Malatya’nın en önemli kurumlarından biri olan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, hayata geçireceği projelerle adından sıkça söz ettirmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz ay göreve başlayan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Aslan, fakültenin geleceğiyle ilgili hedeflerini ve planladığı çalışmaları Malatya Sonmanşet gazetesine anlattı.

Bir şehrin dinamikleri sadece bir unsurla ayağa kalkamayacağını dile getiren İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Aslan, fakat bir şehrin kültürel, sosyolojik, politik gibi çok ayağı olduğunu söyledi.

“HER TÜRLÜ ÖNERİYE AÇIĞIZ”

“Biz daha çok bu işin sağlık kısmındayız” diyen Prof. Dr. Aslan, “Tabii deprem yaşamış bir şehir. Bu şehrin kendi içinde çok çok  unsurlu sorunları var. Bu sorunlardan birisi de üniversitedeki eğitimin, tıp eğitiminin ve tıp sağlık hizmetlerinin aksamaması. Şu ana kadar çok şükür ana kollarıyla Tıp Fakültemiz, öğretim üyeleri, Tıp Fakültesindeki hocalarımız, asistanlarımız, hemşirelerimiz ve diğer çalışanlarımız büyük bir özveriyle hizmetlerini sundular, sunmaya devam ediyorlar. Tabii dünyanın, ülkenin içinde bulunduğu sosyopolitik sorunlar itibariyle Malatya'nın yaşadığı deprem itibariyle birtakım personel ve ekonomik darlıklar da yaşıyoruz. Bunlar bir mazeret olarak beyan etmiyorum ama bunlar tabii şu an itibariyle önümüzde engel olan, büyümemizi zorlaştıran unsurlar. Bu açıdan benim Malatya kamuoyuna genel çağrım şu: Bir kişi, bir grup elinden mucize çıkacak bir beklenti olmaz. Böyle bir şey reel de değil. Dolayısıyla biz bütün Malatyalılar Tıp Fakültemizi, Turgut Özal Tıp Merkezimizi ortak derdimiz, ortak kavgamız olarak kabul edip, buna el birliğiyle sahip çıkmamız lazım. Görüşü olan görüşünü, fikri olan fikrini, önerisi olan önerisini belirtsin, eleştirisi olan eleştirisini sunsun. Biz bu anlamda her türlü eleştiriye, her türlü öneriye açığız” diye konuştu. 

“BÜTÜN İMKÂN SEFERBER EDECEĞİMİZİ BEYAN EDİYORUM”

Üniversitenin deprem unsurlarıyla bir an önce ayağa kalması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, “Bütün üniversitelerdeki tıp fakültelerini inceliyoruz, eğitim sistemlerini kendi eğitim sistemimizde karşılaştırıyoruz. Dünyada, Türkiye'de tıbbi anlamda yapılan bütün sistemleri tekrar gözden geçireceğiz. Bir kısmını belki başaracağız, bir kısmını başaramayacağız. Ama en azından her şeyden haberdar olmuş olacağız. Gelişmiş olan bölümlerimizi daha üst kademeye, biraz yavaş giden bölümlerimizi ilerletmeye, toparlamaya çalışacağız. Bu konuda kamuoyunun desteğine, duasına talibiz. Malatya hepimizin. İnönü Üniversitesi Malatya'nın önemli unsurlarından bir tanesi. Ben toplamda Kışla Caddesi nasıl Malatya'nın kalbiyse ikinci kalbinin de üniversite olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla üniversitenin bir an önce deprem unsurları itibariyle ayağa kalkması  gerekiyor. Bunun en önemli ayağını da Tıp Fakültesi oluşturuyor. Bu konuda gayret edeceğimizi, elimizden geleni sonuna kadar zorlayacağımızı, bütün imkân seferber edeceğimizi beyan ediyorum. Kamuoyunun da duasını ve desteğini bekliyorum” şeklinde konuştu.

