda hasar miktarının artabileceğini söyledi.
“O ZAMANLAR HASAR TESPİTLERİNİ ÇOK CİDDİ YAPILMADI”
“24 Ocak 2020 yılında merkez üssü Elazığ-Sivrice olan 6.8 büyüklüğündeki depremlerde hasar tespitiyle ilgili bir eksiklik oldu” diyen Özten, şunları kaydetti:
“Talep üzerine hasar tespiti yaptılar. Hâlbuki talep üzerine değil de ekip kurup tüm yapıları gezmeleri gerekiyordu. 6 Şubat 2023 yılında yaşanan depremlerde yıkılan binaların büyük bir çoğunluğu hatta bana göre yüzde 99’u Sivrice depreminde hasar alan yapılardır. Mesela şehir merkezindeki yıkılan eski yapılar Sivrice depreminde hasar alan yapılardı. O zamanlar hasar tespitlerini çok ciddi yapılmadı. Bundan dolayı böyle bir yıkım yaşadık. Dün yaşadığımız depremde de talep üzerine değil de gözlemsel de olsa bütün yapıları gözden geçirmek gerekiyor. 6 Şubat depremlerinde hasar tespitleri ilk başlarda çok aceleye getirildiği için sağlıklı tespitler yapılmamış olabilir. Çünkü o kadar çok yapımız vardır ki Bakanlığın hasar tespitlerini bir an önce bitirecek yeteri sayıda ekibi de yoktu. O zaman tecrübesiz arkadaşlarımız da sahaya çıktı. Bu nedenle daha sonra tekrar hasar tespitlerinin yapılması normal.”
“HER YAPI GÜÇLENDİRİLEBİLİR”
Güçlendirmenin tanımını yapan ve güçlendirilecek binaların nasıl olması gerektiğiyle ilgili bilgi veren Özten, “Güçlendirilecek binalar için performans analizi yapılıyor, güçlendirme projesi yapılıyor, uygulaması yapıldıktan sonra güçlendirme yapılan binalar neden tabut olsun ki? Yeni yapılan bina gibi oluyor. Her yapı güçlendirilebilir. 1500 yıllık binanın bile güçlendirilmesi yapılıyor. Orada tarihi bir değer olduğu için maddi boyutuna bakılmadan güçlendirebiliyoruz. Orta hasarlı demek güçlendirilebilir yapı demektir. Güçlendirilmesi de belli bir ekonomik seviyenin altında olan anlamına geliyor. Yani güçlendirme bedeli yapının toplam bedelinin yüzde 40’nın altında olduğu zaman bu yapı güçlendirilebilir. Yüzde 40’ın üzerinde olduğu zaman yapının yıkılıp yeniden yapılması daha ekonomik anlamına geliyor. Her yapı güçlendirilebilir. Geometrisinde bozukluk olmayan her yapı güçlendirilirken, geometrisi bozuk olan yapı devrilmeye yakın demektir ki güçlendirilme yapılamaz ve yıkılması gerekir. Geometrik yapısı düzgün olan yapıların kolonu da kırılsa, kirişi de kırılsa güçlendirilir fakat bunun da maliyetine bakılır. Güçlendirme bedeli çok fazlaysa binanın yıkılıp yeniden yapılması daha uygundur” şeklinde konuştu.
“HASAR TESPİTİ ALETLE YAPILMAZ, GÖZLEMSEL YAPILIR”
Güçlendirme yapılan binalarla ilgili olumsuz açıklamalar yapan yer bilimcilere tepki gösteren Özten, “Yer bilimcileri güçlendirmeyle ilgili bir şey bilmez. Bazı yer bilimciler güçlendirmeyle ilgili yorum yapıyor. Ben yer bilimiyle ilgili bir açıklama yapıyor muyum, yapmıyorum. Türkiye deprem coğrafyasında olan bir ülke. Biz bunu depremlerden önce de hep dile getiriyorduk. Biz irsale hattından tutun da kanalizasyon hattına kadar, yollarımızdan tutun da binalarımıza, enerji hatlarımıza, köprülerimize kadar aklımıza gelen tüm yapılarımızı deprem gerçeğine göre, depreme uygun bir şekilde yapmamız gerekiyor. Bir depremin ne zaman olacağını kimse bilemez” ifadelerini kullandı.
MUHABİR: HÜSEYİN KOCAMAN
