Malatya’nın Akçadağ ilçesinden gelen acı haber, tarlada çalışan üreticilerin karşı karşıya olduğu riskleri gözler önüne serdi. Kayısı bahçesinde çalışan Haydar Güler’in traktör kazasında hayatını kaybetmesi, “bir şey olmaz” anlayışının ağır sonuçlarını bir kez daha hatırlatırken Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca traktör kazalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Akçadağ’dan gelen acı haber, aslında herkesin çok iyi bildiği ama çoğu zaman görmezden geldiği bir gerçeği yeniden ortaya çıkardığını dile getiren Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, Kolköyü Mahallesi’nde kayısı bahçesinde çalışan 61 yaşındaki çiftçi Haydar Güler’in, traktörünün altında kalarak hayatını kaybettiğini söyledi.
“ÖNLENEBİLİR İHMALLER ZİNCİRİ”
“Sebep büyük bir felaket değil, karmaşık bir arıza değil. Sadece bir anlık ihmal” diyen Karaca, “Tarımda kazalar çoğu zaman ‘kader’ diye geçiştirilir. Oysa gerçek çok daha nettir: Bu ölümler kader değil, önlenebilir ihmaller zinciridir. El freni çekilmeyen bir traktör, birkaç saniye içinde tonlarca ağırlığa dönüşür ve insan gücünün durduramayacağı bir felaketi başlatır. O an yaşanan panik, refleksle yapılan bir hamle ve ardından geri dönüşü olmayan bir son” dedi.
“KAZA, EN ÇOK İŞİ EN İYİ BİLDİĞİNİ DÜŞÜNEN ANDA GELİR”
Tarımda en büyük riskin alışkanlık olduğunu söyleyen Karaca, “Haydar Güler sadece bir isim değildi. O, sabahın ilk ışığında tarlasına giden binlerce üreticiden biriydi. Belki borcunu ödemeye çalışıyordu, belki çocuklarının geleceği için mücadele ediyordu, belki deprem sonrası yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir hayatın yükünü taşıyordu. Çiftçi için traktör sadece bir araç değildir; ekmeğin, umudun ve alın terinin simgesidir. Ama gerekli önlem alınmadığında aynı araç bir anda ölüm makinesine dönüşebilir. Tarım sektörü Türkiye’de en ağır iş kollarından biri olmasına rağmen, iş güvenliği en az konuşulan alanların başında geliyor. Fabrikalarda kask zorunlu, şantiyelerde güvenlik kuralları sıkı; ancak tarlada çalışan üretici çoğu zaman kendi kaderiyle baş başa bırakılıyor. Ne yeterli eğitim var ne de sahada sürekli hatırlatılan güvenlik kültürü. Oysa gerçek şu: Tarımda en büyük risk alışkanlıktır. ‘Bir şey olmaz’ düşüncesi, yılların tecrübesine güvenmek, aceleyle işi bitirme isteği. İşte kazaların asıl nedeni tam da budur. Çünkü kaza, en çok işi en iyi bildiğini düşünen anda gelir” şeklinde konuştu.
“BİR AİLE BABA, EŞ, DOST İSE BİR ARKADAŞINI KAYBETTİ”
Başka acıların yaşanmamasını temenni eden Karaca, “Bugün Akçadağ’da bir ocak daha söndü. Bir aile baba, eş, dost ise bir arkadaşını kaybetti. Tarlada kaybedilen her çiftçi, sadece bir insanın ölümü değil; üretimin, emeğin ve kırsal hayatın sessizce eksilmesidir. Bu olaydan sonra yapılması gereken sadece başsağlığı dilemek değildir. Tarımda iş güvenliği artık bir tavsiye değil, zorunluluk olarak görülmelidir. Eğitimler artırılmalı, farkındalık çalışmaları sahaya indirilmeli ve her üreticiye şu gerçek tekrar tekrar hatırlatılmalıdır: Hiçbir hasat, hiçbir kazanç, hiçbir iş insan hayatından daha değerli değildir. Dilerim bu acı kayıp, başka acıların yaşanmaması için bir dönüm noktası olur” ifadelerini kullandı.
TÜRKAN YILDIZ KAYA
