Rehberlik ve Eğitim Uzmanı Tolga Özcan, 1 Ağustos 2025 tarihi itibariyle başlayacak YKS tercihleri hakkında bilgi vererek Malatya Sonmanşet gazetesine özel açıklamalarda bulundu.

YKS tercihlerinin 1 Ağustos 2025 tarihinde başlayacağına vurgu yapan Tolga Özcan, tercih sürecinin 13 Ağustos’ta sona ereceğinin altını çizdi.

“BAZI BÖLÜMLERDE SIRALAMA ŞARTI VAR”

Adayların 24 tercih hakkının bulunduğunu söyleyen Özcan, “Adaylar tercihlerinde başarı sıralamalarına göre yapacak. Tercihler ais.gov.tr aday işlemleri sayfasından yapılacak. Tercih yapacak adayların öncelikle geniş bir tercih listesi hazırlaması gerekiyor. Yığılmaların olduğu 2025 YKS sınavında adaylar tercihlerinin ne kadar geniş yaparsan o kadar yerleşme şansları artmaktadır. Adayların burada dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi tercih listesinde gitmek istemediği bir bölüme veya üniversiteye yer vermemesidir. Çünkü eğer ÖSYM tarafından yerleştirilirse kayıt bile yaptırmazsa gelecek yıl OBP puanı düşeceği için kırık OBP ile sınava girecek. Bu da daha fazla net yapmak demektir. Onun için adaylarımızın bu noktaya dikkat etmesi gerekiyor. Bazı bölümlerde sıralama şartı var. Örneğin tıp 50 bin, diş 80 bin, eczacılık 100 bin, hukuk 100 bin, mimarlık 250 bin, mühendislik 300 bin ve eğitim fakültesi 300 bin başarı sıralamaları var adayların buna dikkat etmesi gerekiyor. Adaylarımızın dikkat etmesi gereken noktalardan bir tanesi de kesinlikle gidecekleri üniversiteyi iyi araştırmaları gerekiyor. Özellikle üniversitelerin akademik kadrosunu, yabancı dil imkanlarını, staj imkanlarını, sosyal çevresi ekosistem alanlarını, Erasmus süreçlerini iyi araştırmaları gerekiyor. Bazı adaylar vakıf üniversitesi mi yoksa devlet üniversitesi mi gibi ikilemleri olabilir. Bu konuda adaylar YÖK Atlas’tan üniversitelerin akademik kadrolarını araştırabilirler” şeklinde konuştu.

“ADAYLARIMIZIN BUNA ÇOK DİKKAT ETMELERİ GEREKİYOR”

Tercih yapma veya yapmama noktasında kararsız olan adaylara da tavsiyelerde bulunan Özcan, “Eğer adayımız kendine güveniyorsa, kendine inanıyorsa, yapabileceğine güveniyorsa bir yıl daha kalması taraftarıyız. Çünkü istemediği bir bölümü, iyi bir üniversite okumaktansa istediği bir bölümü herhangi bir üniversitede okuyabilir. Burada önemli olan adayların hangi bölümü istemesidir. Bölümden ziyade sektöre odaklansınlar. Örneğin turizm, finans, tarım sektörü gibi pastayı daralttıkça nokta atışı daha doğru olur. Adaylar mesleklerini seçerken bu meslek bana uygun mu? Kişilik özelliklerime, karakteristik özelliklerime yatkın mı, bilgi yeteneklerime yatkın mı? Bu soruları kendilerine sormaları gerekiyor. TÜİK'in bir araştırmasına göre üniversiteyi bitirdikten sonra kendi alanı dışında çalışanların oranı yüzde 72,5. Bu da azımsanmayacak bir rakam. Dolayısıyla adaylarımız bu meslekleri kendileri yapacak, kendileri icra edecek. Onun için adaylarımızın buna çok dikkat etmeleri gerekiyor. Özellikle üniversite mi bölüm mü? Bu soruyu kendilerine soruyorlar eğer ben hemen sahaya ineyim, para kazanayım, iş sahibi olayım diyorsan bölüm seçmesi gerekiyor. Ama ben yurt dışı istiyorum, akademik kariyer istiyorum, daha iyi şartlarda gelişmek istiyorum diyorsa üniversite tercih olmalıdır. Adaylarımız kendi ilgi ve yeteneklerini bilirlerse veya kendilerini tanırlarsa kendilerine uygun mesleği seçebilirler. Tercih sürecinde özellikle ailelere de birkaç öneride bulunmak istiyorum. Tercih süreci ailenin süreci değildir. Öğrencinin kendi sürecidir. Lütfen aileler öğrencileri baskı mekanizması altında tercih yapmaya zorlamasınlar. Bu mesleği bu çocuklar icra edecek ve bu çocuklar sürdürecek. Onun için ailelerin destekleyici bir mekanizmada olmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.  

