Malatya’da bazı üreticiler market fiyatı ile tarla fiyatı arasında uçurumun yer aldığına vurgu yaparak tepkilerini dile getirdi.

“EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ”

Bu hususta Malatya'nın Yazıhan ilçesinde karpuz üretimi yapan üreticilerden Aliseydi  Gül, “Üretici bir ton karpuzu diyelim ne kadara mal ediyor, ne kadara satıyor? Bugün öyle bir duruma geldi ki üreticinin ürettiği mal, mesela markette 7-8 lira, burada 1 TL. Üretici 1 TL’ye malını verdiği zaman kesinlikle zarar ediyor. En az dört lira olması lazım. Su parası, gübre parası, icar parası veya işçilik parası 4 TL’nin çok üzerine çıkıyor aslında. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Buna bir çözüm bulunması lazım. Su parası da çok pahalı.  Yani orada kendi cazibesiyle gelen bir su var. Bu suyu üreticiye bu kadar pahalıya vermeye ben bir anlam veremiyorum. Yani bu suyun buraya gelmesinde fazla bir maliyet de yok”  sözlerine yer verdi. 

“ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN SOĞUTAN SİSTEM BU”

Konuyu değerlendiren Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç ise, “Üretici bu tarlada emeğinin karşılığını alamıyor. Çünkü bu tarlada malçlama dediğimiz naylon sererek bu tarlanın tamamına bir üretim yapılıyor. Bu naylonun altında damlama sistemi var ve gübre tanklarıyla gübre veriliyor, defalarca ilaçlanıyor. Ama şu anda maalesef bir kilo karpuz tarlada 1 TL, markette 8 TL. Üreticiyi üretimden soğutan sistem bu. Şimdi siz gübre atacaksınız, ilaç atacaksınız, süreceksiniz, fide alacaksınız, ekeceksiniz. Bunu hasat edeceksiniz  ve diğer insan sadece tezgahına koyduğu için 8 TL'den satacak. Yani aradaki 7 TL’yi, o kişi alacak, üreten 1 TL’ye bunu verecek. Şimdi ben soruyorum 1 TL’ye bir ton karpuz, 1 TL’den, bin TL yapar. Bir ton karpuzu kim gelip buradan bin TL karşılığında toplar?  Bırakın diğer girdi maliyetlerini, şu anda işçinin bu karpuzu arabaya yükle bile bu para yetmiyor. İşte üreticiyi Türkiye'de bitiren sistem bu. Yani tarlada 5 TL, markette 45 TL. Tarlada 1 TL, markette 8 TL.  Biz bunu anlamıyoruz” şeklinde konuştu.

“TARIMDAKİ SORUNLARIN BİTMEMESİNİN SEBEBİ…”

 “Emeği çeken kim, parayı kazanan kim?” diyerek sözlerine devam eden Yunus Kılınç, “İşte bu Türkiye'deki ticaret sisteminin iyileştirilmesi lazım. Tüm ürünlerde öyle, yani ette de öyle. Eti bir hafta 400 TL’den kesiyorlar. Diğer hafta 500 TL’den. Büyük firmalar, mafyalaşmış, bir hafta eti piyasaya sürüyorlar, bir hafta çekiyorlar, fiyatları yükseltiyorlar. Yani bu sistemin bitmesi lazım. Bu ülkede gerçekten tarımdaki sorunların bitmemesinin sebebi bu. Şimdi bize soruyorlar çiftçi niye TARSİM yaptırmıyor? Çiftçi para kazanamıyor ki yaptırsın. Artık üretici tarlada bırakmak istiyor, toplamak bile istemiyor. Neyini toplayacaksın? Zaten 1 TL dediğiniz bu işçinin bunu kamyona yükleme maliyeti. Yani bu üretici niçin toplasın? Yani ne yapsın bu üretici? Bu kadar emek verdi, yaz boyunca güneşte yandı, defalarca otunu aldı, çapaladı, yetiştirdi. Bugün bakın her bir karpuz 15 kilo. Yani bu nasıl olur, tarlada 1 TL olur? Yani bunun yükleme parası bile değil. Yani nakliyesi bile değil” diye konuştu.

“TARIMDA SORUN NE ZAMAN BİTER, ÜRETİCİNİN ÜRÜNÜ PARA ETTİĞİ ZAMAN”

Tarımda sorunun bitmemesinden dert yanıldığını dile getiren Yunus Kılınç  son olarak şunları kaydetti: “ Tarımda sorun bitmiyor diyorlar.  Sorun ne zaman biter, üreticinin ürünü para ettiği zaman. O zaman üretici TARSİM'ini yaptırır, o zaman su parasına itiraz etmez, o zaman gübre parasına itiraz etmez, o zaman mazotun yükselmesine itiraz etmez.  Ürünü para etmediği için, zarar ettiği için üretici isyan ediyor. Üretici üretimi bırakıyor, terk ediyor, uzaklaşıyor. Buna bir çözüm bulunması lazım. En kısa yolu üreticinin malının para edeceği bir şekle sokulmasıdır.”

MUHABİR: HANİFE SARI