“BİR ARAŞTIRMA EKİBİ DE OLUŞTURACAĞIZ”

Bu dönemde yeni bir araştırma ekibi oluşturacaklarını belirten Aslan şunları kaydetti:

“Tıp Fakültesi dekanının 2 ana sorumluluğu var. Birincisi eğitim, ikinci araştırma. Genellikle doğal olarak eğitim daha çok öncelemiş. Toplamda bin 751 tane öğrencimiz var. Bu öğrencilerin  normal şartlarda gelişmesi, büyümesi açısından  elimizden geleni yapacağız. Ama biz bu dönem farklı olarak bir araştırma ekibi de oluşturacağız. Amerika’da yüksek lisans, doktora yapmış ve uzun süre tecrübesi olan sırf bu sebepten dolayı dekan yardımcısı olarak atadığımız bir hocamız var. Özellikle araştırma kısmını ona verdim. Araştırma komisyonları kuracağız. Yani bizim bu üniversitelerarası sıralamamızı da etkileyecek. Çünkü bizim TÜBİTAK projelerimiz işte diğer  yayınlarımız, çalışmalarımız bu üniversitenin derecesini de etkiliyor. Asıl etkileyen bu. Yani bizim nitelikli yaptığımız sağlık hizmetleri bu araştırmaya dahil değil. Dolayısıyla aslında bizim üniversitemizde özelikle Tıp Fakültemizde ihmal edilen kısım araştırma kısmı. Bu araştırma kısmını daha ön plana çıkaracağız. Zaten sağlık hizmetlerini kıymetli başhekimimiz esas olarak takip ve organize edecek. Biz de ona her türlü akademik desteği sağlamaya çalışacağız. Bir senkronizasyon içerisinde sağlık hizmetini toparlamaya çalışacağız. Oradaki aksaklıkları şu an itibariyle tek tek tespit ettik. Bunların kısa vadede acil çözülmesi gerekenler, orta vadede çözülmesi gerekenler ve uzun soluklu çözülmesi gerekenler noktasında şu an yapacağımız her şey kafamızda net.”

“ÇÜNKÜ BU TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ”

Sağlıkta temel araştırmalar yapacaklarını açıklayan Prof. Dr. Aslan, “Araştırma kısmında da araştırma geliştirme ARGE kısmı da kısa vadede hemen sonuç alınmayacak ama bugün tohumlarını ekeceğiz. İnşallah bu tohumlar 8-10 yıl sonra, üniversitemizin sıralanmasını, derecesini, Malatya’mızın sıralamasını derecesini etkileyecek tohumlar olacak. Bu işler çok uzun soluklu işler. Biz sağlık yönüyle ön plana çıkan bir üniversiteyiz.  sağlıkta temel araştırmalar yapacağız. İşte şimdi karaciğer nakli başta olmak üzere çok güzel nakiller yapıyor. Biz şimdi hocamızla konuşacağız. Hocam yaptığımız işleri bir akademik nasıl tanıtalım? Bunu yapıyorsunuz ama ‘bunun artık akademik çıktısını da istiyoruz’ diyeceğiz.  öbür tarafta işte onkoloji hastanemiz var. Orada kanser hastaları çok güzel tedavi oluyorlar. Ama onun akademik çıktısını da  isteyeceğiz. Şimdi bir sürü tezler yazılıyor. Bu tezler yayınlanmadan kaybolup gidiyor. Sadece YÖK'ün sisteminde kalıyor. Bu yapılan tezlerin uluslararası, ulusal yayınlara dönüştürülmesi için çalışacağız. Tıp Fakültemizde yayın komisyonları oluşturacağız. Yaylı sayımızı, yayın niteliğimizi arttırmaya çalışacağız. Bu konuda danışmanlık unsurları  büroları oluşturacağız. Hocalarımıza teknik olarak destekler sunacağız. Bunu sadece hoca düzeyinde değil asistanlarımız ve öğrencilerimiz düzeyinde de yapacağız. Birinci sınıfa başlayan bir öğrenci 6’ncı sınıfı bitirdiğinde en az birkaç tane projede görev almış, makale yazmayı bilen, belli noktalarda çalışmalar yapmış öğrencilerimiz olsun diyoruz. Aslında bunlar asistanlık düzeyinde başlayan ama biz bunu erkene alacağız. Çünkü bu Türkiye’nin geleceği. Artık çocuklarımız çok başarılı. Tıp fakültesine giren çocuklar zaten derece giren, belli yüzdeye giren çocuklar. Bunların böyle berhava olup lise öğrencisi gibi sınava gir-çıkın ötesinde bir sosyal, iktisadi ve akademik akıl da oluşturmak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

muhabir: TAHİR ÖZÇELİK