“BU BÖLÜMLER DAHA ÇOK İŞ İMKANINA SAHİP OLACAK”

İş imkanı daha yüksek olan bölümleri sıralayan Özcan, “Teknolojinin ve yapay zekanın dijitalleştiği 21. yüzyıl Türkiye'sinde bu bölümler daha çok iş imkanına sahip olacak. Örneğin yapay zeka ve veri mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, özelikle sanayinin arttığı bölgelerde endüstri mühendisliği, uçak ve uzay mühendisliği bu bölümlerin iş imkanları daha çok olduğu için adaylarımıza bu bölümleri önerebiliriz. Adaylarımız tercih yaparken eğer lisans tercihi yani 4 yıllık bir tercih yapmak istiyorsa AYT dediğimiz Alan Yeterlilik Testi başarı sıralamalarına göre yapacak. Eğer adaylarımız 2 yıllık ön lisans tercihi yapmak istiyorsa da TYT dediğimiz Temel Yeterlilik Testi dediğimiz başarı sıralamasına göre tercih yapmaları gerekiyor. Burada bazı adaylarımız özel yetenek ile gitmek istiyor. Aday eğer özel yetenek ile gitmek istiyorsa TYT'den başarı sıralaması 800 bine girmesi gerekiyor” dedi.

“TERCİH SÜRECİ İÇERİSİNDE DEĞİŞİKLİK YAPABİLİRLER”

Adayların üniversite döneminde bireysel gelişimlerine yatırım yapmaları gerektiğine dikkati çeken Özcan, “Adaylarımızın üniversitede mesleki donanımlarını çok iyi kazanması gerekiyor. Çünkü üniversite bir kültür yerleştirir. Bu kültürde öğrencinin ileriki hayatında mesleki donanımına çok katkı sağlar. Onun için adaylarımız bu tercih sürecinde özellikle gitmek istediği üniversiteyi eğer imkanları varsa gidip yerinde görmeleri gerekiyor. Veyahut da bu mesleği yapan kişilerle konuşup, meslek hakkında bilgi almaları gerekiyor. Tercih sürecinde özellikle öğrencilerin adayların sakin kalıp, iyi araştırıp, iyi düşünmeleri gerekiyor. Tercih yapacak adayların ÖSYM sistemine tercihleri girdikten sonra tercih süreci içerisinde değişiklik yapabilirler. 30 Temmuz ve 11 Ağustos 2025 tarihleri arasında tercihlerini değiştirebilirler, güncelleyebilirler. Fakat burada önemli bir nokta şudur adaylarımız her yapmış olduğu tercihlerini kaydetmeleri ve bir çıktısını alıp saklamaları gerekiyor. 24 tercih hakkının hepsinin doldurulması gerekmiyor. 24 tercihin ilk 3 ve ilk 5 tercihini hayalleri oldukları yerleri yazabilirler. Tercih listesinin orta kısımlarına geldiğimiz zaman kendi başarı sıralamalarına yakın veya başarı sıralamasının çevresinde gezen bölümleri yazabilirler. Bizim için en önemli olan son 10 tercih.  Son 10 veya 8 tercihin kesin garanti olması gerekiyor” diye konuştu.

“DEPREMZEDE KONTENJANLARI DEVAM EDİYOR”

Adayların tercihlerini istek sırasına göre yapması gerektiğini belirten Özcan, “Adaylar öncelikle yapacakları 24 tercihi bir masaya yatırsınlar. Sonra hangilerini çok istiyorsa onu en üste yazsınlar. Çünkü ÖSYM tercihleri okurken birinci tercihten başlayıp eğer yerleştiği zaman mesela diyelim 3. tercihte yerleşiyor daha alttakine bakmıyor. Onun için hangi üniversite ve bölümü çok istiyorlarsa adaylar onu en üste yazsınlar. Ayrıca bu yıl da depremzede kontenjanları devam ediyor. Yüzde 25 ek kontenjan hakları var. Ama depremzede kontenjanı sadece 11 ilde geçerlidir. Burada adayların 6 Şubat depremi öncesinde ikametgah adreslerinin depremi yaşayan 11 ilden birinde olması gerekiyor. Adaylarımızın depremzede kontenjanından faydalanması için herhangi bir şey yapması gerekmiyor. Sistem tarafından otomatik belirleniyor. ÖSYM tarafından tercihler değerlendirilirken öncelikle genel kontenjana göre yerleştirmeler yapılıyor. Eğer aday burada yerleşmezse okul birinciliğine bakılıyor, buna göre yerleştirme yapılmazsa depremzede kontenjanına göre yerleştirmeler yapılıyor. Adaylar depremzede kontenjanına da yerleşmiyorsa 34 yaş üstü adaylar için yerleştirme yapılıyor. Depremzede kontenjanından faydalanmak için adayların daha önce herhangi bir yükseköğretim programına kaydolmamaları veya üniversite okumaması gerekiyor” söyleminde bulundu.

Son olarak okul birincileri hakkında da bir değerlendirmede bulunan Özcan, “Okul birincileri okul puanından sadece 12. Sınıfta yararlanabilirler. Onun için okul birincileri tercihlerini yaparken sadece 12. Sınıfta kullanacaklarını bilsinler. Ona göre tercihlerini yapsınlar. Okul birincilerinin ayrı bir kontenjanı var. Tercih sürecinde adaylarımızın kesinlikle profesyonel bir destek ve bir uzmandan yardım almaları gerekiyor. Tercih sürecinin tüm adaylara hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.   

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