Malatya’da tarihi değerlere sahip çıkılmadığını belirten Malatya Kültür ve Yaşam Derneği Başkanı Atilla Kantarcı, Derme Okulu’nun tarihi hakkında Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulunarak Malatya’nın kültür adına en kötü günlerini yaşadığı bir dönemden geçtiğini kaydetti.

Derme Okulu’nun isminin defalarca değiştirildiğine vurgu yapan Atilla Kantarcı, okulun ilk isminin Kızlar Okulu olduğunun altını çizdi.

“BİRKAÇ İSİM DEĞİŞİKLİĞİ OLMUŞ”

Derme Okulu’nun 1901 yılında kurulduğunu söyleyen Kantarcı,  “Derme Okulu’nun ilk ismi Kızlar Okulu’dur. Cumhuriyet kurulduktan sonra ismi Cumhuriyet Okulu olarak değiştirilmiştir. Okulu yaptıran o zamanın Valisi Nasuhi Paşa. Okulun önündeki caddeyi de Nasuhi Paşa açtırdığı için o caddeye de Nasuhi Caddesi denilmiş. Caddenin ismi okulu yaptıran ve o caddeyi açtıran Nasuhi Paşa’dan alınmış. Cumhuriyetin ilanıyla beraber Kızlar Okulu’nun adı değiştirilip Cumhuriyet Okulu yapıldıktan sonra, yol yeni açıldığı için okulun adı Yeniyol Okulu olarak değiştirilmiş. Yani bu okulumuzda birkaç isim değişikliği olmuş. Fakat bu isim Malatya ile pek benzeşememiş, halk bu ismi çok benimseyemediği için şehrimizin içinden geçen Derme suyuna izafeten okulun ismi Derme Okulu olarak değiştirilmiştir ve bugüne kadar da Derme Okulu olarak gelmiştir” şeklinde konuştu.

“YERİNDE YELLER ESİYOR”

Bir dönem salgın hastalık nedeni ile Derme Okulu’nda okuyan öğrencilerin Fırat İlköğretim Okulu’na nakledildiğini dile getiren Kantarcı, 1950’li yıllarda Türkiye’de salgın haline gelen Sıtma ve Trahom adında hastalıklar yaygınlaşmış. O dönem Adıyaman ve Malatya’da da çok yaygın bir hal almış bu Trahom hastalığı. Trahom hastalığı göz ile ilgili bir rahatsızlık. Valilik makamından alınan bir karar ile Derme Okulu’nda okuyan öğrenciler Fırat İlköğretim Okulu’na nakledilerek, Derme Okulu, Trahom hastaları çocukları buraya toplamışlar ve buranın adı bu sefer Trahom Mektebi olmuş. Derme İlköğretim Okulu’nda sağlıklı kez ve erkek öğrenciler Fırat İlköğretim Okulu’na nakledilmiş ve o güne kadar Fırat İlköğretim Okulu’nda sadece erkekler öğretim görüyorken o günden sonra Fırat İlköğretim Okulu’nda karma eğitimler başlamıştır. O dönemde Fırat İlköğretim Okulu, Teze Camii’nin yanındaki bir tarihi okulumuzdu şu anda tabi yerinde yeller esiyor” ifadelerine yer verdi. 

“ESKİMALATYA’NIN KALE KAPILARINDAN BİRİDİR”

Derme İlkokulu’nun kuzeye bakan dış kapısının önemi hakkında da bilgi veren Kantarcı, “Okul yıkıldı ama o kapı halen duruyor. O kapı Malatya tarihi için çok önemli ve çok eski bir kapıdır. Bu kapı Eskimalatya’nın kale kapılarından biridir. Eskimalatya’dan yıllar önce bu taşlar sökülüp numaralandırılmak sureti ile getirilmiş ve buraya yerleştirilmiştir. Depremden önce bu kapı içler acısı bir haldeydi. Önünde geceleri kötü alışkanlıkları olan, bağımlı insanlar ateş yakıyordu. Yakılan ateş nedeni ile o güzelim taşlar simsiyah olmuştu. Önü seyyar satıcılarla dolmuştu.  Valilerimizden ve belediyelerimizden rica etmiştik, ‘Bu kapı bizim tarihimizi simgeleyen bir kapı, bunun önünü açalım, bu tarihi yapı görünsün’ demiştik. Fakat çok dikkate alınmadı inşallah yeni yapılan Malatya’da biraz daha bu kapıya ve bu değerlerimize daha önem verilir” diye konuştu.

“MALATYA’NIN ŞİMDİ ERZİNCAN’DAN BİR FARKI VAR MI?”

Son olarak alana çay ocağı kurulmasına ilişkin bir değerlendirme yapan Kantarcı, “Malatya’da tarihi değerlerimize kesinlikle sahip çıkılmıyor. Ben Kültür ve Yaşam Derneği Başkanı olarak depremden önce de o kadar mücadele ettim ki artık yorulduk. Kültür, Malatya’da en son sıralara atılmış vaziyette. Malatya yeniden yapılanırken ben sürekli kent bilinci kaybolmasın, kent kültürü kaybolmasın, tarihimizi yitirmeyelim, şehre yabancılaşmayalım diye çırpınırken hiç kimseden ses çıkmadı. Şimdi kültürümüze ve tarihimize yabancı bir şehir ortaya çıkıyor. Şimdi insanlar konuşmaya başladı ama iş işte geçti. Malatya’nın şimdi Erzincan’dan bir farkı var mı? Bize orijinal gelebilecek, atalarımızdan kalan, anılarımızı canlandırabilecek bir şey var mı? Ben şehrin belirli noktalarına geçmişimizi çağrıştıracak minyatürler yapılmasını talep ettim ama hiç biri yapılmadı. Maalesef Malatya kültür adına en kötü gün ve yıllarından birini yaşıyor.

 

muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